Piri Mehmed Paşa ve Yavuz Sultan Selim

Kasım BOLAT

Piri Mehmed Paşa ve Yavuz Sultan Selim hakkında anlatılan hikâyeler toplansa, kanaatime göre çok güzel bir hikaye kitabı ortaya çıkar. Birçoğu daha sonra makul veziriazam profili göstermek için yazılsa da bir kısmı Osmanlı Vak’nüvisleri tarafından kendi döneminde kaydedilmiştir. Buradaki hikaye de bunlardan biridir. Herkesin bildiği bir hikaye olmakla beraber 17.yy’da hikayeleştirilmiş olması mümkündür. Zira anakronik olarak konuya yaklaşmakta ve veziriazamlara görevleri hatırlatılmaktadır. İlk defa Hayrullah Efendi Tarihinde geçmekle beraber daha sonra Hammer kitabını tercüme eden Mehmed Ata da buradan almış ve Hammer tercümesine eklemiştir. Buradan da daha geniş kitlelere ulaşması sağlanmıştır. [Hammer, Osmanlı Tarihi, çev. Mehmed Ata, c. 4, s. 341]

Hikayenin henüz ilk olarak hangi kaynakta geçtiğini bulamadım. Hayrullah Efendi kaynak göstermemekle beraber sonradan yazılmış olduğunun altını çizmektedir.

Hikâye şudur ve ilk olarak Yavuz Sultan Selim’in Piri Mehmed Paşa’ya gönderdiği bir Hatt-ı Hümayun ile başlar;

Suret-i Hatt-ı Hümayun
Benim Vezirim,ahval-i umur cümle senden sual olunur. Şöyle ki; tehavün ve tekasül etmiş olmayasın. Elimden halas olmadığı mahal bilesin. Ve ahirette dahi yüzü kara haşir olup azim ikab ve izana giriftar olursun. Allah Sübhane ve teala hazretlerinden korkmak gerek. Mazlumlardan zalimlerin zalimini def etmek gerek. Allah teala her halimize sabır idükin bilmek gerek. Zinhar zinhar gaflet etmeyesin. Ve ahvalin ile mukayyed olunmaz sanmayasın. Her hususta benim casuslarım vardır. Ahvaline beherhal muttaliğ olurum. Kadıaskerlerime ve sair vüzerama iş bu hatt-ı hümayun-o saadet mukarreimi gösteresin ki; onlar dahi elimden halas olmazlar. Cümlesinin ahvaline sen mukayyed olasun. Zerre kadar zalime rıza-i hühayunum yoktur. Mağlumun ola. Vesselam;
Paşayı Müşarünileyh Hatt-ı Hümayunun vürudundan sonra bilmünasebe Huzur-ı Hümayuna gidip esna-i kelamda “ Efendim, en son bir bahane ile beni de öldüreceksin. Bari birgün evvel olursa şu daimi korkudan kurtulsam.” Demiş. Bunun üzerine padişah birçok güldükten sonra “ benim hatırıma gelmiyor değil. Fakat henüz yerini tutar âdem bulamadım ki hizmet-i vüzeratı ona tevcih edeyim

Hayrullah Efendi Tarihi, cilt 10, sa. 92

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.