Yeni Küresel Denklem: ABD ve İran Masada mı Anlaşıyor?

Şinasi KARA

Dünya ekonomisinin görünmeyen çarkları, her zaman manşetlerde yazan askeri gerilimlerle ya da diplomatik restleşmelerle dönmez. Bazen en büyük savaşlar, cephaneliklerde değil, Merkez Bankalarının koridorlarında verilir. Bugün Orta Doğu’da şahit olduğumuz tiyatronun arkasında da tam olarak böyle bir "hayatta kalma" mücadelesi var: Dolar İmparatorluğunu kurtarma operasyonu.

Gelin, bugünü anlamak için filmi biraz geriye, sistemin kırılma noktasına saralım.

Petro-Dolar Sisteminin Doğuşu ve Doların İllüzyonu

1971 yılı, küresel finans tarihi için bir dönüm noktasıydı. ABD, doların karşılığındaki altın garantisini kaldırdığını açıkladığında, yeşil banknotlar aslında karşılıksız birer kağıt parçasına dönüşmüştü. Bu büyük krizi aşmanın ve imparatorluğu ayakta tutmanın tek bir yolu vardı: Petro-Dolar Sistemi.

1973 yılında dönemin ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger, dâhiyane (ve bir o kadar pragmatik) bir hamleyle Suudi Arabistan’ı ikna etti. Alınan karar net ve katıydı: "Dünyada petrol sadece Dolar ile satılacak." İşte bu hamle, karşılıksız kalan doları yeniden dünyanın hakimi yaptı.

Ancak bugün, o sarsılmaz sanılan sistem ciddi bir çatırdama dönemi yaşıyor. Ve ABD, imparatorluğunu petrol btene kadar yaşatmak için yeni bir aktörün kapısını çalıyor: İran.

Düzenin Karşısında Duranların Sonu: Irak, Libya, Venezuela

ABD, Petro-Dolar düzenine çomak sokmaya çalışan hiçbir lidere acımadı. Yakın tarihe dönüp baktığımızda tablonun ne kadar net olduğunu görebiliyoruz:

  • Saddam Hüseyin (Irak): Petro-Dolar düzenine itiraz etti, sonuç: İndirildi. Bugün Irak Merkez Bankası ve petrol gelirleri tamamen ABD denetiminde.

  • Muammer Kaddafi (Libya): Afrika için altın tabanlı yeni bir para birimi ve alternatif petrol satışı hayal etti, sonuç: Linç edildi. Libya’nın petrolü artık Merkez Bankası üzerinden küresel sisteme akıyor.

  • Nicolas Maduro (Venezuela): Sisteme kafa tuttu, ABD operasyonuyla adeta yatak odasından alınıp hizaya getirildi; Venezuela petrolü denetim altına alındı.

Savaşla Olmadı, İkna Odaları Devrede

Sırada İran vardı. Ancak ABD, İran’ı askeri güçle, yani zorla dize getirmeyi başaramadı. Karşısında binlerce yıllık devlet aklına sahip, kadim bir Pers medeniyeti buldu. Zor yolu iflas edince, Washington şimdi "kolay" olanı, yani ikna yöntemini deniyor.

Medyadaki savaş çığırtkanlığına, karşılıklı ambargo tehditlerine bakıp aldanmayın. Perde arkasında tek bir pazarlık dönüyor: "Petrolü Dolar ile sat, gerisi teferruat."

Tarihi Tavizler Masada İran, durumun ve elindeki kozun son derece farkında. Süreci o kadar iyi yönetiyor ki, Dolar İmparatorluğu’nun devamı için ABD’den koparabileceği maksimum tavizi koparmak üzere. Konuşulan senaryolar arasında 300 milyar dolarlık savaş tazminatı ve İsrail’e karşı Lübnan’ın (Hizbullah’ın) hamiliğinin kabul edilmesi gibi devasa maddeler var.

Eğer İran ikna edilirse, ABD rahat bir nefes alacak ve Dolar İmparatorluğu petrol bitene kadar ömrünü uzatmış olacak. Kadim İran aklı mı, yoksa köşeye sıkışan finans imparatorluğu mu kazanacak? Bunu bize kapalı kapılar ardındaki bu büyük pazarlığın sonucu gösterecek.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.