Tedebbür ne demektir?
أَفَلَا یَتَدَبَّرُونَ ٱلۡقُرۡءَانَۚ
Onlar Kur'ân’ı tedebbür etmezler mi? (Nisa sûresi, 82.)
Tedebbür ile tedbir aynı kökten gelmektedir. Tedbir, bir işi tüm yönleriyle planlamak demektir. Bir şeyin sonucunu önceden planlamak tedbirdir. Arkasını düşünmek tedbirdir. Hazırlık yapmak tedbirdir. Görünmeyen kısmı ve detayı fark etmek tedbirdir. Bir sorunla karşılaşmadan önce hazırlık yapmak tedbirdir. Leb demeden leblebiyi anlamak tedbirdir.
Tedebbür, Kur'ân’ın arka planını okumak demektir. Parmağa değil, parmağın işaret ettiği yere bakmaktır. Lafzı değil, manayı okumaktır. Kur'ân’ı satırdan sadra almaktır. Emrin gereğini yerine getirmektir. Lafzın işaretini bulmaktır. Kur'ân’ın ne dediğini ve ne demek istediğini anlamaktır.
Tilavet zahir olanı görmek, tedebbür ise gizli olanı ve arka planı görmektir. Tedebbür, hayatı Kur'ân ile planlamaktır.
Tedebbür işaretleri okumaktır. Hava durumunu yoklamak, lafzı okumaktır. Hava durumuna göre giyinmek ise tedebbür ve tedbirdir.
Tilavet; yol tabelalarını/uyarı işaretlerini/Kur'ân ayetlerini okumaktır. Tedebbür ise bunun gereğini yerine getirmektir.
Tedbir, dünyayı okumak, tedebbür ise ahireti okumaktır. Tedbir ve tedebbür harekete geçmek, eyleme geçmektir.
Tedebbür, tedbirdir. Tedbir, tedebbürdür.