Siyasette Üslup ve Gerçeklik Sınavı: Özarslan’ın İstifası Neyi Gösteriyor?

Firuz TÜRKER

Siyasetin doğasında rekabet vardır, sert tartışmalar vardır ancak "aile mahremiyeti" ve "asgari nezaket" kırmızı çizgidir. Geçtiğimiz günlerde Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ın CHP’den istifasıyla sonuçlanan süreç, Türk siyasetinde üslup sorununun hangi boyutlara ulaştığını gözler önüne serdi.

Özarslan’ın istifa metnindeki şu ifadeler, yenilir yutulur cinsten değil:

"Bir genel başkan, belediye başkanına küfür eder mi? Ailevi değerleri hedef alıp hakaret eder mi? Özellikle aile değerlerimin ve kutsal varlığım annem ve merhum babamın dahi karıştırıldığı mesajlar karşısında..."

"Atatürk'ün Koltuğu" ve Kişisel Kalibre Sorunu

Mesut Özarslan’ın kimi kastettiği gayet açık. İddia edilen o mesajların sahibi her kimse; siyasi bir liderden ziyade, öfkesine yenik düşmüş, gece yarısı ne yazdığını bilmeyen bir tavır sergilemiş görünüyor. Bir genel başkanın, kendi partisinin belediye başkanına ağıza alınmayacak kelimelerle saldırması, sadece kişisel bir öfke patlaması değil, aynı zamanda bir "kalibre" meselesidir.

Bu durum, "Atatürk’ün koltuğu" olarak nitelendirilen o makamda oturan profillerin ağırlığını ve ciddiyetini sorgulatıyor. Sayın Özarslan’ın bu konuyu hukuka taşıması ve yüklü bir tazminat davası açması kuvvetle muhtemeldir. Zira ortada sadece siyasi bir ayrılık değil, kişilik haklarına yapılmış ağır bir saldırı iddiası var.

Ekonomi Vaatleri: Gerçeklik mi, Popülizm mi?

Meselenin bir diğer boyutu ise söz konusu "Genel Başkan"ın siyasi vaatlerindeki tutarsızlık. Sabah uyanıp iktidara gelince "KDV’yi, ÖTV’yi kaldıracağını, mazotu 35 lira yapacağını" ilan eden bir siyaset anlayışı ile karşı karşıyayız.

Burada sorulması gereken asıl soru şu: Partinin ekonomi kurmaylarının bundan haberi var mı? Mali konularda uzman isimler, bu vaatlerin bütçe dengesi içinde nasıl gerçekleştirilebileceğine dair bir yol haritası çizmişler mi? Hiç sanmıyorum.

Sonuç: Yokuştan Yuvarlanan Teneke

Siyaset, ciddiyet ve planlama işidir. Hem parti içi iletişimde "mahalle kabadayısı" üslubu takınmak hem de ekonomide altı doldurulmamış popülist söylemler üretmek, güveni zedeler. Görünen o ki; kurumsal ciddiyetten uzaklaşılmış, freni patlamış bir kamyon misali yokuş aşağı gidiliyor. Ya da metindeki o meşhur benzetmeyle söylersek: "Boş teneke yokuştan yuvarlanmış, tangır tungur tekerleniyor."

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.