Abdullah Durmuş BAYSAL

Abdullah Durmuş BAYSAL

İletişim Teknikleri ve Sosyal Sağlık (1)

Selamün aleyküm,
Herkese merhaba.

Bugün sizlerle paylaşacağım bu ilk yazıda, toplumsal meselelerimize siyaset üstü, derinlikli ve çözüm odaklı bir bakış açısı sunmayı hedefliyorum. Haydi, Bismillah.

İnsan sağlığı çoğu zaman yalnızca bedenle sınırlandırılır. Oysa sağlık; beden, ruh ve sosyal sağlık olmak üzere üç temel saç ayağından oluşur. Nasıl ki vücudumuzun herhangi bir yerinde bir ağrı hissettiğimizde doktora gitmekte tereddüt etmiyorsak, hatta hasta olmamak için önleyici tedbirler alıyorsak; aynı hassasiyeti ruh ve sosyal sağlığımız için de göstermemiz gerekir.

Aksi hâlde, bir anlık dikkatsizlik sonucu şarampole yuvarlanan araba misali, telafisi son derece güç sonuçlarla karşılaşabiliriz. Bu nedenle insanın iletişim kurma becerilerini öğrenmesi, duygularını yönetebilmesi ve ruh sağlığını koruması en az beden sağlığı kadar önemlidir. Çünkü ruh sağlığı yerinde olmayan bir kişinin başkaları ile sağlıklı biçimde iletişim kurması pek mümkün değildir.

Nasıl ki, yürüyen bir araba yürüyor diye bakımı ihmal edilmez ya da filan yeri bozuldu diye çöpe atılmazsa, insan da psiko sosyal sağlığını korumaya özen göstermelidir. Aksi halde fatura beden sağlığına da çıkabilir. Bazı şeyler aniden gelir. Trafik kazası gibi. Ancak kanser, stres, ülser bir anda ve bir sebepten değil, bir birikim neticesinde gelir.

Peki, ruh sağlığının temel öğeleri nelerdir?

Birincisi, toplumla uyumlu ilişkiler kurabilmektir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu konuda şöyle buyurur: “En iyiniz, kendisiyle kolay uyum sağlanandır.” [Beyhakî].

İkincisi, hayatın getirdiği stres ve sıkıntılara tahammül edebilmektir. Kur’an-ı Kerim’de, “Ey iman edenler, sabırla ve namazla Allah’tan yardım dileyin.” (Bakara Suresi Ayet 153) buyrulmaktadır.

Üçüncüsü, kişinin kendi şartları içinde başarılı olabilmesidir. Çünkü "İnsan ancak çabasının sonucunu elde eder."(Necm Suresi, Ayet 39)

Dördüncüsü, heyecansal olgunluktur. Heyecanlarımıza hâkim olmalıyız. Karşı taraf hata yaptıysa sakin olmalıyız. Benzin benzinle söndürülmez. His ve mantığımız birbirini dengelemelidir. Kuşların bile iki kanadı dengede olmasa havada uçabilir mi?

Beşincisi, insan en zor şartlarda bile umudunu yitirmemelidir. Ta ki, ruhunu teslim edinceye kadar. Her insanın kendine göre bir anayasası, çizilmiş bir rotası olmalıdır. Tıpkı bir geminin pusulası gibi günlük, aylık, senelik ve ömürlük planımız programımız hedefimiz olmalıdır. Hedefini bilmeyen bir gemiye hiçbir rüzgâr yardım edemez.

Altıncısı, iç dünyamız ile dış dünyamızın dengede olmasıdır. Hayallerimiz, hayatın gerçekleriyle uyumlu olmalıdır. Gerçekleştirilemeyecek hayallerde ısrar etmek, zamanla ruh sağlığını yıpratır.

Yedincisi, mevcut durumu koruyup geliştirebilme prensibidir. Nitekim bir hadis-i şerifte, “İki günü birbirine eşit olan ziyandadır” buyrulmaktadır. [Beyhakî].

Sekizincisi ise belirlenmiş ahlak ve norm kurallarına aykırı davranmamak, davranış biçimi bakımından müspet olmaktır.

Dünya sağlık teşkilatının raporuna göre her iki kişiden biri zaman zaman ruh hastası pozisyonuna düşmektedir. Bazı işlerin çözümü yoktur. Lazım gelen sabırdır. Hadisi Şerifte “Sabır imanın yarısıdır” (Râmûzü’l-ehâdis. 217/12) buyrulmaktadır.


Dipnot:
Bu yazıda yer alan bazı değerlendirmeler, Prof. Dr. Kemal Çakmaklı’nın Akra FM’de yaptığı Anne Baba Okulu programlarından istifade edilerek hazırlanmıştır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
1 Yorum