Mehmed Sıddık ALADAĞ
CEHENNEM VE CEHENNEMLİKLER.
CEHENNEM VE CEHENNEMLİKLER
«0 küfredenler, bölük halinde cehenneme sürülür. Nihayet oraya
geldikleri zaman kapıları açılır, bekçileri onlara: Size, içinizden Rabbinizin âyetlerini okuyan ve bugüne kavuşacağınızı ihtar eden peygamberler gelmedi mi? derler. «Evet, geldi derler ama azap sözü kafirlerin üzerine hak olmuştur. Onlara: içinde ebedi kalacağınız cehennemin kapılarından girin; kibirlenenlerin yeri ne kötü! denilir.(zümer suresi ayet 71-72)
Ayetlerin Tefsiri
Kafirler bölük bölük cehenneme sürülürler. Cehenneme geldiklerinde kapıları açılır. Cehennem zebanileri onlara,
- Size içinizden Rabbinizin ayetlerini okuyan ve sizi bu gününüze kavuşmakla uyaran peygamberler gelmedi mi? derler. Onlar da,
Evet, geldi fakat kâfirlere azap sözü hak oldu, diye cevap verirler.
Allah'ı inkâr eden kâfirler, kıvamet gününde Allah 'ın, kendileri için hazırladığı cehennem ateşine melekler tarafından bölük bölük sevk edilirler. Kâfirler cehenneme yaklaşınca onun yedi kapısı da açılır ve cehennem zebaniler kâfirlere șöyle derler,
- Sizlere, Rabbinizin âyet ve delillerini okuyan ve bugünde karşılaşacağnız şeylerle sizi uyaran peygamberler gelmediler mi ki bu düştünüz?hale
Cehenneme sevk edilen kâfirler şu cevabı vereceklerdir,
- Evet, bizlere içimizden peygamberler gelmişti ve bizleri böyle bir günle
karşılaşacağımızla uyarmışti. Fakat Allah'ın, kendisini inkâr eden kâfirlere
azap edeceği sözü bizim üzerimize hak oldu.
Allah Teâlâ bu âyet-i kerimede, kıyamet gününde kâfirlerin cehenneme nasıl sevk edileceklerini beyan etmektedir. Kâfirler cehenneme azarlanarak ve
tehdit edilerek sürüklenecekler.
İçleri susuzluktan kavrulacak gözleri kör,kulakların sağır olacaktır.
Bu hususu beyan eden pek çok âyet mevcuttur. Bunlardan bazılarında
söyle buyruluyor:
Kıyamet günü takva sahiplerini Rahmân olan Allah'ın huzurunda heyetler halinde toplayacağız. Suçlulari ise susuz olarak cehenneme süreceğiz.
Çünkü onlar kibirlerinden ötürü haktan yüz çevirmişler ve çirkin işler işlemelerin de cehenneme girmelerine sebep olmuştur.
Nitekim bu hususta şöyle anlatılmıştır:
Müslim b. Yesâr el Cüheni (r.a.)den rivâyete göre, Ömer b. Hattâb'a, Araf 172.ayeti olan,
"Kıyamet gününde, biz bundan habersizdik demeyesiniz diye Rabbin
Âdemoğullarndan, onların bellerinden zürriyetlerini çırkardı, onları
kendilerine şahit tuttu ve dedi ki: Ben sizin Rabbiniz değil miyim? (Onlar da), Evet (buna) şâhit olduk, dediler.
ayetinin tefsiri soruldu. Bunun üzerine o şöyle dedi:Resülullah'a (s.a.v) bu ayetin sorulduğunu işittim. Resûlullah (s.a.v) buyurmuştu ki:
"Allah, Âdemi yarattiktan sonra sırtını sağ eliyle (kudret eliyle) Sıvazladı, ondan bir zürriyet çıkardı ve bunları cennet için yarattım. Bunlar cennetliklerin amelini işleyeceklerdir. Sonra Adem'in sırtını tekrar Sıvazladı ondan bir zürriyet daha çıkararak bunlarıda cehennem için yarattım, bunlarda cehennemlikler amellerini işleyeceklerdir, buyurdu.
All ah Düşmanlarının Cezası:
Allah'ın düşmanları olan kâfirler, yüzleri simsiyah, masmavi gözlerle ve ağızları mühürlenmiş olarak cehenneme sürülürler. Cehennemin kapılarından birine vardiklarında zebaniler onları, zincirler ve kelepçelerle karşılarlar.
Zincirlerini ağızlarından koyup arkalarından çıkarırlar. Sağ ellerini boyunlarına kelepçelenir
sol ellerini de göğüslerinden sokup omuzlarının arasından çıkarırlar.Sonra zincirlerle bağlanırlar.
Sonra her kâfir, arkadasşı olan bir şeytanla yan yana zincirlenir. Yüzleri üzerine sürüklenirler ve melekler onların demir topuzlarla döverler.
Onlar cehennemden cıkmaya her teşebbüslerinde geri çevrilip cehenneme atılırlar. Nitekim ayet-i kerimede şöyle buyrulur:
Yoldan çrkanlar ise, onların varacakları yer ateştir.Oradan her çıkmak istediklerinde geri çevrilirler ve kendilerine.Yalandır deyip
durduğunuz cehennem azabını tadın denir.(secde suresi ayet 20
Şayet Hamama Hapsedilsem:
Anlatıldığına göre Bayezid-i Bistâmi hazretleri durmadan ağlar ve gözyaşlarının dindiği hiç görülmezdi. Bir gün ona neden böyle ağlayıp durduğu soruldu. (Bayezid-i Bistâmi (k.s).
Şayet Allah (c.c) beni, bir günah işlediğim takdirde ebediyen hamama hapsetmekle tehdit etseydi, elbette hiç durmadan ağlamam gerekirdi.
Hâlbuki Allah (c.c) bir günah işlediğim takdirde üç bin senedir kızdırmakta olduğu ateşiyle beni tehdit etmiştir (ben nasıl ağlamayayım!).
Cehennem Ateşi Nasıldır?
Ebü Hüreyre 'nin (r.a) rivayet ettiği bir hadis-i şerifte Resül-i Ekrem (s.a.v)
Şöyle buyurmuştur:
Allah Teâlá ateşe, kıpkırmuzı olana dek tam bin yıl yanmasını emretti. Ardından bin yıl daha yanmasını emretti.
Öyle ki ateş bembeyaz kesildi. Sonra
bin yıl daha yanmasını emretti ve simsiyah oldu. Şimdi karanlık bir gece gibi simsiyahtır.
Kullandğımız Ateşin Mahiyeti
Rivayet edildiğine göre Allah Teâla, Hz. Adem'in yemek pişirmesi için Cebrâili, cehennem bekçisi Mâlik'ten ates almaya gönderdi.
Mâlik,
Ey Cebrail, ne kadar ateş istiyorsun? diye sordu. Cebrâil (a.s),
- Bir hurma kadar olsun, dedi. Mâlik,
- Eğer sana bir hurma kadar ateş versem, onun hararetinden
gök ve yedi kat yer yanar, dedi. Cebrâil (a.s),O halde onun yarısını ver, buyurdu.
Mâik, Eğer bir hurmanın yarısı kadar versem, gökten bir damla yağmur düşmez ve yeryüzünde de bir parça ot, kalmaz, dedi.
Bunun üzerine Cebrâil (a.s) Rabbine münacat ederek,
Ey Rabbim! Ne kadar ateş alayım? diye sordu. Allah Teâlā,
Ondan zerre kadarını al, buyurdu.
Cebrâil (a.s) zerre kadar ateş alarak
Dünyaya, geldi. Bu ateşi yetmiş kere yetmiş nehrin suyunda yıkadı. Sonra
Adem in (a.s) yanina gelerek bu ateşi yüksekçe bir dağın tepesine koydu. Onun sıcaklığından bu dağ eridi.
Sonra ateş geldiği yere cehenneme geri döndü. Taşlar ve demirler bu ateşin sadece dumanı kaldı. Yani bizim ateş dediğimiz cehennemin dumanına denkti. Bu gün kullandığmız ateş, cehennem ateşinin sadece dumanıdır.
Ahmed bin Kab anlatıyor: Cehennem ehlinin beş duası olur. Allah Teâlâ
bunların dördüne icabet eder. beşincisine gelindiğinde kesinlikle bir daha onlarla konuşmaz.
1. Cehennemlikler, Rabbimiz, bizi iki defa öldürdün, iki defa dirilttin. Biz de günahlarmızı itiraf ettik. Bir daha (bu ateşten) çıkmaya yol var mıdır? derler.(mümin Suresi ayet 11)
Allah Teâlâ onlara cevap olarak, işte bunun sebebi şudur: Tek Allah'a
ibadete çağrıldğı zaman inkâr edersiniz. 0'na ortak koşunca (bunu)
tasdik edersiniz. Artık hüküm, yücelerin yücesi Allah'indır.(mümin suresi ayet 12 ) buyurur.
2. Sonra cehennemlikler, Rabbimiz! Gördük duyduk, şimdi bizi (dünyaya) geri gönder de, iyi işler yapalım, arttk kesin olarak inandık diyecekleri zamanı bir görsen!(secde suresi ayet 12).
Allah (c.c) ise onlara şu sözüyle cevap verir: Peki, vaktiyle sürekli yaşayacağınıza, hiç ölmeyeceğinize yemin edenler sizler değil miydiniz?(ibrahim suresi ayet 44).
3. Cehennemlikler tekrar, Rabbimiz! Bizi çıkar, (önce) yaptığımızın yerine iyi işler yapalım!(fatır suresi ayet 37) derler.
Allan azze ve celle onlara Şu sözüye cevap verir: Size düşünecek kimsenin düşünebileceği kadar bir ömür vermedik mi? Size uyarıcı da gelmedi mi? (Niçin inanmadınız) Simdi tadın (azabı)! Zalimlerin yardımcısı
yoktur,( fatır suresi ayet 37).
4.Bundan sonra cehennemlilkler. Rabbimiz! Azgınlığımız bizi alt etti;
biz, bir sapıklar topluluğu idik. Rabbimiz! Bizi buradan çıkar. Eğer bir
daha (ettiklerimize) dönersek, artık belli ki biz zâlim insanlarız.(müminin suresi ayet 106-107).
Allah Teâlâ onlara, Alçaldıkça alçalın orada! Bana karşı konuşmayın
artik! (Müminun suresi ayet 108.) der. Bundan sonra cehennemliklerden hiç kimse Allah Teala ile konuşamaz. Bu onları için azapların en siddetlisi olur.
Kaynar Su ve irin içerler :
(Azgınlar) orada çağlar boyu kalırlar, orada bir serinlik ya da (susuzluk gideren) bir içecek tatmazlar, ancak (dünyada yaptıklarına) uygun
karşılık olarak kaynar su ve irin tadarlar.(Nebe suresi ayet 24-25).
Nitekim Resûlullah (s.a.v) bir hadislerinde, Eğer cehennemliklere verilecek olan kaynar Sudan bir kova kadar su dünyanın üzerine dökülecek olsaydı,dünya halkının hepsini yakıp kavururdu.(Tirmizisahih,nr.2584).
buyurmuştur.
Ebediyen Azap Çekerler :
"Şüphesiz âyetlerimizi inkâr edenleri gün gelecek bir ateşe sokacağız;
onların derileri pişip acı duymaz hale geldikçe, derilerini başka derilerle degiştiririz ki acıyı duysunlar! Allah daima üstün ve hakimdir.(nisa suresi ayet 56).
Ateş onlar her gün yetmiş bin kere yer bitirir. Ates onları her yiyip bitirişinde onların hedenlerine, Eski halinize dönünüz! denilir. Onlar da eski hallerine Böylece ölmeden ebediyete kadar azap çekerler.Ona (inkâr edene) her yandan ölüm gelecek, oysa o ölecek değildir (ki
kurtulsun). Bundan ötede şiddetli bir azap da vardır.(ibrahim 14/17.bu kısım, Gazali'nin mişkatül enver adlı eserinde de geçmektedir.)
Cehennemin Getirilmesi:
İbn Abbâs (r.a) anlatiyor: "Kiyamet günü cehennem Arz'n altından, etrafında saf tutmuş yetmiş bin saf melekle birlikte getirilir. Her safta bulunan
meleklerin sayısı, insanların ve cinlerin sayısından yetmiş bin kere daha fazladır.
Melekler cehennemi geminden tutar gibi getirirler. Cehennemin dört ayağı vardır; iki ayagının arası bir milyon yılda katedilebilecek mesafe kadardır. Ayrıca cehennemin otuz bin başı vardır. Her başta otuz bin ağız, her ağızda otuz bin azı dişi vardi.
Bu dişlerin her biri otuz bin defa Uhud dağı kadar büyüktür. Her ağızda iki dudak vardır ve bu dudakların her biri yeryüzü kadardır. Her dudakta demirden bir zincir ve bu zincirde de yetmiş bin halka bulunur. Her bir halkadan pek çok melek tutarak Arş'ın sol tarafına cehennemi getirirler.
Benim Bir Suçum Yok!
Bir haberde şöyle anlatılmıştır: Kiyamet günü olduğunda kafirler,Kafirler Rabbimiz! Cinlerden ve insanlardan bizi saptıranları bize göster de aşağılanmışlardan olsunlar diye onları ayaklarımızın altına alalım diyeceklerdir.
Müfessirlerden tefsirinde demiştir ki:
Mukâtil b. Süleyman (rah) bu ayetin tefsirinde o gün iblis aleyhillane için bir minber konulur. Iblis buraya çıkınca bütün kafirler ve iblise uyanlar onun etrafında toplanırlar. Ona,
Ey melun! Hak yoldan bizi sen saptırdın, derler. Bunun zerine iblis aleyhillane,
Şüphesiz Allah size gerçek olanı vaat etti, ben de size vaat ettim ama,
size yalancı çıktım. Zaten benim size karşı bir gücüm yoktu. Ben, sadece
sizi (inkâra) çağırdım, siz de benim davetime hemen koştunuz. O halde beni yermeyin, kendinizi yerin. Ne ben sizi kurtarabilirim, ne de siz beni
kurtarabilirsiniz! Kuşkusuz daha önce ben, beni (Allah'a) ortak koşmanız
reddettim. Şüphesiz zâlimler için elem verici bir azap vardır.(ibrahim suresi ayet 22).
Cehennemliklerin Feryatlari:
Şöyle anlatılır: "Cehennem ehli cehennemde bin yıl umutsuzluk ve hüzün içinde bekledikten sonra,
– Biz dünyada böyle şeylere sabrettiğimiz zaman ardından bize bir çıkış kapısı gözükürdü, derler ve bin sene daha sabrederler.
Fakat azap onlardan hiç
eksiltilmez.( Şımdi sızlansak da sabretsek de birdir. İbrahim suresi ayet 21) derler. Daha sonra onlar, feryad-ü figan içinde, Allah Teâlâ'dan, içinde bulundukları azabın hafifletmesi ve susuzluklarını gidermesi için bir yağmur yağdırılmasını isterler.
Bunlar bu halde tam bin yıl yalvarırlar. Bin yıl sonra Allah (c.c) Cebrâil'e,
–Onlar ne istiyorlar? diye sorar. Cebrâil,
-Ey rabbim, siz onların ne istediğini daha iyi bilirsiniz; onlar bir yağmur
yağdırılmasını istiyorlar, der.
Bunun üzerine onların tepesine kırmızı bir bulut gönderilir. Herkes ondan yağmur yağacağını zanneder. Fakat üzerlerine katır büyüklüğünde akrepler yağar. Bu akrepler onlardan her birini sokar.Bunun acısı tam bin yıl dinmez.
Bundan sonra tekrar bin yıl yağmur yağdırılması için dua edip durular.
Tepelerine siyah renkli bulutlar gönderilir. Herkes bunun yağmur bulutu olduğuna kanaat getirmişken bulutlardan deve boynu kalınlığından yılanlar yağar. Bu yılanlar bir ısırdıklarında verdikleri acı tam bin yıl dinmez.
Bu anlatılanlar şu ayet-i kerimede özetlenmiştir: Íşte yapmış oldukları
bozgunculuktan (küfür ve isyandan) dolayı onlara azap üstüne azap veririz.(Neyle suresi ayet 88.)
Cehennemin Yedi Tabakası :
Sair: Birinci tabaka Saîr'dir. Allah (c.c),
"Böylece günahlarını itiraf ederler. Artik (Allah'ın rahmetinden) uzak
olsun, o alevli cehennemin (Sair) mahkûmları!(mülk suresi ayet 11).buyurur. Bu tabakaya cehennemlikler yerleştirilir. Ondan ve diğerlerinden Allah'a sığınırız.
Lezâ: İkinci cehennem tabakası da Lezâ' dır. Buraya zekât vermeyenler atılır. Ayet-i kerimde şöyle buyrulur:
"Fakat ne mümkün! Bilinmeli ki, o (cehennem) alevlenen bir ateştir.Derileri kavurup soyar.(Meriç suresi ayet 16).
Sakar: üçüncu cehennem tabakası da sakar'dır. Allah Teâlâ günahkârların
halinden bahsederken,
<Günahkârlara, Sizi şu yakıcı ateşe sokan nedir? ) diye uzaktan
uzağa sorarlar. Onlar şöyle cevap verirler: «Biz namaz kılanlardan değildik, yoksulu doyurmuyorduk, (bâtıla) dalanlarla birlikte dalıyorduk,
ceza gününü de yalan sayıyorduk.(Muddesir suresi ayet 41-46.)
Cahîm: Dördüncü tabaka Cahim tabakasıdır. Allah Teâlâ bu tabaka
kında,Azana ve dünya hayatını ahirete tercih edene, şüphesiz cehennem
tek barnaktır. (Naziat suresi ayet 37-39) Cehennemin bu tabakası da nefislerine ve hevalarına tabi olanlar için yaratılmıştır.
Cehennem: beşinci cehennem tabakası da cehennem'dır.Allah Teäla şöyle
buyurur:
"Muhakkak cehennem, onların hepsine vâdolunan yerdir.(Hicr suresi ayet 43.)
Cehennemin yedi tabakasının her biri için ayrı bir isim vardır ancak, bu kelimenin çok kullanılmasından ötürü geneline cehennem denilmistir.Aslında cehennem de müstakil bir katmandır.
Hâviye: altıncı cehennem tabakası da hâviye'dır. Allah Teâlâ cehennem
bu tabakası hakkında söyle buyurur:
"Kimin tartıları da hafif gelirse, Onun barınağı da Haviye olur. Nedir o (Hâviye) bilir misin? Kızgın ateş!(Karia suresi ayet 8-11.)
Hutame: yedinci cehennem tabakası da hutame'dir. Cehennemin bu tabakası da söz gezdirenler için yaratılmıştır. Allah Teâlâ şöyle buyurur:
"Arkadan çekiştirmeyi, yüze karşı eğlenmeyi âdet edinen herkesin
vay haline! O ki, mal toplamiş ve onu sayıp durmuştur. (O), malının
kendisini ebedi kılacağını zanneder. Hayr! Andolsun ki o, Hutame'ye
atılacaktır,» (Humezeh suresi ayet 1-4).
Ebû Hüreyre (r.a) anlatıyor: "Resûlullah (s.a.v) ile birlikte oturuyorduk.
Birden çok gürültülü, korkutucu bir ses işittik. Resûlullah (s.a.v),
- Bunun ne olduğunu biliyor musunuz? diye sordu. Bizler,
Allah ve Resûlü daha iyi bilir! dedik. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem (s.a.v),
- Bu, Allah Teâla'nin yetmiş sene önce cehenneme gönderdiği bir kayanın
sesiydi.Henüz cehennemin dibine yeni vardı, buyurdu.
Cehennemliklerin Yiyecekleri Nasıldır?
Ebûd Derdâ'dan (r.a) rivâyet edildiğine göre Resûlullah (s.a.v) söyle buyurdu: "Cehennemlik olanlara azaplarına eşit biçimde açlık verilir de doyurulmaları için yardım isterler, kendilerine Dari denilen acı ve kuru dikenler
ikram edilecektir o dikenler ne besler ne de açlığı giderir. (Gâşiye 88/6-7)
Sonra yine doyurulmalarını isterler de kendilerine boğazdan geçmeyen dikenli yemekler ikram edilir (Müzzemmil 73/13) Dünyada boğaza duran yiyecekleri içecekle geçirdiklerini hatırlayarak kendilerine içecek yardımı yapılmasını isterlerde kendilerine demir çengelli kaynar sular ikram edilir onlar yüzlerine yaklaştığında yüzlerini yakar ve kavurur. Karınlarına girdiği zaman karınlarında bulunan her şeyi parçalar.
Bu arada Cehennem bekçilerini çağırın
derler. Cehennem bekçileri şöyle derler:
Peygamberler size apaçık delillerle gelmiş değiller miydi? Onlar da evet
diyecekler ve cehennem bekçileri,
Yalvarın bakalım! Allah'tan gelen gerçekleri inkâr edenlerin yalvarması boşunadır, diyeceklerdir. (Mümin 40/50)
Sonra kâfirler cehennem bekçisi Mâliki çağırın deyip, Ey Mâlik, Rabbin
hükmünü verip işimizi bitiriversin böyle yapmaktansa ölüp kül ve kömür olmak iyidir, diyecekler.
Mâlik de cevap verip şöyle diyecek:
"Hayır, siz burada ölmeden bu şekilde ebedi kalacaksınız. (Zuhruf
43/77)A'meş diyor ki: Bize bildirdiğine göre kâfirlerin çağırması ile Mâlik'in onlara cevap vermesi arasında bin yıl geçecektir.
Resûlullah (s.a.v.) sözünü şöyle sürdürdü: Sonra kâfirler,Rabbinize dua edin çünkü Rabbinizden başka rahmeti bol bir kimse yoktur derler ve şu duayı yaparlar: “Ey Rabbimniz bize kötülüklerimiz üstün geldi de bu yüzden yoldan cıkan kimseler olduk Ey Rabbimiz bizi bu Cehennem'den çıkar eğer tekrar işlediğimiz günahlara dönersek o zaman gerçekten zâlimlerden olmuş oluruz." (Müminûn 23/ 106-109)
“Allah ta onlara, «Alçaldıkça alçalın yıkılıp kalın orada susun konuşmayın benimle!" (Müminûn 23/108) diyecektir. Resülullah (s.a.v.) şöyle
devam etti: Her kurtuluş çaresinden ümidlerini kesecekler işte o zaman bagrşıp çağrışmaya pişmanlığa ve yazıklar olsun bize demeye başlayacaklardır.(Tirmizi,sahih ne. 2586)
Denilmiştir ki: Zebanilerden her biri, tekbir seferde tam kırk bin cehennemliği cehenneme sürer, atar. Allah zebanilerin kalbinde şefkat ve acıma duygusu yaratmamıştır.
Cehennemde Deriler Nasil Yenilenir?
İbn Abbâs (r.a) “Şüphesiz âyetlerimizi inkâr edenleri gün gelecek biz ateşe sokacağız; onların derileri pişip acı duymaz hale geldikçe, derilerini başka derilerle değiştiririz ki acıyı duysunlar!(Nisa süresi ayet 56)
ayetindeki derilerin değişmesi hakkında demiştir ki: Onlar her yandıkça kendilerin defter yaprağı
misali başka bir deri giydirilir ve böylece azabı tekrar tatmaları sağlanır.
ibn Ebi Hâtem ve diğerleri, Abdullah İbn Ömer'den rivayet ediyorlar: "Hz.
Ömerin yanında, «,..onların derileri pişip acı duymaz hale geldikçe, derilerini başka derilerle değiştiririz ki acıyı duysunlar! (Nisa süresi ayet 56) ayeti okundu.
Muâz b. Cebel (r.a) bu ayetin tefsirinde demiştir ki:
- Bir saat içerisinde onların derileri yüz defadan fazla değiştirilir. Hz. Ömer de (r.a),Evet, ben Resûlullah'ın böyle söylediğini işitmiştim, dedi."
İbn Ebi Şeybe 'nin tahric ettiğine göre, cehennem ehlinden her biri, bir gün
içerisinde yetmiş bin defa yakılr.
Onlar ateşte kavrulup etleri döküldüğü zaman kendilerine, "Eski halinize geri dönün!" denir, onlar da eski hallerine dönerek azabı baştan çekmeye başlarlar.Cehennemliklerin Bedenleri Büyültülecek Cehennemde azap çekmeye müstahak olmuş kafirlerin bedenleri büyültülecek ve buna paralel olarak da daha çok azap çekeceklerdir.
Cünkü azab büyük olunca ateşin dokunduğu yer de büyük olur. Bu manada Resülullah(s.a.v) şöyle buyurur:
"Kiyamet günü kafirin azı dişi Uhud dağ kadar, uyluğu Beyda kadar cehennemdeki oturma yeri Rebze gibi üç gecelik mesafe kadardır.(müslim cennet 44.tirmizi cehennem 3;ahmet bin Hanbel, Müsned, 2/334).