Murat İLKTER
Çelik Devlerin Sonu mu? Kızıldeniz’de Uçak Gemisi Bilmecesi
Son günlerde denizcilik kulislerinde ve strateji merkezlerinde tek bir soru yankılanıyor: "Vurdun mu lan harbiden?"
İtiraf etmeliyim ki, ben de başlangıçta bir Amerikan uçak gemisinin vurulabileceğine pek ihtimal vermeyenlerdendim. Ancak savaş uzadıkça ve sahadan gelen veriler biriktikçe, o sarsılmaz "yüzebilir kale" imajının üzerinde çatlaklar belirmeye başladı. Resmi açıklamalara bakarsanız; çamaşırhanede yangın çıkmış, kontrol altına alınmış... Ama kulağımıza gelenler başka: Yüzlerce askerin yerlerde, masaların üzerinde yattığı bir kaos tablosu.
Denizcinin Kâbusu: Gemide Yangın
Bir denizci için yeryüzündeki (veya su üzerindeki) en büyük korku yangındır. Gemilerde her gün yapılan o bıktırıcı yangın eğitimleri boşuna değildir. Biz bunun acı örneklerini bizzat yaşadık. Hatırlayın; 1985 yılıydı sanırım, TCG Yıldırım hücumbotumuz makine dairesindeki yangın sebebiyle Dikili açıklarında adeta bir kâğıt gibi yanıp batmıştı. O gün personeli denizden bir avcı botu toplamasa facianın boyutu çok daha büyük olurdu.
Ancak söz konusu bir Amerikan uçak gemisiyse durum farklıdır. ABD, gemilerdeki "selbastı" (sprinkler) sistemlerine 1945’lerden beri sahip. 1991’de Saratoga’nın bizim TCG Muavenet’i vurduğu o meşum geceyi hatırlayın. Eğer o selbastı sistemleri çalışmasaydı, cephanelikler infilak eder ve kaybımız katlanırdı. O gün gemiye gelen Amerikalı binbaşının yüzsüzce "Bu yangını nasıl söndürdünüz?" sorusuna, kahraman Astsubayımız Recep Kayacı’nın "Kes tıraşı, gemiyi neden vurdunuz?" diye haykırışı hala kulaklarımızdadır.
Teknolojik Üstünlük vs. Asimetrik Güç
Peki, bu devasa sistemlere rağmen bir uçak gemisi nasıl saf dışı kalabilir? Eğer o selbastı sistemi çalışmadıysa veya yetersiz kaldıysa, burada normal bir yangından fazlası var demektir.
Şahsi kanaatim odur ki; Kızıldeniz’de sular göründüğünden daha bulanık. İki ihtimal öne çıkıyor:
-
Husi Dronları: Husiler, beklenmedik bir manevrayla bu devasa kütleyi dron sürüsüyle avlamış olabilir.
-
Çin-Balistik Füze Denklem: Uçak gemisi uzun süreli seyirden yorulup bir yerde demirlediyse; koordinat Çin uydusundan, vuruş ise balistik bir füzeden gelmiş olabilir.
Bir Devrin Sonu mu?
Eğer bu iddialar gerçekse, dünya denizlerinde taşlar yerinden oynayacak demektir. Amerikan "deniz atları" artık okyanuslarda elini kolunu sallayarak gezemeyecek. Hürmüz Boğazı’ndan yükselecek o meşhur şarkı, belki de bir imparatorluğun deniz hakimiyetinin sonunu müjdeleyecek:
"Hürmüz Hürmüz, defterini dürdünüz..."
Görünen o ki, "Bir devrin battığı yer" sadece Çanakkale değil, artık küresel güçlerin kibir dolu stratejileri olabilir.