İbrahim Halil ER

İbrahim Halil ER

KUR'AN'DA AİLE DANIŞMANLIĞI (BOŞANMADAN ÖNCE SON YAPILACAK ÇÖZÜM ARAYIŞI)

"Eğer karı-koca arasının açılmasından endişeye düşerseniz bir hakem erkeğin tarafından, bir hakem de kadının ailesinden kendilerine gönderin. Bu arabulucu hakemler gerçekten barıştırmak isterlerse, Allah karı-koca arasındaki dargınlık yerine geçim verir. Şüphesiz ki Allah hakkıyla bilendir, her şeyin aslından haberdardır." (Nisa, 35)
Bu ayet aslında aile danışmanlığı sisteminin İslam'da çok önceden oluşturulduğunu göstermektedir.

Her ne kadar burada iki tarafın akrabaların hakemliğinden söz etse de ayetin mefhumu, geçinemeyen karı ve kocanın son bir çırpınışla sorunlarını çözmek için başka kişilerin düşüncelerine başvurmalarını tavsiye ediyor...
Başvurulacak bu kişilerde öncelik her ne kadar akrabalarına düşse de bu sorunu çözmek için başka güvenilir kişilere de başvurulabileceğini göstermektedir.

Bize yapılan başvurular ve bu konuda görüşlerimizi isteyenlere de biz de genelde iki tarafın akrabalarından oluşan bir hakem heyetinin kurulmasını tavsiye ederiz. Ama modern yaşantı artık bizi bu tür hakem heyeti kurmaktan uzaklaştırmıştır.

Genelde bize gelenler, akrabalarının kendilerine bu konuda yardımcı olamayacaklarını ve hatta babalarıyla bile ilişkilerinin iyi olmadığını ya da ailede aklı başında kimsenin olmadığını anlatarak çözüm yolu sormaktadır. Yani artık o geleneksel aile yapımız çözülmüş durumdadır.

İşte biz bu tür durumlarda sorunun çok derin olduğunu gördüğümüzde uzman aile danışmanlarıyla görüşmelerini tavsiye ediyoruz. Eskiden batılı filimlerde gördüğümüzde kınadığımız bu sistem bir çok ailenin dağılmasını da önlediğini gördük. Genelde buradaki görevliler konularının uzmanı olup, sorunun asıl nedenini tespit edip taraflara çözümler sunmaktadır.

Çünkü genelde karı/koca arasındaki kavga ve sorunların her zaman görünen nedenden farklı sebepleri vardır ve ancak bunu uzman birisi ya da olayı çok detaylı irdeleyen, tarafları uzun uzun dinleyen birisi tespit edebilir. Çünkü bu sorunun asıl nedenini iki taraf da unutmuş veya görmemiş olabilir.

Ayet, bize evliliklerin boşanmayla sonuçlanmaması için başvurulması gereken mercileri sıralarken hakeme başvurulmasını ve hakem olarak da önceliğin ailelerde olduğunu vurgularken, aslında hakem kapsamına tüm aklı başında olan veya tarafların itibar ettiği, kabul ettiği kişileri de sokmaktadır. Bunun örnekleri asrı saadette de vardır. Bir çok sahabi ailevi sorunlarını Resulullah'a getirir ve onun çözümünü kabul ederdi.

Fakat taraflar arabulucuların bulduğu çözümü kabul etmeme hakkına da sahiptirler. Yani arabulucuların çözümleri hüküm değildir. Buna örnek sünnette geçmektedir. "Berire, Hz. Âişe tarafından hürriyetine kavuşturulmuş bir kadındır. Hürriyete kavuşmasıyla da, kocasından ayrılma (muhayyerlik) hakkını kazanır. Kocası Mugis'i sevmediği için de, ayrılma kararındadır. Peygamber Efendimiz (as) ayrılmamaları hususunda çaba sarfeder ve Berire'ye kocasına geri dönmesini öğütler, Berîre, Peygamberimiz (as)'e, bu taleplerinin emir olup olmadığını sorar. Arabulucu olarak söylediğini öğrenince de, "ihtiyacım yok" diyerek, hukukun kendine tanıdığı haktan istifade ederek ayrılır. Burada da, her şeye rağmen Peygamberimiz (as)'in aile ocağının sönmemesi için, yoğun gayret gösterdiğini görüyoruz.
Aslında bu ayet boşanma durumuna gelmiş olan akrabalarının boşanmalarını engellemek ve mümkün oldukça onların aralarını yaparak evliliklerini sürmek görevini akrabalarına vermektedir. Yani akrabalar, boşanma durumunda olan yakınlarının aralarını yapmakla da bu ayete göre yükümlüdürler.

SONUÇ OLARAK

Bana gelen sorunların bir çoğunda aslında çözülmeyecek sorunlar olmadığını görüyorum. Bu nedenle boşanmayı düşünenlerin boşanmadan önce tüm yolları tüketmeleri gerekmektedir. Çünkü boşandıktan sonra keşke şunu da yapsaydım pişmanlığını yaşamak istemiyorlarsa tüm yolları denemelidirler.
Unutmayın ki Allah'ın en sevmediği helal boşanmaktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.