Küresel Satranç ve Amerikan İç Kırılması: Borç Sarmalında "Sistemik Çöküş" Senaryosu

2026 Ocak ayı, finans tarihine sadece ekonomik verilerin değil, jeopolitik ve iç siyasi depremlerin aynı anda yaşandığı bir "fırtına ayı" olarak geçiyor. FED’in faizleri %3,50-3,75 bandında sabit tutma kararı, 39 trilyon dolarlık borç yükü altında ezilen bir imparatorluğun hem dışarıda hem de içeride verdiği varlık mücadelesinin son perdesidir.

1. "Washington’a Hayır":

Eyaletlerin Kalkışması ve Federal Kriz

Amerika'nın içindeki tablo, bugün dış borçtan daha acil bir tehdit haline gelmiştir. Teksas başta olmak üzere birçok eyaletin göçmen politikaları, sınır güvenliği ve federal bütçenin kullanımı konusunda merkezi hükümete karşı başlattığı "direniş", ABD’nin iç bütünlüğünü sarsıyor.

Yetki Savaşı: Federal ajanlar ile eyalet kolluk kuvvetlerinin karşı karşıya gelmesi, yatırımcı nezdinde "ABD devletine" olan güveni zedelemektedir.

Ekonomik Bölünme: Eyaletlerin kendi içlerinde "alternatif finansal güvenli alanlar" (altın tabanlı eyalet yasaları gibi) oluşturma çabası, doların sadece dünyada değil, bizzat kendi topraklarında da sorgulandığını gösteriyor. İç kargaşa, sermayenin güvenli limanlara (Altın, Gümüş, BTC) kaçışını 2x hızlandırmıştır.

2. FED ve Powell: Baskı Altında Bir Kale

Jerome Powell’ın son toplantıdaki gergin tavrı ve "bağımsızlık" vurgusu, Beyaz Saray’dan gelen "faizleri derhal indir" baskısına karşı bir savunmadır. Powell, faizleri sabit tutarak doların değerini korumaya çalışsa da, içerideki kargaşa ve eyaletlerin kalkışması bu savunmayı zayıflatıyor.

Powell’ın Çıkmazı: Faiz indirse enflasyon ve borç patlayacak; indirmese konut sektörü ve eyalet bütçeleri iflas edecek. Bu sıkışmışlık, piyasanın "FED artık kontrolü kaybetti" algısını güçlendiriyor.

3. İran Kuşatması: Dışarıda "Kriz İhracı"

İran’ın askeri ve ekonomik olarak tamamen çevrelenmesi, ABD’nin içerideki kargaşayı örtbas etmek ve doların hegemonyasını "petrol-güvenlik" ekseninde tutmak için attığı bir adımdır.

Enerji Primi: İran’daki gerginlik petrol arzını tehdit ettikçe, altın ve gümüş bu belirsizliği fiyatlayarak rekor kırıyor.

Stratejik Zamanlama: İçeride eyaletlerin başkaldırdığı, dışarıda borcun 39 trilyon dolara dayandığı bir ortamda "dış düşman" odaklı bir gerilim, finansal sistemi bir arada tutan son yapıştırıcı olabilir.

4. Neden Ayı Tuzağı Değil?

Piyasalardaki bu hareketlilik geçici bir spekülasyon veya "ayı tuzağı" olamaz; çünkü temel sarsılıyor:

Altın ve Gümüş: Sert yukarı hareket, sadece bir faiz tepkisi değil, "Amerikan İç Barışı"nın bozulmasına verilen bir güvensizlik tepkisidir.

Bitcoin: Eyaletlerin federal hükümete başkaldırdığı bir ortamda, "merkeziyetsizlik" bir lüks değil, zorunluluk haline gelmiştir.

Sonuç: Plaza Anlaşması’nın Karanlık Yüzü

40 yıl önceki Plaza Anlaşması’nda ABD dünyayı masaya oturtmuştu; ancak bugün ABD’nin kendi içindeki eyaletleri masaya oturtacak bir gücü kalıp kalmadığı tartışılıyor. Faiz kıskacı + İç kargaşa + İran kuşatması denklemi, doların dünyadaki "tek hakim" olma döneminin sonuna işaret ediyor olabilir.

Yatırımcının altın, gümüş ve kripto paralara olan saldırgan talebi, aslında bir varlığın değerlenmesinden ziyade, "mevcut sistemin iflasına" verilen bir ön tepkidir.

Peki Faiz Artışı Bir Kurtuluş Reçetesi Olabilir mi?

Küresel finansın kalbi Washington'da atarken, 39 trilyon dolarlık borç sarmalı ve eyaletlerden yükselen federal başkaldırı sesleri, bildiğimiz iktisat teorilerini sarsıyor. Piyasanın büyük bir bölümü FED’den "merhamet" (faiz indirimi) beklerken, daha derin bir analiz, sistemin bekasının aslında agresif bir faiz artışı ve kontrollü bir yavaşlamada yattığını fısıldıyor.

1. "Acı Reçete": Neden Faiz Artışı?

Piyasanın faiz artışı ve yavaşlama istemesi, kısa vadeli sancı pahasına uzun vadeli kanseri tedavi etme isteğidir.

Balonun Sönmesi: Faiz artışı, spekülatif varlıklardaki köpüğü alır ve 39 trilyon dolarlık borcun daha fazla büyümesini teknik olarak zorlaştırır.

Enflasyon ve Güven: İçeride eyaletlerin federal hükümete karşı "mali bağımsızlık" sinyalleri verdiği bir ortamda, FED’in faiz artırarak doların "nadirliğini" ve "değerini" savunması, sarsılan otoriteyi yeniden tesis edebilir.

Not: Bu analiz, jeopolitik ve iç siyasi gelişmelerin finansal piyasalara etkisini yorumlamak amacıyla hazırlanmıştır, yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz.

***Birkaç gün evvel FED kararı evveli paylaştığımı yazıyı, faiz sonrası öngörülerimle harmanladım.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.