Savaşın Galibi Kim Olacak? Taktiksel Güç mü, Stratejik Akıl mı?

Murat İLKTER

Modern savaş literatüründe sıkça karıştırılan iki kavram vardır: Taktik zafer ve stratejik zafer. Bugün Orta Doğu’da yaşanan gerilimi anlamak ve "Amerika mı kazanır, İran mı?" sorusuna gerçekçi bir yanıt verebilmek için bu farkı idrak etmek şarttır.

Taktik Üstünlük Her Şey Değildir

Amerika Birleşik Devletleri’nin teknolojik ve askeri kapasitesiyle taktiksel bir üstünlük kuracağı su götürmez bir gerçek. Ancak stratejik zafer? İşte orada işler karışıyor. Savaş öncesinde ve sırasında ilan edilen hedeflerin hangisine ulaşıldı? Eğer hedeflerine ulaşamayan bir devseniz, kağıt üzerindeki gücünüz sizi sadece "kazanırken kaybeden" yapar.

Karizma Çizildi, Hafıza Tazelendi

İran, bölgedeki Amerikan üslerini hedef alarak ve bölgedeki müttefikleri üzerinden baskı kurarak "dokunulmazlık" mitini yerle bir etti. Bugün Batı dünyasının her gün daha sert tehditler savurmasının sebebi de budur: Çizilen karizma. Savrulan her tehdit, yıkılan her nokta aslında Gazze’de yaşananları hafızalarda tazeliyor ve küresel vicdanda yeni yaralar açıyor.

Amerika bu savaşta acı bir ders öğrenecek; her şey ordu, silah ya da ekonomik güçten ibaret değildir.

İran Teslim Olur mu?

İran’ı dize getirmenin tek bir yolu kaldı: Nükleer güç kullanmak. "Bunu yaparlar mı?" sorusunun cevabını sizin ferasetinize bırakıyorum. Ancak bilinen bir gerçek var ki; İran yerle bir olsa da, yirmi yıl geriye gitse de asla teslim olmayacak bir devlet geleneğine sahip. Evet, bu savaştan maddi bir kazançla çıkamazlar, kaynaklarını yeniden silaha yatırmak zorunda kalırlar; fakat teslimiyet bayrağını da çekmezler.

Büyük Resim: Asıl Kazananlar Kim?

Bu kör dövüşünün asıl kazananlarını görmek için haritaya biraz daha uzaktan bakmak gerekiyor. Amerika ve müttefikleri bölgede enerji ve prestij kaybederken, sessizce yükselen iki güç var: Çin ve Rusya. Peki, ya Türkiye? "Sıra bize mi geliyor?" diye endişelenenlere şunu söyleyebilirim: Batı bloğu mevcut haliyle artık bize doğrudan bulaşamaz. Jeopolitik dengeler, istemesek de önümüzü açıyor. Biz bu durumun "göklerden gelen bir takdir" olduğunu biliyoruz.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.