Muhsin Yazıcıoğlu’nun Tarihi Çıkışı: "Namlusunu Milletine Çevirmiş Tankı Alkışlamam!"

28 Şubat "Postmodern Darbe" sürecinin üzerinden 29 yıl geçmesine rağmen, merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun askeri vesayete ve cunta heveslilerine karşı sergilediği yiğit duruş unutulmuyor.

28 Şubat "Postmodern Darbe" sürecinin üzerinden 29 yıl geçmesine rağmen, merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun askeri vesayete ve cunta heveslilerine karşı sergilediği yiğit duruş unutulmuyor. Sivil siyaseti kuşatmak isteyen BAAS tipi dikta arayışlarına tek başına meydan okuyan Yazıcıoğlu, Türkiye'nin bir "Suriye" olmasının önüne set çekmişti.

28 Şubat: Küresel Bir Operasyon ve İçerideki İşbirlikçileri

28 Şubat 1997 kararları, milli iradeyi hiçe sayan antidemokratik bir müdahale olarak tarihe geçti. Yazıcıoğlu’na göre bu süreç; sadece askeri bir müdahale değil, en ince ayrıntısına kadar planlanmış küresel bir operasyondu. Ordu içindeki cuntacı yapılar, sivil yönetime "balans ayarı" yapmaya çalışırken karşılarında "Milletin Adamı" Muhsin Yazıcıoğlu'nu buldular.

"Türkiye'nin Suriye Olmasına İzin Vermeyeceğiz"

9 Mart 1971’deki sol cunta zihniyetinin 28 Şubat’ta tekrar hortladığını belirten Yazıcıoğlu, Türkiye’yi otoriter bir BAAS rejimine sürüklemek isteyenlere karşı tarihi uyarısını yapmıştı:

"Türkiye; İran olmayacak, Cezayir olmayacak, Suriye yapılmasına da biz asla müsaade etmeyeceğiz!"

Bu sözler, sadece bir siyasi çıkış değil, aynı zamanda o dönem darbe hazırlığı içinde olan mezhepçi ve cuntacı yapılara verilmiş en net mesajdı.

Tankların Karşısında Sarsılmaz Bir İrade

4 Şubat 1997’de Sincan’da yürütülen tanklara en sert tepkiyi yine Yazıcıoğlu verdi. Genelkurmay Karargâhı’na ve tankları alkışlayan "zinde güçlere" seslenen Yazıcıoğlu, demokrasi savunuculuğunu şu efsaneleşmiş sözüyle perçinledi: "Namlusunu milletine çevirmiş bir tankı asla alkışlamam!"

Darbe Planlarını Bozan Görüşme

12 Haziran 1997’de Başbakanlık konutunda Necmettin Erbakan ve Tansu Çiller ile bir araya gelen Yazıcıoğlu, askeri müdahale duyumlarına karşı çözümün "dik duruş" olduğunu savundu. Bazı siyasilerin yurt dışına kaçış planları yaptığı bir dönemde, Yazıcıoğlu’nun demokrasiye sahip çıkan tavrı, planlanan askeri müdahaleyi akamete uğrattı.

"Bana Baskı Sökmez!"

Beşli çeteye, tekelci medyaya ve bürokratik oligarşiye karşı eğilmeyen Şehit Lider, kendisine gözdağı vermeye çalışanlara şu sözlerle kapıyı kapatmıştı:

  • "Ben kimseden emir ve talimat almam."

  • "Allah’tan başka kimseden korkumuz yok."

  • "Sizi gönderen patronlarınıza, paşalarına söyleyin; hiçbir güç odağı milletin aleyhine bir iş yaptıramaz!"

Muhsin Yazıcıoğlu, 28 Şubat’ın karanlık labirentlerinde milletin vicdanı olmuş ve Türkiye’yi bir uçurumun kenarından çekip almıştır.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Gündem Haberleri