Hüdaverdi ÖZ
NAMAZ İLLEDE NAMAZ
İslamın beş şartından namaz, kelimei şehadetten sonra ki en önemli ibadettir.
Kulun ahirette ilk hesaba çekileceği ibadet ise gene namazdır.
Namaz dan hesabı tam verirse, diğerleri den de kolay geçeceği buyurulmuştur.
Nefis insanın aklına getirebilir...
Hâşâ Allah'ın namaza ihtiyacı mı var?
Bediüzzaman hazretleri der ki...
Hayır, Allah'ın namaza ihtiyacı yoktur, lakin senin namaza ihiyacın vardır.
Neden?
İsra 44 de buyurulur ki...
O'nu hamd ile tesbih etmeyen yüceltmeyen hiçbir şey yoktur"
Yani bütün mevcudat kendi lisanı hali ile Allah [cc] ibadet ederler.
Bu iş şuna benzer ki...
Bir işçi, bir esnaf bir memur, bulunmuş olduğu ülkeye cüzi bir vergi öder.
O ülkenin onun ödeyececeği üç, beş bin lira ya ihtiyacı mı var?
Hayır...
Lakin o kimse, o üç, beş bin lirayı vermese bu sefer vergi ödeyenler onu şikayet ederler ki biz vergi veriyoruz da o neden vermiyor diye.
Yani amme davası açılır.
Aynen de onun gibi...
Hayvanat o insandan şikayetçi olur ki
ben hem ona hizmet ettim, hem de ibadet ettim ama o namazını kılmadı diye.
Nebetat şikayetçi olur ki, ben hem insana hizmet ettim, hem de ibadet ettim, ama insan etmedi diye.
Yani amme davası açılır.
Hem sana bir insan cüzi bir iyilik yapsa eğer hâlâ insanlığın ölmedi ise ona bir teşekkür etmezmisin?
Seni mümin olarak yaratan.
Sana envai çeşit nimeler veren
Sağlık sıhhat afiyetler veren Rabbına karşı en güzel ve en efdal teşekkür ise beş vakit namazını kılmaktır.
Benim kalbim temiz demekle kişi kendini kurtaramazsın. Namaz kılmayan insanın kalbi nasıl temiz olur ki?
Bakınız islam büyükleri namaza nasıl ehemmiyet vermişler.
Hz Ömer [ra] Ebü Lülü yü göstererek, şu adam yarın bizi şehit edecek buyurarak keramet gösterdi.
Yanındakiler; öyleyse hemen kellesini vuralım ya emirel müminun dediler.
Hz. Ömer hayır, adam henüz bir şey yapmadı, biz şimdi onu öldürürsek katil oluruz buyurdu.
Ertesi günü, çeşitli rivayetler olsada Hz Ömer namaz kılarken, hançerleyerek şehit etti.
Doktorlar geldi, yaralarını dikti.
Derken NAMAZ VAKTİ geldi çattı.
Doktorlar sakın ayağa kalkma ya Ömer yoksa dikişler patlar, şehit olursun buyurdular.
Hz Ömer...
"Bir vakit namaza bin Ömer feda olsun" buyararak kalktı namazını kıldı ardından da ruhunu teslim etti.
30 yıl dağlarda elde kılıç moskof'a karşı savaşan ŞEYH ŞAMİL birgün öğle namazını kılıp savaşa tutuşmuştu.
Bir mızrak gelerek karın boşluğundan girip arkadan çıkmıştı. Onbeş gün baygın yatıp uyandığında ilk sözü, anne ikindi geçti mi oldu.
Rus çarına esir düşünce, Çar ona karşı çok saygılı davranıp, bir isteği olup olmadığını sordu?
Oda namaz kılacak bir yer talep etti.
Çar bir kilisenin hazırlanıp Şamil'e tahsis edilmesini emretti.
Kiliseyi hazırlayanlar, kilisede ki heykelleri bir bezle kapatmak isterken Şamil onlara şöyle dedi...
"BIRAKIN YARIN YEVMİ KIYANETTE ONLARDA ŞAHİT OLSUN Kİ, ŞAMİL BURADA DAHİ NAMAZINI KAÇIRMAMIŞTIR".
Şamil rus çarına artık Medine ye gitmek istediğini söylemiş, rus çarı önce tereddüt etti ki, acaba tekrar bize karşı savaşır mı diye. Bunu anlayan Şamil artık yaşlandığını Medine ye gitmek son arzusu olduğunu çar'a söyleyince, çar tamam deyim müsadeyi verdi.
Hac mevsimi gemiyle önce cidde sonra da Mekke ye ulaştı.
Hacılar Şamil inde burada olduğunu öğrenince rica ettiler ki Şamili herkes dünya gözüyle bir kere görsünler.
Onu sırtlarına alarak Kabe nin damına çıkartarak bütün hüccacın görmesini sağladılar. Hac vazifesini yerine getiren Şamil yanına aldığı yetmiş mücahidi ile Medine'ye doğru yola çıktı.
Peygamber [sav] efendimiz o tarihlerde Medine de yaşamakta olan bir torununa rüyasında, yarın Mekke den benim kıymetli bir evladım gelecek ona izzeti ikramda kusur etme diye emir verir.
O mübarek zatta Şsmil'i Medine nin dışında karşılar. Önce bir hafta kasar misafir eder bir hafta sonra Şamil yıllardır aşkıyla yanıp tutuştuğu Peygamber [sav] efendimizin ravzasına doğru yola çıkar.
Babüs Selamdan girince...
Es selamü aleyküm Ya Rasulullah der.
Yanında ki yetmiş mücahidi ve o an orada bulunan müminler şahitlik eder ki Rasûlullah [sav] açıktan...
Ve aleyküm selam ey Şamil evladım dediğini herkes duyar.
Bu sesten sonra Şamil in sırtında ki otuz yıllık yorgunluk kalkar gider.
Kaynak: Şeyh Şamil.
Yazar: Tarık Mümta Göztepe