İnsanı en mükemmel donanımla yaratan Yüce Allah’tır. Sağlığı lütfeden O olduğu gibi, hastalığı ve onun şifasını yaratan da O’dur. O’nun güzel isimlerinden biri de "eş-Şafi"dir, yani şifa verendir.
Günümüzde adını sıkça duyduğumuz stres ve depresyon, kalıtımsal veya çevresel faktörlerle gelişen birer çöküntü hali olsa da, bu hastalıkların temelinde yatan manevi boşluğu ve çareyi doğru yerde aramak gerekir.
İnsanın "Kullanma Kılavuzu"na Uymak
Bir otomobil düşünün. Fabrikadan yeni çıkmış bu aracın sorunsuz çalışması için üretici firma, yanında bir "kullanma talimatı" verir. Eğer kullanıcı bu talimatın dışına çıkarsa araç kaza yapar veya arızalanır. Arızayı giderecek olan usta da yine o teknik talimata göre hareket etmelidir; aksi takdirde tamir mümkün olmaz.
İşte insan da böyledir. Peygamberler ve onların yolundan giden âlimler, insanın yaratılış gayesine uygun olarak onları Allah’a (c.c) yönlendiren manevi ustalardır. İnsanda görülen stres ve depresyon gibi "ruhsal arızaları", insanın kullanma kılavuzu olan Kur’an-ı Kerim ve Sünnet ışığında tamir ederler.
Bu kılavuzun ilk kuralı şudur: İnsanı Allah yaratmıştır ve kul O’na sığındığında, O her türlü bela ve musibetten kulunu korur.
En Etkili İlaç: Dua ve Teslimiyet
Stres ve depresyon gibi ruhi hastalıklar için en tesirli ilaç duadır ve Yaratıcı’ya sığınmaktır. Günümüz tıbbının verdiği ilaçlar bazı durumlarda sadece hastalığı baskılarken; dua, insanın Allah ile kurduğu en güçlü bağ olarak ruhu iyileştirir.
Dua, bir otomobilin yüzlerce parçasından biri gibi değil, o aracın çalışması için olmazsa olmazıdır. İnanç ve dua eksik olduğunda, insan ruhsal bunalımlardan tam manasıyla kurtulamaz. Çünkü din; sabır, fedakârlık ve kadere iman gibi duyguları güçlendirerek hayatın zorluklarına karşı bizi motive eden eşsiz bir güçtür.
Manevi Sigortanızı Yaptırın
İnsan ne zaman içinde bir sıkıntı, bir kötü düşünce hissetse; yani "arıza lambası" yanarsa, bu durumu şeytandan ve nefisten bilmelidir. O an yapılması gereken, "Euzübillahimineşşeytanirracim" diyerek derhal Allah’a iltica etmektir.
Manevi reçetemiz şunları içerir:
-
Sığınma: Euzübillahimineşşeytanirracim.
-
Okuma: Fatiha, Felak, Nas, Ayetel Kürsi.
-
Eylem: Abdest, Namaz ve samimi Dua.
Bu reçete, bir doktorun antibiyotik tedavisi gibidir. Nasıl ki ilacı 7-8 gün düzenli kullanmak gerekirse; dua ve ibadet de süreklilik ister. "Bir yapıp bir bırakmak" olmaz. Sabırla, arıza gidene kadar Allah’a sığınmaya devam edilmelidir.
Sonuç: Huzur Limanına Demir Atın
Hayatın fırtınalı ikliminde sığınılacak en güvenli liman sabır ve imandır. Allah’ın (c.c) sürekli kendisiyle olduğunu bilen, zorlukların bir mükâfatı olacağına inanan insan; güven duygusu içinde olur. Ruhu sıkıntıyla değil; genişlik, ferahlık ve huzurla dolar.
Unutmayalım ki; başımıza gelen olumsuzluklar ve içimizdeki vesveseler, bizleri isyana sürüklemek isteyen şeytanın oyunudur. Ancak bizleri her an gören ve gözeten, merhamet sahibi bir Rabbimiz var.
O halde çare bellidir: İman, ibadet, dua ve Allah’a teslimiyet. Allah’ın "manevi sigortası" kapsamına giren bir kul; depresyonun, stresin ve vesvesenin karanlığında kaybolmaz.
Haydi, o sigortanın kapsamına koşalım. Vesselam.