Firuz TÜRKER
CHP’de İdeolojik Savrulma ve Maskelerin Düşüşü: Batı Endeksli Siyasetin Sonu
Siyaset arenasında bir yapının ayakta kalmasını sağlayan en temel unsur, kuşkusuz tutarlılık ve milli değerlerle olan bağıdır. Ancak bugün Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) içinde bulunduğu duruma baktığımızda, karşımıza çıkan tablo tam bir "çözülme" öyküsüdür. Bu çözülme, partinin sıkı sıkıya bağlı olduğu sözde ‘Batılı değerlerin’ küresel ölçekte iflas etmesiyle eş zamanlı ilerliyor.
Batı’nın İflas Eden Değerleri ve CHP Yansıması
Hatırlayalım; pandemi döneminde birbirinin tıbbi malzemesine el koyan, Gazze’deki soykırıma sadece seyirci kalmayıp destek veren, kendi halkının barışçıl gösterilerini şiddetle bastıran bir Batı var karşımızda. 2008 mali krizinden bu yana ekonomik çıkarları uğruna tüm insani değerlerini rafa kaldıran bu merkezler, bugün kendi krizlerini yaşıyor. İşte CHP’nin en büyük yanılgısı, maskesi düşmüş bu sisteme hala kurtarıcı gibi sarılmasıdır.
Milli Meselelerdeki Kayıtsızlık
CHP’nin varlık mücadelesi, ne yazık ki milli çıkarlarımızla taban tabana zıt bir noktaya savrulmuş durumda. Türkiye’nin bölgesel gücünü pekiştiren hamlelerin hiçbirinde CHP’yi yanımızda göremedik:
-
Libya ve Azerbaycan: Karabağ işgalden kurtarılırken ya da Doğu Akdeniz’de hak mücadelesi verilirken CHP hep "başka kapıların" sesini dinledi.
-
Filistin ve Hamas: Topraklarını koruyan Filistinli direnişçilere "terörist" ya da "istilacı" gözüyle bakarak Batı’nın ajandasını tekrar ettiler.
-
Terör Koridoru: Güney sınırlarımızda bir terör devleti inşasına sessiz kalarak, bölgedeki zalim diktatörlüklere selam durdular.
İç Politikada Halktan Kopuk Söylemler
Dışarıdaki savrulma, içeride halkın değerlerine karşı bir "savaş" boyutuna ulaştı. 15 Temmuz gibi bir miladı küçümseyen, seçilmiş iradeyi gayrimeşru ilan etmeye çalışan bu zihniyet; halkın inancı, giyimi ve kültürüyle didişmeyi "siyaset" sandı. Yatırımlara karşı çıkmayı, sosyal yardımları küçümsemeyi ve asrın felaketinde bile dayanışmak yerine hor görmeyi tercih ettiler.
"Gelişmeye ve milli iradeye direnen her yapı, eninde sonunda kendi içinde çürümeye mahkûmdur."
Son Durak: Yolsuzluk ve Çürüme
Zeminin ayaklarının altından kaydığını gören yönetim kadrosu, ideolojik boşluğu dünyalık hırslarla doldurmaya başladı. Bugün CHP denilince akla gelen yolsuzluk iddiaları ve skandallar, aslında bu büyük fikri çöküşün doğal bir sonucudur. Makul olanı söyleyenin kapı dışı edildiği, ayrılanın iftiraya uğradığı bir yapıdan bahsediyoruz.
Sonuç olarak; CHP için ufukta parlak bir gelecek görünmüyor. Batı’nın çöken paradigmalarına bel bağlayanlar, halktan kopmaya ve kendi yarattıkları bu çürüme sarmalında gerilemeye mahkûmdur. Peşine taktıkları diğer muhalefet unsurlarını da bu karanlığa sürükleyen CHP, artık sadece kendi geçmişinin gölgesinde bir çözülmeyi yaşıyor.