Tarih kitapları genellikle cephedeki büyük zaferleri yazar. Ancak o zaferlerin harcı, cephe gerisinde ödenen akıl almaz bedellerle karılmıştır. İşte Domaniçli Habibe, o bedeli "evladıyla" ödeyen, vatan sevgisinin ete kemiğe bürünmüş halidir.
Milli Mücadele yılları... Anadolu’nun dört bir yanı işgal altında; yokluğun, korkunun, ama en çok da umudun ve direnişin hakim olduğu zamanlar. Düşman sadece top ve tüfekle gelmiyor; hileyle, parayla ve cehaleti kullanarak içimize sızmaya çalışıyordu. İşte böyle bir atmosferde, Kütahya’nın Domaniç ilçesinde yaşanan bir olay, bir annenin yüreğindeki vatan sevgisinin, annelik içgüdüsünün bile önüne geçebileceğini bizlere gösterdi.
Bir Annenin En Zor İmtihanı: İhanetin Bedeli
Rivayet o ki; Habibe Ana'nın oğlu, belki cehaletinden, belki korkusundan, belki de kandırıldığından düşman askerlerine, yani Yunan birliklerine yol göstericilik yapar. Bu durum, Habibe Ana için artık bir anne-oğul meselesi olmaktan çıkmış, bir "beka" meselesine dönüşmüştür.
Söz konusu vatan olduğunda, geriye kalan her şey teferruattır. Habibe Ana’nın verdiği karar, insan aklını zorlayacak kadar ağır, ancak bir milletin kaderini değiştirecek kadar keskindir.
Kendi canından, kanından olan evladını, vatanına ihanet ettiği (veya düşmana yardım ettiği) gerekçesiyle cezalandıran o el, aslında tetiği kendi yüreğine çekmiştir. O an konuşan bir anne değil; işgal karşısında "Hainliğin affı asla olmamalı" diyen Türk milletinin iradesidir.
Domaniçli Habibe Bize Ne Öğretiyor?
Bugün modern dünyada anlamakta güçlük çekebileceğimiz bu fedakarlık, Milli Mücadele ruhunun özüdür. Domaniçli Habibe’nin bu duruşu, bizlere tarihin tozlu sayfalarından şu mesajları haykırır:
-
Sözde Değil Özde Vatanseverlik: Vatan sevgisi hamasi nutuklarla değil; gerektiğinde en sevdiklerinden, hatta canından vazgeçebilmekle ispat edilir.
-
Zor Zamanların İradesi: Millî şuur, refah içinde yaşarken değil; yokluk ve ihanet sarmalında, en zor kararları verebilmekle ölçülür.
-
Ödenen Bedeller: Bugün aldığımız her özgür nefes, sadece cephedeki askerin süngüsüyle değil; Habibe Ana gibi yüreğine taş basıp vatanı evladının önüne koyan kadınların fedakarlığıyla kazanılmıştır.
Sonuç: Emanete Sahip Çıkmak
Domaniçli Habibe, resmi belgelerde adı az geçen, ancak milletin vicdanında anıtlaşmış bir kahramandır. Onun hikâyesi, bu toprakların neden "Ana Vatan" olduğunun en acı ama en gerçek kanıtıdır.
Bizlere düşen; sadece bu kahramanları anmak değil, onların "önce vatan" diyerek ödedikleri bedellerin farkında olarak bu topraklara sahip çıkmaktır. Ruhu şad, mekanı cennet olsun.
Bu topraklar, evladını feda eden anaların emanetidir.