Doç. Dr. Cahit KARAALP

Doç. Dr. Cahit KARAALP

Stratejik Hamle mi, İhanetin Bedeli mi? İran’ın Körfez Çıkışı

Son günlerde sözde "strateji uzmanları" ekranlarda ve köşelerinde bir ağızdan aynı nakaratı tekrarlıyor: "İran savaş alanını genişleterek yanlış yapıyor, Körfez ülkelerini karşısına alıyor." Bu sığ bakış açısına sahip olanlara sormak gerekir: Sizin "hata" dediğiniz şeyi sokaktaki çocuk bile akıl edebiliyorken, koca bir devletin bunu düşünmediğini mi sanıyorsunuz?

İran, ne yaptığını ve namluyu nereye çevirmesi gerektiğini gayet iyi biliyor. Bugün asıl konuşulması gereken, İran’ın hamlelerinden ziyade, İslam dünyasının göbeğinde yer alan Arap ülkelerinin ümmete ve dine olan ihanetidir.

Kukla Yönetimler ve Finansörlerin Maskesi Düşüyor

Körfez ülkeleri dediğimiz yapılar, yıllardır ABD ve İsrail’in bölgedeki en büyük finansörleri haline gelmiş durumda. Kendi koltuklarını ve mevkilerini korumak uğruna her türlü tavizi veren bu yönetimler, bugün oynanan tiyatroda barış elçisi rolüne soyunmuşlar. Oysa herkes biliyor ki; bu barış oyunu, doğrudan Washington’dan gelen bir talimattan ibarettir.

Bu savaşta taraflar nettir. ABD ve İsrail’e lojistik, ekonomik veya askeri destek sağlayan her yapı, saldırıların meşru hedefidir. Kendi topraklarındaki ABD üslerine göz yumanlar, bu ateşin kendilerine sıçramasına şaşırmamalıdır.

Savaşın Ahlakı Nerede Kaldı?

İran’da bir ilkokula saldırı düzenlenip 50 masum çocuk can veriyorsa, artık savaşın ahlakından bahsetmek mümkün değildir. Sivilleri hedef alan bir zihniyete karşı, onların işbirlikçilerini korumak adalete sığmaz. Önce içerideki hainlerin ve yerli işbirlikçilerin temizlenmesi, stratejik bir zorunluluktur.

"Gazze’de iki yıl boyunca silahsız bir halka karşı üstünlük kuramayan ABD ve İsrail şer ittifakı, İran karşısında hiçbir varlık gösteremeyecektir."

İran Kaybederse Hepimiz Kaybederiz

İran’ın bu haklı mücadelesinde başarısız olmasını bekleyenler, aslında kendi sonlarını hazırlayan ahmaklardır. Bilmiyorlar ki; bugün cephede verilen bu kavga kaybedilirse, sıra hiç şüphesiz bir sonraki durağa gelecektir.

Sıranın bize gelmesini kuzu kuzu beklemek yerine, bu emperyalist kuşatmaya karşı sesimizi yükseltmeli ve safları sıklaştırmalıyız. Zafer, Allah’ın izniyle direnenlerin olacaktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.