Mehmed Sıddık ALADAĞ

Mehmed Sıddık ALADAĞ

EVLİLİK MUHABBET VE RAHMETTİR.

EVLİLİK MUHABBET VE RAHMETTIR.
Evlilik Kur'anda elbete geçmektedir. Evlilik sünnettir. Ama bu sünnet topu yekün evliliğin olmaması olursa. O zaman Evlilik insana farz olur.Evlilik insanı kurumaktan ziyade dünyada hayat sürmesi ve insanların birbirlerine kaynaşması ve sosyaleşmesınden birer mükaffat alacakları mümkündür.

Evlilikten birbirlerini sevmek ve aşkı yaşatmak helal yolda bir ibadet olduğunu islam dininde bildirilmiştir.hamile kalmak ve çocuk doğurmak hem mükafat alacaklarını ve birer ibadet olduğunu unutmamalıdır.Eşinin ağzına bir lokma ekmek vermek sadakadır.çocuğa bakmak ve Allah yolunda yetiştirmek birer ibadet dalıdır.

Diyanet işleri başkanlığının kaynaklarında bir hutbe sayfasında şöyle yazılmıştı;Cenâb-ı Hakk’ın emirlerinden, Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s)’in sünnetlerinden birisi de evliliktir. Zira Allah Resûlü (s.a.s) bir hadislerinde şöyle buyurmaktadır: “Nikâh benim sünnetimdir. Kim benim sünnetime uygun davranmazsa bende değildir. buyurmaktadır(ibni mace]

Evlilik, hem kadına hem de erkeğe dini, hukuki ve ahlaki sorumluluklar yükleyen mukaddes bir sözleşmedir. Evlilik, külfet değil berekettir; meşakkat değil rahmettir. Evlilik, sadece biyolojik ihtiyaçların karşılanmasından da ibaret değildir. Aynı zamanda gönüllerin, ideallerin, sevinç ve hüzünlerin paylaşılmasıdır evlilik.(Diyanet kaynağı)

Allahü Teâlâ şöyle buyuruyor:
İçinizden kendileri ile huzura kavuşacağınız eşler yaratıp aranızda muhabbet ve rahmet var etmesi, Allah’ın varlığının delillerindendir. Bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.(Rum 21)

Eş hem huzur verir ve yanlızlığına can sıkıntısına birer neşedir. Aşkı sevgiyi Allah her ikisinin kalbine koyar ki İnsan oğlu bunu rahmet ve Allahın varlığının birer delili olduğunu derin düşünmelidir. Allah kalbleri birbirine bağliyor ve iki çift aşkı muhabbeti ve birbirine sanki iki kalb ve bir vücud haline getirilmesi Allahın delilerindendir.

Evlilik insanların suyunun tükenmemesine vesiledir. Bir toplum için elbete birer ibretir.Anne karnında 9ay ve 10 gün bir hayat sördürmek elbete Allahın büyük delilerinden bir delildir.Sonra çırıl çıplak dünyaya gelişi ve bu dünyada bir dönem hayat bulunması daha sonra tek bir kefenle toprağa gitmesi elbete Allahın delilerindendir. Bir suda yaratılması Allahın büyük delilerindendir.(Doğrusunu Allah bilir).

Allahü Teâlâ şöyle buyuruyor
Eşleriniz, elbisenin bedeni koruduğu gibi sizi haramdan koruyan bir örtüdür; siz de aynı şekilde eşleriniz için bir örtüsünüz.”[ Bakara 187]

Evlilik Her türlü nefsi arzularında insanı kurur. Gözleri haramdan, kadından kurur. Nefsi, şehveti düşürür. Eşler birbirine su gibi ve ekmek gibi muhtaç olduğunu Allah bize bildiriyor. Eşler sırdır sırdaştır. Evlilik bazen beyindeki çok sıkıntılarını gidermektedir. Eşler birbirine çıplak vücudun perdesidir. Bedenin azaların firenidir. Eşler birbirlerini Cennete gütüren bir ağacın dalıdır. Sözüne ortak dünyanın kederini hafifleten bir cihazdır. (Doğrusunu Allah bilir)

Kardeşlerim Evlilik zor hale gelip herkes evlilikten kaçıyor ve bekarlık sultanlıktır diye bir söz dillerde dolaşmaktan adet haline getirmişlerdir. Bu nesil yanlızlaşiyor. Erkek ve kadın düşman olup ve birbirlerine gövenmez haline gelmiştir.

Her kes evlenmekten ve evlilik sorununda kaçmakta olduğunu ve bir Android telefon cebine koymuş ona hem eş ve hemde çocuk olmuştur. Bu nedenle göz, söz ve parmak zinaları çoğalmaktadır.Sosyal medya gençleri yanlızlaştırıyor ve evlilikten menediyor. Gençler annelik babalık ve eş görevini bilmez hale gelmiştir. Evlenmek değilde, arkadaş ve sevgili bir adet getirdiler. Veled-i zina da olan çocuklar dünyaya gelmektedir.

Bundan dolayı her anne babaya ve devlete bir görev düşmekten başka bir çare bence kaçırmaz hale gelmiştir. Devlet kurumu olan aile sosyal başkanlığında ve damat ailesi gelin ailesinde manevi bir destek bu gençlere verilmesinde başka bir çare yoktur. Aile sosyal da birer hakem piskolojik ve eşlerin huzuru için destek olmasından erdemliktir.

Huzursuz olan eşlere geniş bir ders verilmesi ve her ikisine adaletçe barışmaları ve ayrılmaması için gizli aile sorunlarına bir çare bulunması önemlidir. Çoğu kadın ve erkek olan gençlerimiz dertlerini anne ve babasına anlatamamaktan dolayı boşanmaya sebeb olduğunu bizzat ben şahit olmuşumdur.

Her ikisini eşit tutmakla birlikte yanlışlarına yanlış ve doğrusuna doğru demesiyle birlikte her iki ailede adil kişiler bu işe el atarsalar vallahi çocuklar yetim ve öksüz kalmazlar. Bu çocukların ya annesiz yada babasız bırakmak vebalini her iki aile sorumludur. Ahirete Ağır bir azaba elbete maruz kalacaklardır.

Gelin tarafı kızımız haklı, erkek tarafı oğlumuz haklı dediği sörece çok torunlar ve evlatlar kaybedeceklerdir. Kimse kimseye gövenmez hale gelmiştir. Karı koca birbirlerine gövenmez, kardeş kardeşe, evlat babaya, baba evlada gövenmez hale gelmiştir. Bunların sebebi adaletsizlik ve anne babanın ayrımcılık sebebiyle olup ayreten karı kocanın hakları ne olduğunu bilmedikleri içindir.

Bu son zamanlarda erkek ve kızların elinde döşmeyen başbelası telefonlar ve başbelası moda ve özgürlük diye ismi koyan sorumsuzluk. 18 yaşımı doldurdum diye bana karışmayın diyen erkek ve kız çocuklar. İyilikle konuşsanda ya jandarmaya yada emyete telefon açıp anne baba şiddet uygulanıyor diye bir suçlamayla değerlendirilen nesil çocuklar görüyoruz.

İşte böyle bir özgürlük dediğiniz sörece, Gençlerimiz korkmadan cehaletliği sebebiyle her türlü belaya ve tacize maruz kalmakta geri kalmazlar.Hiç bir anne ve baba evladının kötülüğünü istemez. Dini önderler, anne baba ve aile hukukunu anlatmaktan aciz kaldığı sörece, bu nesil daha sorumsuz hale gelecektir.

Çocuğun 18 yaşını doldurduktan sonra reşit olduğunu ve kimse ona karışamaz diye bir zihin olduğu sörece, bu evlatlarımız her türlü pisliğe mahkum olacak ve hayatlarının zindan olacağından hiç şöphe duymuyorum.

Bana gelen gençleri gördüm; büyük suç işlemekten çekinmeyen erkek gençler, kızlarımızı gördüm anne babasının dediğini yapmadan tacize uğramış ve hayatını karartmış,annesi babası haberi olmadan hep yıllarca evlenmekten mahrum kalmış kızlarımız vardır.Peki böyle devam etmesi nasıl bir nesil yetişeceğini artık yetkililerin ve sorumlulu olanların vicdanlarına bırakiyorum...

Hep yükseklere çıkmayı uğraşanlar,hava atmakta geri kalmayanlar, komşusuna Kasetçilikten dolayı çocuklarına kötü ders verenler,sonu iki cihanda rezil ve perişan olacaklardır. Hz. Muhammed'in (s.a.v) hayatını çocuklarına anlatmayanlar,Devleti milleti bayrağı çocuklarına öğretmiyenler,çocuklarına en büyük ihaneti yapan onlardır.

Her çocuk islam fıtrat'i üzerine doğar, her çocuk islam ahlak üzerine doğar. Tertemiz bir çocuk doğarken cennet ve cehennem bir zira'a ona yakın olduğunu Peygamberimiz bildirmiştir. Bu yakın olan cennet ve cehennem anne ve babasının 15 yaşına kadar terbiye ettiği bir zaman içinde ya vahşi olur dünyada cehennem ehli olur. Yada alim veya abit olur cennete gider. Bu müddet içinde anne ve babası sorunlu olduğunu nasıl eğitim verdiyse Elbete Allah anne babayı sorumlu tutacaktır.

15 yaşından sonra aklı keskin ve herşeye eren doğru yanlışı birbirinden ayıran bir ömür boyunca kimse suç ortağı olmadan ya cennet yada cehennem ehli olacak kendi iradesi olan bir iştir.

Bu son zamanlarda insan dikat edilecek olan şey;çevre, arkadaş,sosyal medya olduğunu ve kıymetli zamanlarını kur'anla, ilimle değil, onlarla harcamaktadır. Bundan dolayı Aile huzursuzluğu ve çoluk çocuk vahşileşmesi, boşanmalar,yanlızlık ve psikolojik ruh hastalıkları çoğalmıştır.

Son dönemlerde kafa karışlığı, sevdiğinden yada anne babasından veya ailesinden ayrı kalarak hasret çekip ve ömrünü hem bu hasretle ve hemde Allah'tan uzak olmasından dolayı hayatı kararmıştır. Bir gün vakit gelir can boğaza dayandığı zaman artık pişmanlık fayda vermez.sağ olanlar pişman olur o köskünlük ve dargınlık keşke olmasaydı derler. Ölende keşke bütün ömrümü Allah yolunda verseydim diye derin bir pişmanlık duyacak artık fayda vermez.

Evlilik Peygamberimizin sünnetidir. Ancak evlenme hak,Hukuk'u bilmek farzdır.Evlenen bir erkek bunu bilmelidir ki, evlenecek kadın Allahın emanetidir. Bu emanete ihanet etmek hem dünyada hem ahirete bedeli ağır olacaktır.

Kadın annedir, cennettir. Kadın ve erkek eşittir. Ancak karı ve koca arasındaki bazı haklar değişmekle birlikte örnek vermek istersek;kadının izinsiz düşarı çıkmaktan veya kocası izin vermeden çalışmak gibi şeylerdır.Karı koca hakları yazdıklarımız sayfaya bakabilirler.

Bu dünyada kadın erkek, birer çiçek ve suya benzer.Kadın çiçektir, erkek sudur. Çicek susuz solar, su vermekle canlanır. Kadına ne kadar ilgi, sevgi, merhamet gösterilirse o kadar canlanır ve eşine bağlanır. Kadın eşinden şunları bekler ve göven kazanır:1-sevgi.2-merhamet ve şefkat. 3-ilgi.4-Hiç kimsenin yanında kırmamak.5-İhanet yapmamak.

peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v) in şu sözüyle bitirmek istiyorum.;
Dünya başlı başına bir metâ/faydalanma yeridir. Dünyanın en hayırlı nimeti de sâliha kadındır” (Müslim, Rada’, 64; Nesâi, Nikâh, 15; Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, c.2, s. l68)

Hz. Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
"Bana, (dünyanızdan) koku ve kadın sevdirildi. Gözümün nuru ise namazda kılındı." [Nesâî, İşretu'n-Nisâ 1, (7, 61).]

Allah kime saliha bir eş nasip etmişse, dininin yarısına yardım etmiş demektir. O halde o da dininin değer yarısını korumada Allah’tan korksun.” (Taberani, Mu’cemü’l-Evsat, 972; Beyhaki, Şu’abu’l-İman, 5072)
MEHMED SIDDIK ALADAĞ

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.