Omurgasız Bir Dünya Düzeni: İnsan Karakteri Nerede Başlar?

Mehmet KAÇAR

İnsan, dünya sahnesinde geçirdiği sınırlı vakit diliminde her şeyden önce bir karakter ortaya koymakla mükelleftir. Ancak bugün geldiğimiz noktada, modern insanın en büyük trajedisi "omurgasızlık" sarmalına düşmüş olmasıdır. Fiziksel olarak dik durduğunu sanan, ancak ruhsal ve ahlaki manada yerlerde sürünen bir insanlık portresiyle karşı karşıyayız.

Aklı İlahlaştırmanın Bedeli

İnsanlık, yeryüzü misafirliğinde rotasını şaşırdı. Kendi sınırlı aklını mutlaklaştırarak adeta kendi dinini icat etti. Batı merkezli bu anlayış, ilahi olanı dışlayıp insan yapımı "kutsallar" türetti. Gazali’nin el-Münkızü mine’d-Dalal eserinde işaret ettiği o sapkınlık yolları, bugün modern teknoloji ve güçle birleşerek daha yıkıcı bir hal aldı. İnsanlar önce kendi kurallarını koydular, sonra bu kuralları yaşatmak için silahlar icat edip doğayı ve insanlığı katletmeye başladılar.

"Mülk Allah'ındır" Sözünün İstismarı

En acı verici olanı ise inandığını iddia edenlerin tavrıdır. "Mülk Allah’ındır" hakikatini, insanları sömürmek ve dünyayı parsellere bölüp kendi zürriyetine miras bırakmak için bir kılıf olarak kullandılar. Bugün Kabe’nin bulunduğu topraklar bile bir ailenin iznine ve pasaport tahakkümüne hapsedilmişse, İslam sisteminin özünden ne kadar uzaklaşıldığını acı bir şekilde görüyoruz. İlahi olanı değil, kendi ürettiklerini dinleştirenler, adaletsizliğin ve ırkçılığın hamiliğini yapar hale geldiler.

Gazze’den Afganistan’a: Neden Şaşırmıyoruz?

Müslümanlar, Kur’an ve Peygamber ahlakını hayat tarzı haline getirebilselerdi, dünya bugün onurlu bir tabloya sahip olurdu. Ancak bizler; zalimle kavga etmek yerine onların sunduğu safsatalarla teselli bulmayı, batı felsefesiyle şekillenmiş yapay hayatları alkışlamayı seçtik.

Bugün Filistin’de, Gazze’de ya da Afganistan’da yaşanan vahşete, milyarlarca Müslüman’ın sessiz kalması tesadüf değildir. Bir avuç işgalcinin pervasızlığı, "milyarlarca Müslüman" iddiasının sadece sayısal bir çokluktan ibaret olduğunu kanıtlıyor.

Sözün özü; insan omurgasını kaybettiğinde sürüngenleşir. Sürüngen gibi yaşamayı bir "hayat tarzı" olarak benimseyenlerin ise ne gökyüzüne bakmaya mecali kalır ne de haksızlığa karşı dik durmaya... Karakter, sadece sözle değil, ilahi sisteme sadakatle inşa edilir.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.