Yok Mu Suikastçı Bir Babayiğit?

ZULMÜN MİMARLARI VE TARİHİN HÜKMÜ

Yok Mu Bir Babayiğit Suikastçı?

Bu suikastı düzenleyecek kim veya kimler varsa tarihin en büyük ödülünü alacaklar...

Bugün İran’a yönelik açık tehdit dili, bölgeyi yeni bir felaketin eşiğine sürüklemektedir. Sürekli savaş senaryoları üreten, saldırıyı siyaset aracı hâline getiren bu anlayış; barışı değil, kaosu beslemektedir. Hiçbir devlet, hiçbir yönetim, başka bir ülkeyi tehdit ederek meşruiyet üretemez. İran hükümeti biran önce en sert adımı atmalı ve bu iki alçağı cehennem ateşine göndermeli...

Filistin’de taş üstünde taş bırakmayan yıkımın, Irak’ta bir ülkeyi haritadan silen işgalin, Lübnan’ı istikrarsızlığa sürükleyen savaş politikalarının arkasında aynı zihniyet vardır. Bu zihniyetin siyasal yüzleri arasında Donald Trump ve Bünyamin Netanyahu, çağımızın en kanlı, en sorumsuz ve en pervasız aktörleri olarak tarihe geçmiştir.

Milyonlarca insanın ölümüne, sakat kalmasına, yurtlarından edilmesine sebep olan kararlar; saraylarda, güvenli masalarda, çıkar hesaplarıyla alınmıştır. Bu isimler için savaş bir felaket değil, bir araçtır. İnsan hayatı ise sadece istatistikten ibarettir.

Bugün insanlığın ihtiyacı, yeni kahramanlar ya da sahte barış nutukları değil; küresel bir vicdan ittifakıdır. Halkların, aydınların, hukukçuların ve onurlu devletlerin birleşerek bu isimleri meşruiyet zemininden söküp atmaları, işlenen suçları teşhir etmeleri ve tarihin önüne çıplak gerçeklerle koymaları gerekir.

Zulüm dokunulmaz değildir.

Güç sonsuz değildir.

Ve hiçbir lider, milyonların ahını taşıyarak tarihten aklanamaz.

Trump ve Netanyahu, sadece dönemlerinin yöneticileri değil; bir yıkım siyasetinin sembolleri olarak anılacaktır. İsimleri; adalet, barış ve insanlık başlıklarının altında değil, utanç, kan ve enkaz satırlarında yer alacaktır.

Tarih, zalimleri affetmez.

Sadece zamanı gelir… ve hükmünü verir...

Bugün devletler ayakta durmak istiyorsa erkenden bu iki alçağa karşı askerî saldırı, vurmaları, ajanları idam etmeleri ve suikast gibi doğrudan şiddet ve infaz çağrısı yapmaları gerekir ve bunu hayata geçirmeleri gerekir.

Tarih bize defalarca öğretmiştir ki; zulüm, merhametle değil, zulmü durduracak kararlılıkla geri püskürtülür. Zalim, kendi dilinden başka bir dili anlamaz...

28.01.2026 Özkan ORUN

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.