Rasim DUMAN
Dijital Çağın Yeni Kalesi: "BİLGE"miz Hayırlı Olsun
Günümüz dünyasında küresel güç dengeleri artık sadece sahada değil, dijital evrende belirleniyor. Teknik, sınai, iktisadi, siyasi ve askeri sahalarda ön sıralarda yer alan tüm devletlerin kıyasıya bir "Yapay Zekâ Yarışı" içinde olduğunu, gönül gözü nankörlük, hıyanet ve dalalet arızaları ile kapanmamış olan herkes açıkça görüyor.
İşte bu devler liginde, Türkiye’nin geride kalmayacağına ve yarışı önde götürenler arasında yerini alacağına inananlardan biri olarak, uzun zamandır hasretle beklediğimiz o büyük müjdeye nihayet kavuştuk. Yerli ve millî yapay zekâmız BİLGE yayınlandı. O büyük ve güzel mürüvvet günü, bugünmüş; Elhamdülillah.
Emeği Geçenlere Kalbî Bir Teşekkür
Evleviyetle bu tarihi adımı, bu "Yerli ve Millî Yapay Zekâ"yı ülkemize kazandıranlara; başta Baştacımız, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, bu meyanda emeği geçen tüm beyin takımına en kalbî tebrik, teşekkür, takdir ve muhabbetlerimi sunuyorum.
Cenâb-ı Allah hepsinden razı olsun; devletimize ve milletimize daha büyük, daha güzel hizmetlerde bulunmalarını ve nice kalıcı eserler ortaya koymalarını nasip ü müyesser eylesin, âmin.
Yapay Zekâda "Hafıza" ve Dil Endişemiz
Elbette bu büyük sevincin yanında, yerli teknolojimizin muhtevasına dair bazı haklı endişelerimi de dile getirmek vazifemdir. Benim bu mevzudaki en büyük çekincem, bu yapay zekâya da "laik / Kamalist" bir zihniyetle, yakın tarihimiz ile alakalı olarak "tahrif edilmiş bilgilerin" yüklenmiş olması ihtimalidir.
Kezâ bu yüklemelerin, "Agop Dilaçar Türkçesi" yani uydurulmuş ve ismine de "Öztürkçe" denilmiş o "kuş / kurbağa lisanı" ile yapılmış olması da kuvvetle muhtemeldir. BİLGE’mizin bu ideolojik ve lisanî "hastalıklar" ile maluliyeti galip ihtimal olmakla beraber, ben bugün "bardağın dolu tarafına" bakmayı tercih ediyorum. Çok büyük bir mutluluk ve gurur hissediyorum; zira dijital dünyada o tarz "arızaların" ilerde tamir edilmesi ve aslına rücu ettirilmesi her zaman mümkündür.
Küresel Yarışta "Hız ve Bilgi" Çağı
Bugün için kritik, hatta stratejik derecede mühim olan tek bir şey vardır: Yerli ve millî yapay zekâmıza kavuşmuş olmamızdır.
Şunu herkes iyi bilmelidir ki; günümüz dünyasında tekâmülün ve inkişafın en mühim, en kıymetli unsuru, bilginin en hızlı ve en teferruatlı şekilde öğrenilmesi; yine en hızlı, en geniş ve en mükemmel şekilde tatbikat sahasına konulabilmesidir. Bunu hangi ülke en kusursuz şekilde yapabilirse, küresel yarışı o göğüsleyecek ve netice itibariyle diğer ülkelere askeri, sınai ve siyasi sahalarda fâikiyet (cebrî üstünlük) temin edecektir.
-
Hızlı Öğrenme: Bilgiyi en detaylı şekilde işleme gücü.
-
Stratejik Uygulama: Saniyeler içinde en doğru kararı hayata geçirme yeteneği.
-
Siber Üstünlük: Geleceğin savunma doktrinini belirleme kabiliyeti.
İnanıyorum ki, bu stratejik yarışın nihai galibi biz olacağız inşallah. Yerli ve millî şuur ile hassasiyetleri haiz olan herkesi, bu büyük mürüvveti görmeye, başımızdaki liderlerin kıymetini bilmeye ve bu ortak sevincimize iştirak etmeye davet ediyorum.
Savunma Sanayiinde Yapay Zekâ Devrimi
Kıymetli dostlarım, sizleri daha da fazla sevindirecek, göğsünüzü kabartacak bir hususu daha buraya not etmek isterim:
Bugün Savunma Sanayimizda yapay zekâdan ve süper bilgisayarlardan gayet kesif (yoğun) bir şekilde faydalanılıyor. Klasik ve konvansiyonel metodlarla, insan eliyle birkaç ay sürebilecek muazzam işler ve hesaplamalar, bu teknoloji sayesinde artık birkaç saatte hallediliyor. Türkiye, millî teknolojisiyle geleceğe yürüyor.
Selâm ve dua ile.