Toplumun Manevi Mimarları: Salih Kul Olabilmek

Mehmet KAÇAR

Günümüzde kalabalıklar içinde yalnızlaşan, değerler erozyonuyla sarsılan insanoğlu için en büyük sığınak, "iyi insan" olabilme gayretidir. İslam terminolojisinde bu gayretin karşılığı tek bir kelimeyle özetlenir: Salih. Peki, vaaz kürsülerinden kulağımıza çalınan, nasihatlerin merkezine yerleşen bu "Salihler" aslında kimdir? Neden her duamızda onlarla beraber olmayı dileriz?

Salih Amel: İmanın Hayata Dokunuşu

İslam düşüncesine göre salih kul; sadece seccade başında değil, hayatın tam merkezinde dürüstlüğüyle var olan kişidir. İtikadi mezheplerimiz olan Eşari ve Maturidi çizgisine göre salihlik, imanın kuru bir iddiadan öteye geçip "salih amel" ile yani faydalı işlerle taçlanmasıdır. Fıkıh mezhepleri ise meseleye daha sosyal bir pencereden bakar: Salih kimse, şahitliğine güvenilen, adaletiyle topluma nefes aldıran kişidir.

Bir kimsenin salih olup olmadığını anlamak için sadece ibadetlerine değil, muamelatına bakmak gerekir. Gerçek bir salih kul;

  • Fahiş fiyat artışıyla haksız kazanç elde etmez,

  • Komşusu açken tok yatmaz,

  • Çevresini ve doğayı (hatta uzayı!) kirletmekten kaçınır,

  • Kendi menfaati için yalan yere yemin etmez.

Kısacası salih kul, "adam gibi adam" olma yolunda erdem basamaklarını tırmanan mümindir.

Salihlerle Beraber Olmanın Manevi Kazancı

Tasavvuf ehli, "Kişi arkadaşının dini üzeredir" sırrına dayanarak salihlerle dostluğu ısrarla tavsiye eder. Bir hadis-i şerifte buyurulduğu gibi; "İyi arkadaş, güzel koku satan (attar) gibidir. Sana koku sürmese bile, yanında bulunduğun müddetçe kokusu üzerine siner."

Salih bir topluluğa dahil olan kişi, onlardan tek bir kelime öğrenmese dahi yedi büyük manevi kazanç elde eder. Günah işleme arzusu azalır, attığı her adım rahmete vesile olur ve meleklerin duasına mazhar olur. Hepsinden önemlisi, "Herkes sevdiği ile beraberdir" müjdesi uyarınca, bu dünyada iyilerle olanın ahiretteki yoldaşı da iyiler olacaktır.

Bir Taklit Kişiyi Aslına Götürür

Ehl-i hikmet der ki; zenginle düşüp kalkanın dünya hırsı, fasıkla (açıktan günah işleyenle) vakit geçirenin ise günah işleme cüreti artar. Oysa bir salih mümini sadece taklit etmek bile başlı başına bir sevaptır. Çünkü iyiliğe öykünmek, iyiliğe giden yolun ilk adımıdır.

Sonuç olarak; salihlerden olmak sadece dini bir vecibe değil, toplumsal huzurun ve bireysel dinginliğin anahtarıdır. Rabbim bizleri hem bu dünyada hem de ukbada salih kulların izinden ayırmasın.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.