ROBERT KOLEJ VE BENZERLERİ DERHAL KAPATILMALIDIR !

Hangi ülke kendi içinde ve "kendi çocuklarının" kendisi aleyhinde birer "hâin" olarak yetiştirilmesine müsââde edebilir ?!

Robert Kolej'in 150 senedir böyle hâin bir fââliyet içinde olduğunu, büyüklerimiz görmüyorlar mı, bilmiyorlar mı ?!

Sadece Robert Kolej değil, KOÇ'lar ve SABANCILAR Başta olmak üzere, bu milletin manevi kıymet hükümlerini ( değer yargılarını ) yoketmeye çalışanların himâye ettikleri diğer bütün kreşler, ana okulları, kolejler, liseler ve üniversiteler, behemahal ve daha fazla gecikmeksizin ve derhal devletimizin "tam kontrolüne" alınmalıdır !

..........

Kıymetli dostlarım, ABD'de birkaç gün önce yayınlanan Jeffry Epstein dosyalarında, TÜRKİYE'de Robert Kolej Mütevelli heyeti üyesi Thomas Jr. Landon'ın, 2014 senesinde Jeffry Epstein'e yazdığı mektupta, "TÜRKİYE'de Hükümet'in İslami bir istikamete yöneldiği, kendilerinin bu vaziyet karşısında gayretlerini iki misline çıkardıkları ve fakat bu sebeple paraya ihtiyaçlarının olduğu, bu hususta Gates Vakfı ile irtibat temin etmelerinde yardımcı olması" talebinde bulunmuş..

TÜRKİYE ve milletimiz aleyhinde gayet açık bir faaliyet içinde olduğu esâsen uzun senelerdir zaten bilinen bu "casus / hâin yetiştirme merkezinin" ve diger benzerlerinin, artık daha fazla "altımızı oymalarına" müsââde edilmemelidir.

Kıymetli dostlarım, bu kolejler, TÜRKİYE'nin en parlak beyinlerini, daha ortaokul seviyesinde iken tesbit ediyorlar, ailelerine giderek, "geri çevrilmesi çok zor" maddi vaâdlerde bulunuyorlar ve birçok aile de bu maddi vââdlere tenezzül ederek, hem çocuklarının ve hem de kendilerinin âhiretlerini mahvediyorlar ; memleketimize ve milletimize de çok büyük zararlara ve kötülüklere sebep oluyorlar..

Bakın, Robert Kolej'den mezun olup ta, milletimizin hayatını karartan ve memleketimizin gelişmesine mâni olan ve ABD, İngiltere, İtsrail gibi devletlerin TÜRKİYE'deki taşaronluğunu yapan bazı isimleri dikkatinize sunuyorum :

Agop Dilaçar, Zeki Alasya, Algan Hacaloğlu, Alp Yalman, Aslı Aydıntaşbaş, Celal Şengör, Cem Boyner, Abidin Dino, Bülent Ecevit, Etyen Mahçupyan, Genco Erkal, Gülriz Sururi, Haldun Dormen, Halikarnas Balıkçısı, Hüsnü Özyeğin, Halil Berktay, İbrahim Bodur, İpek Ongun, Kasım Gülek, Ömer Kavur, Cem Kozlu, Ayşe Kulin, Lale Müldür, Levent Sunal, Ömer Madra, Mehmet Emin Karamehmet, Melih Kibar, Mihri Belli, Mim Kemal Öke, Mina Urgan, Jan Nahum, Nazım Kalkavan, Nejat Eczacıbaşı, Neşe Erberk, Nevra Serezli, Neyyire Neyir, Nihat Berker, Nilüfer Kuyaş, Nur Yalman, Nuri Çolakoğlu, Nursuna Memecan, Orhan Eralp, Orhan Pamuk, Osman Kavala, Ömer Koç, Soli Özel, Perihan Mağden, Pınar Kür, Rahmi Koç, Rahşan Ecevit, Halit Refiğ, Refik Erduran, Rona Yırcalı, Rüşdü Saracoğlu, Serdar Bilgili, Sevan Nişanyan...

Kıymetli dostlarım gördüğünüz gibi bu isimler arasında başbakanlık ve bakanlık yapanlardan işadamlarına, spor sanat edebiyât câmiâsına kadar, bütün sektörlerde söz sahibi olanlar var..

Ve bunlar, "millete ve memlekete" cephe almışlar !

Ve bu "ârızalı imâlâtlar" sadece Robert Kolej'den !...

Diğer kolej, lise ve üniversiteleri de dâhil edersek ve buralarda "arızalı eğitimin el'ân devam ettiğini" dikkate alırsak, memleketimizin ve milletimizin nasıl büyük bir tehdit ve tehlike ile karşı karşıya olduğunu net bir şekilde görürüz..

Karşımızdaki şu vahim manzara, millet ve memleket için hiçbir müsbet iddiâsı ve projesi olmayan ve üstelik te karnesi "yolsuzluklar, hırsızlıklar, sabotajlar, manipülasyonlar, ahlâksızlıklar" ile dolu olan CHP'nin ve onun türevlerinin (İP, ZP, DEM...) nasıl olup ta hâlâ insanların teveccühlerine mazhar olabildiğini de açıklıyor...

Çünkü Robert Kolejliler ve bunların diger versiyonları, sahip oldukları muazzam medya imkânları ile vatandaşlarımızın idraklerini ve vicdanları perdeliyor ve hakikatleri ters görmelerini sağlıyorlar !

Bunun ismi : "Beşinci Kol Faaliyeti"dir !

Bir başka ifâde ile "Psikolojik Harp"tir !

Düşman devletler bu harpte başarılı oldukları ülkeleri, tek kurşun atmadan işgal ederler !

Çünkü o ülkedeki insanları, işte bu sessiz ve sinsi harp ile "mankurt" hale getirmişlerdir !

Adam, "prof. - amiral - general" pâyeleri ve rütbeleri bile ihrâz etmiş olabilir...,

Fakat bir de bakarsınız ki, "Lozan" gibi bir ihânet, hıyânet ve teslimiyet andlaşmasına, "tapu senedimizdir !" diye, sahip çıkar !

1908'den beri başımıza gelen ve hâlen de yakamızı kurtaramadığımız "zihniyet işgali" işte budur !

Selâm ve dua ile kıymetli dostlarım.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.