Mehmet KAÇAR
İRAN’DAKİ VANDALLAR İLE GEZİ KALKIŞMASINDAKİ VANDALLAR MOSSAD ÜRÜNÜDÜR VE BENZER İŞLER YAPMAKTADIRLAR!
İran misali Türkiye’yi Gezi olaylarında karıştırmak isteyenler hatta Gezi parkına katılanlara, dönme denilen İsrail uyruklu iş adamları dolarlar vererek Türkiye’yi karıştırarak hükümeti devirme planları yaptıkları zaman camileri dahi kullanarak içlerinde alkol alacak kadar pervasızlaşmışlar ve bu şekilde başarılı olacaklarını sanmışlardı. Bu hadiselerin artması için, isyancıların arasına ülkemiz vatandaşı olan MOSSAD ajanları karışarak tahrik etmişlerdi. MOSSAD ajanları ve MOSSAD üsleri Türkiye’de hala revaçta olan bir konu. Bir ülkede ABD üsleri varsa biliniz ki bu üsleri MOSSAD ajanları ile ortak kullanıyorlar demektir. Bunun en canlı örneğini de Gazze katliamı göstermektedir. MOSSAD ajanları ve üsleri Ortadoğu da oldukça aktif bir durum arz etmektedirler. Satın aldıkları en üst düzey kimselerle Ortadoğu’yu kan gölüne çevirdikleri gibi en ücra yerlere dahi uzanıp insanları ve devlet adamlarını katlettirmektedirler ve böylece devletin itibarını sıfırlamaktadırlar.
Günlerdir İran’da sürdürülen gösterilerin hızla ülke geneline yayılması ve iç savaş çıkarılması için rahatlıkla camileri yakmak olsa olsa MOSSAD ajanlarının işi olabilir. MOSSAD ajanları, Yahudi olmayan ırkların kendilerine hizmet eden hizmetçiler olduğunu, eğer bunu yapmıyorlarsa katledilmeleri gerektiğine inanarak arz-ı mevud-u inşa etme çabası içindeler bu konuda da önündeki engelleri birer birer aşma çabasını sürdürmektedir. Irak, İran, Libya, Filistin, Lübnan, Suriye bunlara canlı birer örnek olarak önümüzde durmaktadır. MOSSAD’ı bu kadar güçlü kılmak için ABD ve batı gizli servisleri ile ortak çalışmalar yapıyorlar. Gelişmekte olan ülkelerde ise satılık pek çok devlet görevlisini rahatça bulabiliyorlar.
Türkye Cumhuriyetinde MOSSAD, İzmir’de Siyonistlere bağlı Bilderberg üyesi olan bir otelde Bilderberg toplantılarını yapmaktadır. Bunlara Türkiye'den sadece Fetöşist Fehmi Koru katılmıştır. Burada alınan kararlar hala gizliliğini korumaktadır. MOSSAD’a izin veren masonik devlet başkanları, siyasi parti liderleri, çeşitli ticari faaliyette bulunan iş adamları bu ülkede sürekli darbe çığırtkanlığı yapmışlar ve hala fırsat kollamaya devam etmektedirler. Bugün İran’a karşı ABD ve MOSSAD’ın yanındayız diye beyanatlar verenlere bakınca İran ve Türkiye’de ki hadiselerin tesadüf olmadığını, CİA ve MOSSAD’ın işin içinde olduğunu görüyoruz. Adı İslâm olan ülkelerde görünür şekli ile ABD üsleri ve arka planda da MOSSAD üsleri bulunmaktadır ve buralardan Siyonizm lehine faaliyetlerini sürdürmektedirler. Yani Siyonizm ve Emperyalizm iç içe, kucak kucağa çalışmaya devam ederken Müslümanlar birbirlerinin kuyusunu kazıyorlar, zira başlarına cahiliye dönemi Mekke Kureyza Yahudilerinin soyundan krallar getirilmiştir.
İran’da ki hadiselerin senaristi Türkiye’de ki Fetöşist kakışma ve Gezi hadiselerinin senaristleridir. İran’da kanlı gösteriler, Türkiye’deki gezi kalkışmasının bir başka versiyonu ve füzyle düşüremediği rejime karşı Siyonizmin sahnelediği bir başka flimin gösterimidir.
Eğer İran’da siyonizmin silahlı kuvvetleri olan ABD ve İsrail ordu güçleri ve İran içerisindeki, hain MOSSAD ajanları olan kriptolar başarılı olurlarsa ve bir rejim değişikliğine gidilirse, devrik Yahudi menşeyli Şah Rıza Pehlevi’nin oğlu başa gelirse, ilk iş olarak eskiden olduğu gibi laik, Amerikancı ve Siyonizme hizmet ederek varlığını sürdürecektir. Türkiye ile savaşa sürüklenecek ve bu savaşta mağlup olanda, galip olanda agır borç yükü altında batılıların kapısında köle olacak ve değerli varlıklarını batılılara peşkeş çeker bir duruma gelecekler ve Siyonizmin kölesi olarak arzı mevuda yol açılacaktır.
Aziz Üstel’in Star Gazetesinde(12.07.2021) yazmış olduğu yazıda bakınız ne demektedir. Türkiye’de MOSSAD (İsrail) üsleri adlı yazıda yukarıdaki açıklamamızı net bir şekilde açıklamıştır.
Türkye’de ABD ve NATO üsleri olur da MOSSAD Üssü olmaz mı hiç?!
Gizli bir anlaşma imzalanır 1958 yılında. Anlaşma Türkiye-ABD ve İsrail arsında imzalanmıştır ve bu anlaşmaya dayanarak İsrail Türkiye’de bir MOSSAD Üssü kurar! Bu üste MOSSAD, Türk istihbaratı görevlilerine teknik konularda kapsamlı eğitim verir.
Sonra 70’li yıllarda Türkiye’yi neredeyse bir iç savaşın eşiğine getiren kardeş savaşlarına İsrail çok yakından ilgi göstermeye başladı. Bu iç savaş nedense ABD ve İsrail lehine yapılan bir darbe ile bir gecede sonlandırıldı.
Ve 12 Eylül darbesi geldi. Türkiye Dışişleri Bakan Vahit Halefoğlu 4 Nisan 1985 tarihinde Washington’u ziyaret etti ve İsrail Büyükelçisi Meir Rosanne ile gizli bir görüşme yaptı.
İsrail kaynakları bu görüşmeyi, ABD’den daha çok yardım almak için Türklerin istediğini söyledi. Bu görüşmede Halefoğlu’nun MOSSAD Üssü’nü gündeme getirdiğini, İsrail'lilerin konuyu örtbas etmeye çabaladığını belirtecekti.Türk kaynakları.
Bu görüşmeden yaklaşık otuz yıl sonra 1993 yılında, o dönemim Dış İşleri Bakanı olan Hikmet Çetin İsrail’i ziyaret etti. Bu ziyaret sırasında Türkiye’de İsrail 12 Maddelik çok gizli bir anlaşmaya imza attı. Bu anlaşmaya göre Türkiye MOSSAD’ın Suriye ve İran’a sızmasına ve operasyonlar yapmasına yardımcı olacaktı. Dahası; İsrail istihbaratına Tevel ve Tzomet adlı MOSSAD şubelerinin resmen açılmasına izin verilmişti. İsrail savaş uçaklarına, ABD’nin emri ile Konya’da uçuş üssü tahsis edilmişti. Bu durum eski Belediye Başkanı Doç. Halil Ürün’ün Koya’da bir hava üssü olmasın demesini haklı çıkarmıştı. biz Hikmet Çetin’in imzaladığı anlaşmadan bir süre sonra 1994 yılı Kasım ayında BB Tansu Çiller İsrail’i ziyaret etti. Türkiye MOSSAD ilişkileri ayrıntıları ile ameliyat masasına yatırıldı. O günden bu güne kadar bu ilişki gizliliğini korudu.
Bu nedenle o dönemlerde MOSSAD’ın Türkiye’deki özel operasyon, kitlesel katliam, sabotaj, provokasyon, suikast, 1971-1980 darbeleri, PKK, İkinci Cumhuriyetçiler, Barzani-Talabani, CIA ve Alman BND ile ilişkilerindeki rolü bilerek gizlenmiştir.
Uğur Mumcu’nun 07.01.1993 tarihli “MOSSAD- Barzani” yazısından 17 gün sonra bombalı suikastle öldürülmesi, suikastın Hayfa Limanı’ndan yola çıkan MOSSAD ekibince gerçekleştirildiği yolundaki MİT belgesi hasıraltı edilmişti.
Benzer belgeler, Hablemitoğlu ve Emeç cinayetlerinde de söz konusuydu. Hablemitoğlu, MOSSAD-CİA uzantılı BND özel operasyon timince öldürülmüştü.
Bu ve benzer nedenlerle, MOSSAD’ın Türkiye’deki etkinlikleri ve hala varsa kadrolarının açığa çıkartılması çok ama çok önemlidir.
İran ve Suriye’de Türkiye bölünmeye izin verirse, biliniz ki Türkiye ile İsrail Türkiye sınırında sıcak bir savaşa girecek demektir. İşte bunun için Türkiye, İran ve Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve yönetimini kendi bütünlüğü için sağlamalıdır. ABD üssü olan bir yerde unutulmasın ki MOSSAD üssüde vardı. Hiç yoksa bile ABD üssünü kullanan bir MOSSAD vardır.