Serbest Piyasa Siyaseti: Sömürünün Modern ve "Ucuz" Yolu

Dünya düzeni, İkinci Cihan Harbi’nden bu yana kabuk değiştiriyor. Eskiden tankla, tüfekle ve fiziksel işgallerle yürütülen sömürü politikaları; günümüzde yerini çok daha sinsi, maliyeti düşük ama etkisi yıkıcı bir modele bıraktı: Serbest Piyasa Siyaseti.

1980 Dönümü: Bloklardan Pazara Geçiş

1980 yılına kadar dünya, NATO ve SSCB ekseninde kutuplaşmış bir "soğuk savaş" tiyatrosuna sahne oluyordu. Ancak bu tarihten sonra güç dengeleri, sömürüyü daha ekonomik hale getirmenin yolunu keşfetti. Küresel güçler (ABD, Rusya, Çin ve yandaşları), artık ülkeleri işgal etmek için devasa bütçeler ayırmak yerine; serbest piyasa ekonomisini, serbest piyasa siyaseti ile harmanladılar.

Bu yeni modelde sınırları aşmak için ordulara gerek kalmadı. Kiralık askerler, dahili ajanlar ve ekonomik prangalar, sömürü ağlarını ülkelerin kalbine yerleştirdi. Bugün Afganistan’dan Ukrayna’ya, Libya’dan Suriye’ye kadar pek çok coğrafyanın bu kıskaçta kıvranmasının temel sebebi budur.

Tam Bağımsızlık Bir Hayal mi?

Günümüzde hiçbir ülkenin tam anlamıyla bağımsız olmadığını söylemek abartı olmaz. Ekonomik ve siyasi bağlar, devletleri birbirine zincirleme bir şekilde muhtaç hale getirdi. Ancak bu bağımlılık sarmalından çıkmanın tek bir yolu var: Milli kimliği ve kültürel temelleri sağlamlaştırmak.

Bir milletin; dili, inancı, tarihi ve idealleri ortak bir potada erimemişse, o milletin bağımsızlığını serbest piyasanın dev çarkları kolayca yutmaktadır.

Türkiye: Direnişin ve Kimliğin Kalesi

Türkiye, bu küresel baskı mekanizmasına karşı diğer ülkelerden "bir gömlek daha önde" bir duruş sergiliyor. Ekonomik saldırılara, darbe girişimlerine ve dış baskılara göğüs gerebilen bu iradenin arkasında, binlerce yıllık Müslüman Türk Milleti kimliği yatmaktadır.

Tarih boyunca imkansız denilen zaferlere imza atan bu necip millet, bugün de benzer bir "kimliksizleştirme" operasyonu ile karşı karşıyadır. Dış güçlerin ve onların içerideki uzantılarının temel hedefi şudur:

  • İtibarsızlaştırmak,

  • İnançlarından koparmak,

  • Kadim tarihinden uzaklaştırmak.

Sonuç: Küllerinden Doğmak

Serbest piyasa siyasetçilerinin tüm hilelerine ve çirkefliklerine rağmen, Türk milleti küllerinden yeniden doğma sürecindedir. Biz; kültürümüzden, örfümüzden ve inancımızdan ödün vermediğimiz sürece, üzerimize gönderilen yıldırımlar etkisiz kalacaktır.

Kendi siyasetini ve ekonomisini dışa bağımlılıktan kurtaran, dik duruşunu bozmayan bir Türkiye; sadece kendi sınırları için değil, hamilik ettiği tüm mazlum coğrafyalar için de bir umut ışığı olmaya devam edecektir.

Yeter ki kim olduğumuzu unutmayalım. Veselâm.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.