Ümmetin Muhammed'in Mahşerdeki Vasfları
Muâz b. cebel (r.a) anlatıyor:
Bir gün Resulullah'a (s.a.v),Ya Resùlullah!
يَوْمَ يُنْفَخُ فِي الصُّورِ فَتَأْتُونَ اَفْوَاجاًۙ
sür'a üfürlendiği gün, bölük bölük Allah'a gelirsiniz,Nebe suresinin 18 ayetinde ne kastedilmektedir.
Bu ayetin açık manası nedir? diye sordum. Resulullah(s.a.v) ağlamaya başladı, öyle ki, gözlerinden akan yaşlar elbisesini dahi ıslatı.Sonra bana,
- Ey Muâz! Sen bana çok büyük bir mesele hakkında sordun! Kiyamet
günü ümmetim on iki sınıf olarak haşrolunacaktır, buyurdu ve onları sirasıyla saydı.
1-Birinci Sinıf: Bunlar elsiz ve ayaksız olarak haşrolunacaktır. Bunlara Onlar, komşularına eziyet eden kimselerdir. Bu da onların cezasidir ve
gidecekleri yer de cehennemdir denir. Cünkü ayet-i kerimede şöyle buyrulmaktadır:
وَاعْبُدُوا اللّٰهَ وَلَا تُشْرِكُوا بِهٖ شَيْـًٔا وَبِالْوَالِدَيْنِ اِحْسَانًا وَبِذِى الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاكٖينِ وَالْجَارِ ذِى الْقُرْبٰى وَالْجَارِ الْجُنُبِ وَالصَّاحِبِ بِالْجَنْبِ وَابْنِ السَّبٖيلِۙ وَمَا مَلَكَتْ اَيْمَانُكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ مَنْ كَانَ مُخْتَالًا فَخُورًاۙ
Ana-babaya, akrabaya, yetimlere,yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolcuya,ellerinizin altında bulunanlara (köle, cariye, hizmetçi ve benzerlerine) iyi davranin; Allah kendini beğenen ve daima böbürlenip duran kimseyı sevmez. .(Nisa suresi ayet 36)
2-İkinci Sınıf: Bunlar kabirlerinde domuz suretinde kalkarlar. Meleklerden
biri onlara,İşte onlar namazlarinda gevşek davrananlardır. Onların cezası budur ve gidecekleri yer de cehennemdir, diyecektir.
Çünkü ayet-i kerimede şöyle buyrulmaktadır:
فَوَيْلٌ لِلْمُصَلّ۪ينَۙ????اَلَّذ۪ينَ هُمْ عَنْ صَلَاتِهِمْ سَاهُونَۙ
yazıklar olsun o namaz kilanlara ki, onlar namazlarnı ciddiye almazlar.(Maun süresi ayet 4.5)
3-Üçüncü Sınıf: Bunlar, kabirlerinden, karınları bir dağ büyüklüğü kadar
yilanlar ve akreplerle dolu olarak haşrolunacaklardır. Meleklerden biri onlara,İşte bunlar zekâtlarını vermeyenlerdir.
Onların cezası budur ve gidecekleri
yer de cehennemdir, diyecektir. Çünkü ayet-i kerimede şöyle buyrulmaktadır:
وَالَّذ۪ينَ يَكْنِزُونَ الذَّهَبَ وَالْفِضَّةَ وَلَا يُنْفِقُونَهَا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۙ فَبَشِّرْهُمْ بِعَذَابٍ اَل۪يمٍۙ
Altin ve gümüşü yiğp da onlari Allah yolunda harcamayanlar yok
mu, işte onlara elem verici bir azabı müjdele!(tevbe suresi ayet 34)
4-Dördüncü Sınıf: Bunlar ağızlarından kanlar akar bir şekilde diriltileceklerdir. Meleklerden biri onlara,işte bunlar alış veriş yaparken yalan söyleyenlerdir. Onların cezası budur ve gidecekleri yer de cehennemdir, diyecektir.
Çünkü ayet-i kerimede şöyle buyrulmaktadır:
اِنَّ الَّذ۪ينَ يَشْتَرُونَ بِعَهْدِ اللّٰهِ وَاَيْمَانِهِمْ ثَمَنًا قَل۪يلًا اُو۬لٰٓئِكَ لَا خَلَاقَ لَهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ وَلَا يُكَلِّمُهُمُ اللّٰهُ وَلَا يَنْظُرُ اِلَيْهِمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ وَلَا يُزَكّ۪يهِمْۖ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ
Allah’a verdikleri sözleri ve ettikleri yeminleri önemsiz bir dünya menfaatine satanlar var ya, işte onların âhirette hiçbir nasipleri yoktur. Allah kıyâmet günü onlarla konuşmayacak, onlara merhamet nazarıyla bakmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır. Onlar için can yakıcı bir azap vardır.(Ali imran suresi ayet 77)
5-Beşinci Sınıf: Bunlar ise șişmiş bir vaziyette, leşten daha kötü kokmuş olarak insanların arasına getirilirler. Meleklerden biri onlara,
Bunlar Allah tan korkmayıp günah işleyen ve bunları da insanların gözlerinden gizleyen kimselerdir.
Onların cezası budur ve gidecekleri yer de cehennemdir, diyecektir.
Çünkü ayet-i kerimede şöyle buyrulmaktadir:
يَسْتَخْفُونَ مِنَ النَّاسِ وَلَا يَسْتَخْفُونَ مِنَ اللّٰهِ وَهُوَ مَعَهُمْ اِذْ يُبَيِّتُونَ مَا لَا يَرْضٰى مِنَ الْقَوْلِۜ وَكَانَ اللّٰهُ بِمَا يَعْمَلُونَ مُح۪يطًا
Onlar, yaptıkları hâinlik ve işledikleri günahları insanlardan gizlemeye çalışırlar da, hayâ edip Allah’tan gizlemezler. Halbuki onlar, bilhassa gece karanlığında gizli gizli Allah’ın râzı olmayacağı ihânet planları yaparken Allah onların yanıbaşındaydı. Zâten Allah, onların yaptıkları her şeyi ilmiyle kuşatmış durumdadır.(Nisa suresi ayet 108)
6-Altıncı Sınıf: Bunlar da kabirlerinden boğazları kesilmis olarak kalkarlar.
Meleklerden biri onlara, Bunlar yalanci şahitlikte bulunurlardi. Onların cezası budur ve gidecekleri yer de cehennemdir, diyecektir.
Çünkü ayet-i kerimede söyle buyrulmaktadr:
وَاجْتَنِبُوا قَوْلَ الزُّورِۙ
"Yalan söz söylemekten de kaçınin. (Haç suresi ayet 30)
Açıklama
Yalan söz olarak çevrilen Arapça ez-zûr kelimesi; her türlü yalanı, iftirayı, batıl inancı ve yalancı şahitliği kapsar.
Allah'ın koyduğugörevlerindendir göstermek ve asılsız sözlerden sakınmak müminin temel görevlerindendir.
7-Yedinci Sinıf: Bu kimseler ise kabirlerinden dilsiz olarak kalkarlar. Ağızlarindan kusmuk ve kan akar. Meleklerden biri onlara.
Bunlar bildikleri ve gördükleri halde şahitlik etmezlerdi. Onların cezasi
budur ve gidecekleri yer de cehennemdir, diyecektir.
Cünkü ayet-i kerimede şöyle buyrulmaktadır:
وَلَا تَكْتُمُوا الشَّهَادَةَۜ وَمَنْ يَكْتُمْهَا فَاِنَّهُٓ اٰثِمٌ قَلْبُهُۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ عَل۪يمٌ۟
Şahitliği bildiklerinizi gizlemeyin. Kim onu gizlerse, bilsin ki onun
kalbi günahkârdır. Allah yapmakta olduklarınızı bilir. (Bakara suresi ayet 283)
Açıklama
Hak ve adaletin kaybolmaması için bildiklerinizi/gördüklerinizi saklamamanız gerekir. Şahitliği gizlemenin sadece hukuki değil, kalbi bozan ve vicdanı karartan büyük bir günah olduğu, Allah'ın yapılan her şeyi eksiksiz bildiği belirtilir.
8-Sekizinci Sınıf: Bunla ise başlarını öne eğmiş ve ayakların da başlarının
Üzerine geçirilmiş(adeta çarpılmış) bir şekilde mahşer meydanına getirilirler.
Meleklerden biri onlara,
Bunlar zina eden ve tövbe etmeden ölen kimselerdir. Onların cezası bu,gidecekleri yer de cehennemdir, diyecektir.
Çünkü ayet-i kerimede şöyle buyrulmaktadır:
وَلَا تَقْرَبُوا الزِّنٰٓى اِنَّهُ كَانَ فَاحِشَةًۜ وَسَٓاءَ سَب۪يلًا
zinaya yaklaşmayin. Zira o, bir hayâszlıktır ve çok kötü bir yol
đur. (İsrâ Sûresi ayet 32)
Açıklama
Ayet sadece "zina yapmayın" demez, "yaklaşmayın" der. Bu, insanı zinaya götürebilecek, o günaha zemin hazırlayacak her türlü davranıştan, ortamdan ve harama bakmaktan da uzak durulması gerektiği anlamına gelir. İslam, kötülüğü daha başlamadan engellemeyi hedefler.
Zinanın ahlaki boyutta büyük bir çirkinlik, iffetsizlik ve utanç kaynağı olduğunu belirtir. İnsanın onurunu ve temizliğini zedeler.
Zinanın toplumsal hayatta yol açtığı yıkımlara işaret eder. Aile bağlarını koparır, neslin (soyun) karışmasına neden olur, toplumsal ahlakı ve güveni zedeler, ayrıca manevi açıdan insanı felakete sürükler.
9-Dokuzuncu Sınıf: Bunlar simsiyah yüzlü ve karnınları ateşle doldurulmuş
olarak haşredilirler. Meleklerden biri onlara,
Bunlar, haksız yere yetimin malını yiyen kimselerdir. Onların cezası budur ve gidecekleri yer de cehennemdir, diyecektir.
Çünkü ayet-i kerimede söyle buyrulmaktadır:
اِنَّ الَّذ۪ينَ يَأْكُلُونَ اَمْوَالَ الْيَتَامٰى ظُلْمًا اِنَّمَا يَأْكُلُونَ ف۪ي بُطُونِهِمْ نَارًاۜ وَسَيَصْلَوْنَ سَع۪يرًا۟
Haksızlıkla yetimlerin mallarını yiyenler şüphesiz karınlarına ancak ateş tıkınmış olurlar; zaten onlar alevlenmiş ateşe gireceklerdir. (Nisa suresi ayet 10)
Açıklama
Ayet, henüz reşit olmamış ve kendini savunamayacak durumdaki yetimlerin mallarına haksız yere el uzatmanın, mal gasbetmenin veya hileyle bu malları tüketmenin en büyük adaletsizliklerden biri olduğunu vurgular.
Haksızlıkla yenilen yetim malının dünyada geçici bir kazanç gibi görünse de, aslında kişinin karnına ateş doldurması anlamına geldiğini belirtir. Bu ifade, o malın hayırsızlığını, vebalini ve midesine haram sokmanın verdiği manevi zararı simgeler.
Bu dünyada yetim hakkı yiyenlerin ahirette cehennemin alevli ve şiddetli ateşiyle (sagir) cezalandırılacağını kesin bir dille haber verir.
10-Onuncu Sınıf: Bunlar bütün bedenleri cüzam, baras gibi hastalıklara
Müptela olarak diriltilirler. Meleklerden biri onlara,
Bunlar anne ve babalarına asi olan kimselerdir. Onların cezası budur ve
gidecekleri yer de cehennemdir, diyecektir.
Çünkü ayet-i kerimede söyle buyrulmaktadır:
وَاعْبُدُوا اللّٰهَ وَلَا تُشْرِكُوا بِه۪ شَيْـًٔا وَبِالْوَالِدَيْنِ اِحْسَانًا وَبِذِي الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينِ وَالْجَارِ ذِي الْقُرْبٰى وَالْجَارِ الْجُنُبِ وَالصَّاحِبِ بِالْجَنْبِ وَابْنِ السَّب۪يلِۙ وَمَا مَلَكَتْ اَيْمَانُكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ مَنْ كَانَ مُخْتَالًا فَخُورًاۙ
Allah'a ibadet edin ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmayn. Ana-babaya,
akrabaya...iyi davranın; Allah kendini beğenen ve daima böbürlenip
duran kimseyı sevmez.(Nisa suresi ayet 36)
Açıklama
1. Tevhid İnancı (Allah'ın Birliği)
Sadece Allah'a ibadet edilir.O'na hiçbir şey ortak (şirk) koşulmaz.Kulluğun ve itaatin yalnızca Yaratıcı'ya mahsus olduğunu bilmeliyiz.
2. Sosyal Sorumluluk ve Haklar Zinciri
Ayet, Allah'a kulluğun hemen ardından insanlara iyi davranmayı emreder. İyilik yapılması istenen kesimler yakından uzağa doğru sıralanır:
Anne-baba ve akrabalar.
Yetimler ve yoksullar.
Yakın komşu ve uzak komşu.
Yol arkadaşı, yolcu ve el altında bulunanlar.
3. Kibirden Kaçınma
Allah; kendini beğenen, insanlara yukarıdan bakan ve daima böbürlenen (kibirli) kimseleri sevmez.İnsanlara yapılacak yardımların ve gösterilecek iyi davranımların tevazu ile yapılması gerekir. Kibir, bu yardımların ve ilişkilerin samimiyetini yok eder.
11-On Birinci Sınıf: Bunlar kalpleri gözleri kör olarak haşredilirler. Dişleri
öküz dişi gibi büyük, dudakları göğüslerine sarkmış, dilleri ise karınlarıne veya dizlerine kadar uzatmıştır. Midelerinden pislik (dişkı) kusarlar. Meleklerde
biri onlara,
Bunlar, içki içen kimselerdir. Onların cezası budur ve gidecekleri ver de
cehennemdir, diyecektir.
Çünkü ayet-i kerimede şöyle buyrulmaktadır:
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنَّمَا الْخَمْرُ وَالْمَيْسِرُ وَالْاَنْصَابُ وَالْاَزْلَامُ رِجْسٌ مِنْ عَمَلِ الشَّيْطَانِ فَاجْتَنِبُوهُ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ
Ey iman edenler! Şarap, kumar, dikili taşlar (putlar), fal ve şans okları birer şeytan işi pisliktir; bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz, (Maide Suresi ayet 90)
12-On İkinci Sinıf: bunlar kabirlerinden, yüzleri ayın on dördü gibi parlayarak çıkarlar. Sırat köprüsünün üzerinden hızla çakan bir şimşek gibi geçerler.
Meleklerden biri onlara,
- Bunlar salih ve güzel amel işleyenlerdi. Günahlardan sakınır, beş vakit namazlarna dikkat ederlerdi.
Tövbe ederek öldüler. Onların mükafatı cennet,mağfiret, rahmet ve Riza-i ilâhîdir. Çünkü ayet-i kerimede şöyle buyrulur:
اِنَّ الَّذ۪ينَ قَالُوا رَبُّنَا اللّٰهُ ثُمَّ اسْتَقَامُوا تَتَنَزَّلُ عَلَيْهِمُ الْمَلٰٓئِكَةُ اَلَّا تَخَافُوا وَلَا تَحْزَنُوا وَاَبْشِرُوا بِالْجَنَّةِ الَّت۪ي كُنْتُمْ تُوعَدُونَ
"Şüphesiz, Rabbimiz Allah'tır deyip, sonra dosdoğru yolda yürüyenlerin üzerine melekler iner. Onlara: Korkmayın, üzülmeyin, size
vâdolunan cennetle sevinin! derler. (Fussilet suresi ayet 30)