TARİHİN KAYITLARINDAN Prof. Dr. Salih Şimşek

Prof. Dr. Salih ŞİMŞEK

TARİHİN KAYITLARINDAN

Tarihin arşivine aldığı bir olay da Fransa’dan… Fransa, 2011 yılında, peçe takan Müslüman kadınlara, ‘ağızlarını ve yüzlerini kapattıkları için’ 150 Eur ceza kesiyordu. Cronovüs denilen salgın gelince, bu salgını önlemek için, sokakta yüzünü kapatmayan ve maske takmadan gezmenin ve dolaşmanın cezasını da 150 Eur olarak uyguladı. Nasıl?

Merhum Ali Rıza Septioğlu’nu hatırlan mısınız? Milletvekili iken Fırat Üniversitesi için İlahiyat Fakültesi açılması için elinde bir dosya ile mecliste dolaşırken Tunceli Milletvekili Kamer Genç’le karşılaşır, Kamer Genç ona şöyle der: “Yav şeyhim! Sen yine Elazığ’a bir şey götüreceksin. Ver onu bana da ben Tunceli’ye götüreyim”. Septioğlu cevap verir: "Ula oğlum Kamo, tamam, al verdim. Götür Tunceli’ye almazsan, sen ehven adamsın" ... Kamer Genç meselenin İlahiyat Fakültesi olduğunu görünce gülerek "şeyhim vallahi yok, bize yaramaz” der"

Hatırlayanlar olacaktır. Bir zamanlar eski Başbakanlardan Nihat Erim, kendisine Başbakanlık teklifi götüren ABD’lilere ‘benim solcu olduğumu biliyor musunuz?’ diye sormuş. ABD’liler de ‘işte onun için sizi seçtik’ demişler. Başbakan olduktan bir süre sonra Nihat Erim bir gün, ‘Encümen-i Daniş’ denilen bir toplantıya katılır. Orada kendisine ‘bazı şeyler dikte edilir’. Nihat Erim, burada, devletin dışında da bir ‘yapı’nın olduğunun hayretle farkına varır. İngilizcesi zayıf olduğu için evinde İngilizce dersi almaktadır. O gün heyecanla, bu olayı, kendisine ders veren öğretmene anlatır. İlginç olan şudur ki, ders veren öğretmen bir CIA ajanıdır. Söylediği şeyler anında ‘ilgili yere’ iletilir. Sonra mı? Kendisinin akıbeti malum! 1980 yılında, bir suikasta kurban gitmiştir. Öldürülen tek Başbakandı.

Günümüzde bir karpuzun ikiye ayrılmış hali gibi parçalanan ve kendisini Ülke’nin Kurucu Partisi ilan eder CHP ilginç bir partidir. Çok ilginç zikzaklı -çelişkili- davranışlar sergilemesi ilginçtir. Birkaç örnek vermek gerekirse, Deniz Gezmiş’i kendileri idam etmişlerdir ama onu anma merasimlerini kendileri düzenler. Bu törenlerde timsah gözyaşları döker ve Deniz’in ne biçim bir vatansever olduğunu anlatır ve ağıtlar yakar.

Dersim'i kendileri bombalamışlar sayısı meçhul insanı katletmişlerdir ama hep “Dersim’in intikamını alacağız’ diye avazları çıktığı kadar bağırır yaygara yaparlar. Kimden intikam alacaklarsa… Şair Nazım Hikmet’e zulmetmişler ve ülkeden kaçmasına sebep olmuşlardır ama kendilerini rakipsiz ‘Nazımcı’ ilan etmişlerdir. Bu vakalara daha pek çok yenisini eklemek mümkündür.

28 Şubat Ceberut Rejimi’nin önde gelen piyon aktörlerinden, eski YÖK Başkanı Prof. Dr. Kemal Gürüz, 2009 yılında, göğsünü gere gere, ‘siyasal kimliğini’ açıklamış ve ‘ben Amerikancıyım’ demişti. Şüphesiz Gürüz, Amerikancılığını açık açık ilan ederken, yakın dönemler açısından bir ilke imza atmıştı. ‘Cesur davranmış’ ve siyasal kimliğinin ‘milliyetçilik’ ya da ‘Kemalistlik’ değil de ‘Amerikancılık’ olduğunu söylemişti. Bundan da anlaşılmıştır ki, ‘Kemalizm’, Amerikancıların bir maskesidir. Normal olarak bu ifadelerin o zamanki gazetelerin manşetlerinde yer alması gerekirken, nedense hiç kimse üzerinde durmamıştı ama tarih hafızasına kaydetmişti. Doğrusu ortada tuhaf bir durum vardı. O günü kadar Türkiye’de hiç kimse çıkıp da ‘Ben Amerikancıyım’ dememişti. Birilerine, ‘Amerikancı’ olduğunu söylemek, ona bir ‘hakaret’ sayılırdı. Çünkü ‘Amerikancı’ demek, ‘vatan haini’ demekti ve bunu onun yüzüne karşı söylemek, hiç kimse için kolay bir şey değildi. Bu yüzden Amerikancılar, kendilerini gizler, Amerikan çıkarlarına bağlanan sermayedar, ekonomist, sosyolog, politikacı, bürokrat, sanatçı ve aydın gibileri bu işbirlikçiliklerini ‘müttefik’ ve ‘aynı değerlere bağlı olma’ gibi bir kamuflajla maskelemeye çalışırlardı.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.