Günümüz dünyasında kitleleri peşinden sürükleyen, milyonları ekran başına kilitleyen bazı olguları yeniden masaya yatırmanın vakti geldi. Popüler kültürün bize "sağlık, barış ve kardeşlik" adı altında pazarladığı bazı alışkanlıklar, gerçekten iddia edildiği gibi masum mu? Yoksa arkasında çok daha büyük bir manevi tahribat mı barındırıyor?
İşte bu hafta, toplumun afyonu haline gelen bu meseleyi tüm çıplaklığıyla ele alıyoruz.
"Seyretmek" Spor Değildir!
FUTBOL
Son asrın en büyük fitnelerinden biri !
Burada sadece "futbol" diyeceğim amma, parantez içinde basketbol, voleybol, hentbol ve benzeri diğer "oyunları" da dâhil ediyorum..
Kimse kimseyi kandırmasın ; bunlar "spor" değildir !
Spor, insanın bizzat kendisinin yaptığı ve kendisine faydalı olan şeydir.
Birşeyi "seyreden" spor yapmış olmuyor !
"Barış, kardeşlik, iyilik, güzellik..." falan filân hiç değildir !
Bunların hepsi de "mâlâyâni"dir ; yani "kişinin dünyasına da âhiretine de faydası olmayan, bilâkis zarar veren BOŞ İŞLER"dir !
Bu konuda dinimizin ve büyüklerimizin uyarıları ise son derece nettir:
"Allahü teâlânın, bir kulunu sevmemesinin alâmeti, onun mâlâya'nî ile vakit geçirmesidir." (Hadîs-i şerîf - Mektûbât-ı Rabbânî)
"Bir kimsenin müslümanlığının güzelliği, mâlâya'nîden kaçması ve lüzûmlu şeyleri yapması ile anlaşılır." (Hadîs-i şerîf - Mektûbât-ı Rabbânî)
Resulullâh aleyhissalâtü vesselâm Efendimiz, yüzmeyi, güreşi, atıcılığı ve biniciliği tâvsiye etmişlerdir. Ki, hakikaten en güzel sporlar da bunlardır. Bilhassa yüzme, vücuttaki bütün adaleleri çalıştırır ; ben de çok severim.
Sahte Rol Modeller ve Milyon Dolarlık İllüzyon
Çocuklarımız daha konuşmayı bile tam sökememişken, bu modern fitnelerin kucağına itiliyor. Medya eliyle parlatılan sahte kahramanlar, evlatlarımızın önüne tek kurtuluş çaresi gibi sunuluyor.
Çocuklar daha konuşmayı öğrenmeden bu "fitnelere" yönlendiriliyorlar ! TV'lerde, medyada, sosyal medyada, dizilerde, filimlerde, kliplerde "Bizim Çocuklar, Oniki Dev Adam, Filenin Efeleri, Filenin Sultanları" !.. Ebeveynler çocuklarına onları "rol model" olarak gösteriyorlar ! Eh, eğer "oyunun cambazı" olabilirse, ucunda çok para da var ! Şan, şöhret, sevgililer, bar'lar, yazlıklar, kışlıklar, son model arabalar, milyon Dolar'lar, milyon Avrolar...
Koca koca adamlar TV'lerde saatlerce ve saatlerce bu oyunlardan, oyunculardan, teknik direktörlerden, galibiyetlerden, mâğlûbiyetlerden, "haaakemin" yanlış kararlarından bahsediyorlar, gazetelerde sütun sütun yazıyorlar, çiziyorlar !.. Stadyumlarda ve spor salonlarında sarfedilen sözlerin, yapılan tezâhürâtın % 99'u oyuncuların, teknik direktörlerin ve haaakemlerin anaları / avratları / kızları / sülâleleri / yedi ced'leri ile "çok yakından alâkalı" !
Rakip takımların seyircilerinin birbirlerine husûmetlerinin "boğazlaşmaya dönüşmesi" bir kibritin çakılmasına bakıyor ! KOÇ'lar "spora hizmet olsun" diye mi bu takımları ellerinde bulunduruyorlar zannediyorsunuz ?! 2013'teki Gezi Ayaklanmaları'nda en ön saflarda vandallık yapanlar, bu "spor takımları" ( ?!! ) değil miydi ?!!
En Kıymetli Sermaye: Zaman
"Zaman", Cenâb-ı ALLAH'ın (C.C.) bizlere verdiği en kıymetli nimetlerdendir. Fakat mââlesef bu "asrın fitneleri", insanlarımızın ellerindeki bu en kıymetli nimeti zâyi ettiriyorlar !
Halbu ki, bu mâlâyâniye hasr'ettikleri vaktin dörtte birini "ilmihâl okumaya" ayırsalar, sadece bu fitnelerden değil, diğer bütün fitnelerden de kendilerini koruyabilecek "ilmî zırh"ı edinecekler ve doğru istikamete girecekler... Bazen sokak röportajlarına rastlıyorum ; Kelime-i Tevhid'i bile tam olarak söyleyemeyen insanlarımız var yahu, içim parçalanıyor ! Bu "sözde sporlar" üzerinden oynanan kumarlar, ayrı bir fâciâ !..
Evlatlarımıza Gerçek Ecdadı Öğretelim
Anneler, babalar, emmiler, dayılar... Yapmayın, çocuklarınızın dünyalarını da âhiretlerini de mahvetmeyin !
Sultan Melikşah'ı öğretin: 17 Yaşında Devletin başına geçti, 37 Yaşında vefat etti ; 20 senede muazzam bir devlet ve medeniyet inşâ etti...
Fâtih Sultan Mehmed'i öğretin: daha 21 yaşında iken 7 Lisan biliyor, balistik hesaplamalar yapıyordu ; çağ açıp çağ kapattı..
Büyük Alimleri öğretin: Onlara Akşemseddin'i, Ebussuud Efendi'yi, Hoca Sadeddin'i, Kemal Paşazâde'yi, Fuzûlî'yi, Bâkî'yi, Mehmed Emin Tokadî'yi, Aziz Mahmud Hüdâi'yi öğretin...
Onlara, büyüklerin karşısında bacak bacak üstüne atılarak oturulmayacağını, yüksek sesle konuşulmayacağını, büyüklere itaatin terbiye icâbı olduğunu, haramı-helâli, kul hakkını..., öğretin... Onlara "avret'i" öğretin, kısa pantolonla sokaklara çıkılmayacağını söyleyin... Diyorum amma, çocukların "rol modellerinin" hepsi de "yarı çıplak" ! Hele de o "filenin sultanları"nın o kıyâfetleri nedir yahu ?!
Büyük Şişirilmiş Balon: Sukut-u Hayâl
Geçtiğimiz günlerde şahit olduğumuz manzara, bu sistemin insanları nasıl beyhude bir beklentiyle oyaladığının en sıcak kanıtıdır:
TÜRKİYE, Dünya Kupası'ndaki ikinci maçında da mâğlûp oldu ve şampiyonaya vedâ etti.. Ne oldu şimdi ? Aylardan beri Millet şişirildi şişirildi şişirildi !.. Milyonlarca insanımız ve bilhassa çocuklarımız bu "olay"a yönlendiridi, pop / disko / rakınrol tarzı "marş'lar" bestelendi ve hatta liseler arasında bunun "yarışmaları" yapıldı !... Ve bu sabah, derin bir sukut-u hayâl !..
Hidâyetimize vesile olsun inşallah.
Selâm ve dua ile kıymetli dostlarım.