NEFSİN İKİ YÜZÜ:
Hayvani Arzular ile Rahmani Hakikat Arasında İnsan
Kuranı kerimin haber verdiğine göre, yusuf peygamberi gören kadınlar onun bir insan değil, melek olduğunu söylemişlerdir.
Allah şöyle buyuruyor:
Bu bir insan değildir, ancak şerefli bir melektir. (Yusuf 31)
Ayetin Anlamı ve Verdiği Mesaj Kadınlar bu şaşkınlıkla, gördükleri varlığın normal bir insan olamayacağını düşünürler.
Hz. Yusuf'un temizliği, nuru ve kusursuz güzelliği karşısında hayranlıklarını gizleyemeyip Bu bir insan değil, şerefli bir melektir" diyerek duydukları aşırı şoku ifade ederler. Bu ifade, onun beşer üstü görünen estetik ve cazibesini vurgulamak için yapılan mecazi bir hayranlık nidasıdır.
A-Birde bunun aksi olan insanlar vardır. Onlar beden zevklerine düşkün olup, bütün gayretlerini sadece yeyip içmeye ve eğlenceye verirler, böyle kişiler hayvanlık çukuruna düşmüşlerdir.
Artık onlar, ya öküz gibi ahmak veya hınzır gibi boğazına dökün olurlar. Bununla da kalmazlar, köpekler gibi saldırgan, deve gibi kinci, arslan gibi gururlu veya tilki gibi hileci olurlar.
Onların içinde bütün bu kötü sıfatların hepsini kendinde toplayanlar da bulunur. Öyleleri artık bir şeytandan farksızdır. İnsan bedeninde bulunan duyu ve azalardan her biri, kişiyi Yüce Allah'a ulaştıran bir vasıtadan başka birşey değildir.(kalplerin keşfi 28)
Açıklama:
A-Bu söz, insanın yaratılış amacını unutup sadece nefsi ve bedensel arzularına köle olmasının onu insanlıktan çıkarıp hayvanımsı veya şeytani bir mertebeye düşüreceğini anlatmaktadır.
İslam felsefesi ve ahlakında (özellikle İmam Gazali gibi alimlerin eserlerinde sıkça geçen) "nefis mertebeleri" ve "insanın hakikati" konusunu ele alır.
Metnin vurguladığı temel noktalar şunlardır:
1. Bedensel Arzulara Köle Olmak (Hayvanlaşma)Sadece yemeyi, içmeyi ve eğlenmeyi amaçlayanlar "hayvanlık çukuruna" düşmüş olarak nitelendirilir.
Bu durumdaki insanlar, iradelerini kullanmadıkları için rehberlik edilmeye muhtaç veya sadece tüketmeye odaklı varlıklara (öküz, hınzır) benzetilir.
2. Ahlaki Çürüme ve Karakter Bozulması Nefsin kontrol edilmediği durumlarda insanda sadece oburluk değil; kin (deve), körü körüne gurur (aslan), hilekarlık (tilki) ve saldırganlık (köpek) gibi kötü huylar baş gösterir.
Tüm bu kötü özellikleri bünyesinde toplayan kişi ise artık kötülüğün sembolü olan "şeytan" vasfını alır.
3. Azaların ve Duyuların Gerçek Amacı Metnin son cümlesi asıl çözümü ve olması gerekeni söyler.Göz, kulak, el gibi tüm bedensel organlar ve duyular, sadece bu dünyanın geçici zevklerini tatmak için verilmemiştir.
Bunların her biri, insanın evreni anlaması, iyilik yapması ve sonuç olarak Yüce Allah’ın rızasına ve bilgisine (marifetullaha) ulaşması için birer araçtır (vasıtadır).
Özetle; İnsan, bedeni ve arzuları tarafından yönetilirse hayvandan daha aşağı bir dereceye düşer; ancak akıl ve ruhunu kullanarak organlarını Allah'a ulaştıran birer araç olarak görürse gerçek "insan" olur.
Söz 1 : Allah insanları yer yüzüne birer halife olarak kıldığını bildirir. İnsan çok değerli olduğunu peygamberimiz bildirmiştir. İnsanın değerli yünü ihlas ve takva yünüdür.safilin yünü ise kendini bırakıp şeytana uymaktır. İnsanın iki yünü vardır. Biri Rahmani ikincisi şeytanı diye bir seçimi bulunmaktadır.
Söz 1: Açıklaması:
Bu söz, İslam inancına göre insanın irade sahibi, çift yönlü bir varlık olduğunu ve dünyadaki temel amacının bu iki yön arasında doğru seçimi yapmak olduğunu anlatır.
İfadenin detaylı açıklaması şu şekildedir:
1. İnsanın Çift Kutuplu Doğası
Rahmani Yön (Yücelik): İnsanın özünde bulunan iyilik, temizlik, ihlas (samimiyet) ve takva (Allah'tan korkup günahlardan sakınma) potansiyelidir.
İnsan bu yönünü seçtiğinde Allah’ın yeryüzündeki halifesi olma vasfını kazanır ve meleklerden daha üstün bir dereceye çıkabilir.
Şeytani Yön (Esfel-i Safilin): İnsanın nefsine, dünyevi hırslarına kapılıp şeytanın yönlendirmelerine uymasıdır.
Sözde geçen "safilin" ifadesi, Kur'an-ı Kerim'deki (Tin Suresi) "Esfel-i Safilin" (aşağıların en aşağısı) kavramından gelir. İnsan iradesini kötüye kullanırsa hayvandan da aşağı bir dereceye düşebilir.
2. İrade ve Özgür Seçim İnsan, robot veya melek gibi tek bir fıtratla yaratılmamıştır.Önünde her an iki yol (iyilik ve kötülük) uzanır.Değerli veya değersiz olmak, insanın kendi özgür iradesi ve seçimleriyle belirlenir.
3. Özetle İnsanın değeri kalıbında, soyunda veya maddi gücünde değil; ihlas, takva ve ahlakındadır. Bu söz, insana sahip olduğu muazzam potansiyeli hatırlatarak, şeytani tuzaklara düşmemesi ve Rahmani yönünü seçerek yaratılış gayesine uygun yaşaması gerektiği yönünde bir uyarı ve rehberlik sunar.
Söz 2 : İhlas, takva ve samimiyet insanın derecesini yükseltir. Ve Allah temizdir temiz olanları sever. Bu dünya içindeki herşey insanlar için yaratıldı. İnsanın dünyada var oluş amacı Allah'a ibadet ve imtihanda geçmesi nedeniyle yaratıldı.ve Allahın büyüklüğünü zikretmesini peygamberlerine salât-ü selam getirmesini emrediyor.
Söz 2 : Açıklaması;
Bu söz, İslam inancına göre insanın dünyadaki varoluş amacını, ahlaki sorumluluklarını ve Allah katında değer kazanmasının yollarını özetlemektedir.
Sözün aktardığı temel mesajları şu başlıklarla anlayabiliriz:
1. Varoluş Amacı ve İmtihan
Kulluk: İnsanın bu dünyada bulunma sebebi Allah’a ibadet etmektir.
İmtihan: Dünya hayatı, insanın davranışlarıyla sınandığı geçici bir imtihan alanıdır.
Nimet: Yeryüzündeki her şey insanın hizmetine ve kullanımına sunulmuştur.
2. Manevi Dereceyi Yükselten Değerler
İhlas: İbadetleri ve iyilikleri sadece Allah rızası için, gösterişten uzak yapmaktır.
Takva: Allah'a karşı sorumluluk bilinci taşımak ve günahlardan titizlikle kaçınmaktır.
Samimiyet: İnançta ve insan ilişkilerinde içten, dürüst ve özü sözü bir olmaktır.
3. Arınma ve Temizlik
İlahi Sevgi: Allah madden ve manen temizdir; hem çevresini hem de kalbini kötülüklerden temiz tutanları sever.
4. Dini Sorumluluklar ve Zikir
Tazim: Allah’ın büyüklüğünü anmak, O'nu zikretmek ve yüceliğini tefekkür etmek gerekir.
Vefa: Hz. Muhammed'e (s.a.v.) salat ve selam getirerek Peygamber'e olan bağlılığı ve sevgiyi göstermek Allah'ın bir emridir.
Özetle bu metin; dünyanın insan için, insanın ise Allah'a kulluk ve güzel ahlak için yaratıldığını vurgulayan bütüncül bir yaşam rehberidir.
Son sözleri Allahın kelamıyla tamamliyorum:
Ey inanan kullarım! Benim arzım geniştir; o hâlde yalnız bana kul olmakta sebat edin.”Ankebut 56
Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş sürahileri, ibrikleri ve kadehleri, beğendikleri meyveleri ve arzu ettikleri kuş etlerini dolaştırırlar. (Vakıa 18)