Ortak Geleceğe Darbe: Mera Talanı Toplumun Hakkına İhanettir

Kırsal bölgelerimizin en can yakıcı, yıllardır bir türlü çözülemeyen kanayan yaralarından biri yeniden gündemde: Mera işgalleri. Devletin ve milletin ortak malı olan, hayvancılığın can damarı sayılan mera arazilerinin, bazı kişiler tarafından adeta şahsi mülk gibi tepe tepe kullanılması artık sadece bir sınır ihlali değil, toplumsal bir vicdan meselesidir.

Evine, bağına ya da ahırına yakın diye mera alanlarını tapulu malıymış gibi sahiplenen, buralara kaçak yapılar diken zihniyet, yalnızca yürürlükteki kanunları değil, aynı zamanda apaçık kul hakkını da çiğnemektedir.

İnanç ve Hukuk Duvarına Çarpan Çelişki

Dini ve ahlaki açıdan bakıldığında, kamunun, yani tüyü bitmemiş yetimin hakkı olan ortak alanların şahsi menfaatler uğruna gasp edilmesi büyük bir vebaldir. Bu gerçeği bile bile, "Burası zaten boş" mantığıyla hareket ederek meraları bilinçli bir şekilde işgal etmeye devam etmek, hiçbir vicdana sığmaz. Milletin ortak malını gasp ederek helal bir kazanç elde edilemeyeceği ortadadır.

Ekonomik Kayıptan Çok Daha Fazlası: Toplumsal Huzursuzluk

Mera alanlarının talan edilmesi sadece tarım ve hayvancılığa vurulan ekonomik bir darbe değildir. Bu durum, köylerimizde ve kırsal mahallelerimizde huzuru kökünden sarsan ciddi asayiş olaylarına zemin hazırlamaktadır.

Yıllardır süregelen mera anlaşmazlıkları yüzünden komşular birbirine düşmekte, aileler karşı karşıya gelmekte ve ne yazık ki bu hırs uğruna çıkan kavgalar zaman zaman ölümle sonuçlanmaktadır. Üç beş kişinin haksız kazancı ve hırsı uğruna, koca bir köyün, koca bir toplumun huzurunun bozulmasına daha ne kadar göz yumulacak?

Çözüm İçin Ne Yapılmalı?

Bu yağmanın önüne geçmek için artık masaya yumruğun vurulması şarttır. İlgili kurumlar, muhtarlar ve yetkili merciler elini taşın altına koymalıdır:

  • Sıkı Denetim: Mera arazileri üzerinde kapsamlı ve dijital altyapılı denetimler yapılmalı, işgaller vakit kaybetmeksizin tespit edilmelidir.

  • Yıkım ve Tahliye: Mera üzerine bilinçli şekilde yapılan kaçak ahırlar, depolar, çitler ve eklentiler yasal süreçler işletilerek derhal yıkılmalıdır.

  • Caydırıcı Cezalar: İşgal süresi boyunca elde edilen haksız kazançlar için geriye dönük ağır idari ve mali yaptırımlar (ecrimisil) uygulanmalıdır.

Kamu malını işgal etmenin ağır bir bedeli olmalı, "Yaptım, yanıma kâr kaldı" algısı tamamen yıkılmalıdır. Unutulmamalıdır ki; mera bir kişinin değil, tüm milletindir. Ortak hakkı gasp etmek, sadece bir toprağı değil, toplumsal barışı ve geleceğimizi işgal etmektir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.