Mera arazilerinin şahsi mülk gibi kullanılması, işgal edilmesi ve üzerine kaçak yapılar inşa edilmesi, kırsal bölgelerde hem hukuki hem de toplumsal bir kriz yaratmaya devam ediyor. Konuya ilişkin sert bir açıklama yapan Özkan Orun, mera talanının sadece yasaları değil, aynı zamanda toplumsal huzuru ve kul hakkını da çiğnemek olduğunu vurguladı.
"Mera Arazileri Devletin ve Milletin Ortak Malıdır"
Özellikle evine veya ahırına yakın konumdaki kamu arazilerini kendi tapulu malıymış gibi sahiplenen kişilerin büyük bir vebal altında olduğunu belirten Orun, meraların dini ve hukuki açıdan herkesin ortak kullanımına tahsis edildiğini hatırlattı. Bilinçli olarak yapılan bu işgallerin kabul edilemez olduğunu ifade eden Özkan Orun, bu durumun toplumun ortak hakkına açık bir ihanet olduğunu söyledi.
Kırsaldaki Kavgaların ve Huzursuzluğun Kaynağı: Mera Anlaşmazlıkları
Mera işgallerinin ekonomik zararlarının ötesinde, köylerde ciddi asayiş sorunlarına yol açtığına dikkat çekildi. Yıllardır çözülemeyen mera anlaşmazlıkları yüzünden komşuların ve ailelerin karşı karşıya geldiğini belirten Orun, bu tartışmaların zaman zaman büyüyecek kavgalara ve hatta ölümle sonuçlanan trajik olaylara zemin hazırladığını ifade etti. Üç beş kişinin haksız kazancı uğruna toplumsal barışın feda edilmemesi gerektiğinin altı çizildi.
"Kaçak Yapılar Yıkılmalı, Caydırıcı Cezalar Uygulanmalı"
Sorunun çözümü için yetkili kurumlara ve muhtarlara büyük sorumluluk düştüğünü belirten Özkan Orun, şu çözüm önerilerini ve çağrıları sıraladı:
-
Kapsamlı Denetim: Mera arazileri üzerinde ivedilikle kapsamlı denetimler yapılmalı ve işgal edilen alanlar tek tek tespit edilmelidir.
-
Yasal İşlem ve Bildirim: Muhtarlar ve yerel yetkililer kamu malını koruma misyonuyla hareket etmeli, yasal bildirimleri eksiksiz yapmalıdır.
-
Kaçak Yapıların Yıkılması: Meralar üzerine bilinçli şekilde inşa edilen ahır, depo ve eklenti gibi tüm kaçak yapılar yasal süreçler işletilerek derhal yıkılmalıdır.
-
Mali ve İdari Yaptırım: İşgal süresi boyunca geriye dönük haksız kullanım bedelleri tahsil edilmeli, caydırıcı idari ve mali cezalar uygulanmalıdır.
"Mera bir kişinin değil, milletindir" diyerek sözlerini noktalayan Orun, kamu malını gasp etmenin cezasız kalmaması gerektiğini ve toplumsal huzuru korumak adına bu girişimlere asla müsamaha gösterilmemesi gerektiğini belirtti.