TÜRKİYE-MISIR ASKERİ PAKTI VE YENİ DENGE

Cem MURAT

Dün Mısır için "Zoraki Tercih" ve "Güvenlik Kalkanı Arayışı" demiştik. Bugün atılan Askeri Çerçeve Anlaşması imzaları, Sisi'nin İsrail'in bölgedeki öngörülemez ajandasına karşı tek gerçek dengeleyicinin Ankara olduğunu resmen kabul etmesidir.

Anlaşmanın can alıcı detayları:

-Savunma Sanayii Entegrasyonu:

Mısır, Türkiye'den sadece SİHA (Bayraktar TB3 ve ANKA-3) tedarik etmekle kalmıyor; bu sistemlerin ortak üretimi ve bakım merkezlerinin Mısır’da kurulması için mutabık kalındı. Bu, Mısır ordusunun teknolojik bağımlılığını Batı ve İsrail ekseninden Türk eksenine kaydırmasıdır.

-Akdeniz ve Kızıldeniz Emniyeti:

İki ülke, Doğu Akdeniz’deki Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) sınırlarında ve Süveyş Kanalı girişinde ortak devriye ve tatbikat kararı aldı. Bu hamle, İsrail’in "Ben-Gurion Kanalı" gibi projelerle Mısır’ı devre dışı bırakma planlarına vurulmuş bir Türk prangasıdır.

-İstihbarat Paylaşımı:

Sahadaki terör unsurları ve bölgesel tehditlere karşı "anlık istihbarat paylaşımı" hattı kuruldu. Bu, Mısır’ın güvenliğini doğrudan Ankara’nın veri ağına bağlaması demektir.

Mısır ile imzalanan askeri pakt, sadece kara ve hava gücünü değil, Doğu Akdeniz’in enerji haritasını da yeniden çizmektedir. Bu hamle, yıllardır Türkiye’yi Antalya Körfezi’ne hapsetmeye çalışan Yunanistan-Güney Kıbrıs-İsrail eksenine indirilmiş en ağır darbedir.

Mısır’ın bu hamlesi, BAE ve İsrail’in kurmaya çalıştığı "savunma protokolü"ne karşı bir dengeleme değil, bir saf tutma hamlesidir. Artık bölgede iki ana kamp vardır:

Türkiye-Suudi Arabistan-Mısır Aksı: Enerji, savunma sanayii ve askeri güç birliğiyle bölgenin "asli" omurgası.

BAE-İsrail Ekseni: Bu devasa blok karşısında varlık göstermeye çalışan, teknoloji ve finans odaklı "savunma" hattı.

Mısır’ın dün kaçtığı Ankara’ya bugün askeri müttefik olarak sığınması, bölgesel liderliğimizin sadece bir "iddia" değil, kaçınılmaz bir "gerçeklik" olduğunu kanıtlamıştır.

Libya'yı ve Suriye'yi de denkleme koyarsak. KKTC'ye yaptığımız yığınak ve üsleri de düşünürsek... Osmanlı geri dönüyor mu bilemem lakin, bizim Osmanlı'dan geldiğimiz gerçeği ortada duruyor.
Bu sebeple de menzil belli. Rehberimiz Kur'an, hedefimiz Turan...

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.