Mustafa Cemal TOMAR

Mustafa Cemal TOMAR

ZULMÜ ALKIŞLAYAMAM, ZALİMİ ASLA SEVEMEM

ZULMÜ ALKIŞLAYAMAM, ZALİMİ ASLA SEVEMEM,

Merhum Mehmet Akif ERSOY'un "Zulmü Alkışlayamam" adlı şiirin ilk mısrasını başlık yaparak söze başlamak istedim. Zira dünyada büyük bir zulüm var. Adeta iki grup insan var dünyada sanki. Zulmedenler ve zulmedilenler diye..

Zulmetmek demek sadece savaş meydanlarında güçlü olan devletlerin, güçsüz olanlarını ezmesi, gücünü kırması, sefil duruma düşürmesi, var olan imkânları kısıtlaması anlamına gelmez. Daha geniş çerçeveden olaya bakmak icap eder. Zira zulüm hayatın her aşamasında mevcuttur.

Tarih boyunca maalesef güçlü olan insanlar güçsüz olanlarını az ya da çok zulmetmiştir. Atasözümüzde bu acı gerçek " Büyük balık Küçük balığı yutar" şeklinde ifade etmiştir.

Zulmün hiç olmadığı, adaletin tamamıyla tesis edildiği sistem, islâm nizamıdır. İslâmın dışındaki bütün sistemler "zulüm" üzerine kurulmuştur. Gerçek islâm nizamını temsil eden bir islâm ülkesi halihazırda dünya üzerinde olmadığına göre az veya çok her yerde zulüm var demektir.

Peygamberimiz sav'in en yakın arkadaşı, sahabiler efendilerimizin üstadı Hz. Ebubekir (RA) halife seçildiğinde yaptığı muhteşem konuşmasını dikkatinize çekmek isterim.

Hz. Ebu Bekir’in ünlü nutku:

"Ey Nas (İnsanlar)!

Sizin en iyiniz olmamakla beraber sizin başınıza geçmiş bulunuyorum. Görevimi yollu yolunda yaparsam bana yardım ediniz, yanılırsam bana doğru yolu gösteriniz. Doğruluk emanet, yalancılık hıyanettir.

İçinizdeki zayıf hakkını alıncaya kadar benim için kuvvetlidir. İçinizdeki kuvvetli de, -onda varsa- başkasının hakkını verinceye kadar zayıftır.

Bir millet Allah yolunda cihadı terk ederse, o millet zillete duçar olur. Bir millette fenalık revaç bulursa, bütün o millet belaya uğrar.

Ben Hz. Allah’a ve Peygambere itaat ettikçe, siz de bana itaat ediniz. Ben Allah’a ve Peygambere isyan edersem bana itaatiniz lâzım gelmez.

Allah cümlenizi rahmetine lâyık eylesin. Amin.."

Şu muhteşem konuşmaya bakar mısınız? Mehmet Akif'in; Doğrudan doğruya Kur’ân’dan alıp ilhamı, Asrın idrakine söyletmeliyiz İslâmı" dediğinin açılımı yukarıdaki Hz. Ebubekir (RA)'ın konuşmasında görüyoruz. Kur'an'dan beslenmeyen sistem, "zulüm sistemi"dir. Halihazırda dünyada olduğu gibi. İki sınıf insan var: Ezenler, ezilenler.

Ezenler az, ezilenler çoktur. Bir kişiye 99 pul, 99 kişiye bir pul misalini her devlette görüyoruz maalesef! On milyon sigorta-bağkur emeklisine on bin lira maaş, , bunun yanında aylık geliri en az yüz katı olan iktidara yakın isimlere reva gören sistemin adı ne olabilir sizce? Üst düzey yöneticilere bakınız, üç beş maaşın dışında yan ödemelerle beraber ayda binlerce kişinin aylık kazancı bir milyonu aşmaktadır. Bu bahsettiklerim me'mur olanlardır. İş adamlarının aylık geliri ise bizim gelirimizin bin katı olduğunu söylersem şaşırmayalım.

Sahi enflasyon canavarıylâ milletin alın- terini, uyurken çalan sisteme ne diyebiliriz? Köylü, milletin efendisidir diyerek köylüye tarla ektirip, yıl boyu çalıştırarak elde ettiği ürünü maliyet fiyatının altında sattırmaya mejbur kılan sistemin adı nedir acaba? Serbest rekabet mi diyelim, kaderimiz mi diyelim, vatanımız sağolsun mu diyelim?.. Yöneticilerimiz ne takdir ederse "baş tacı" mı diyelim...

Şu Ayet-i Kerime Kur'an'ı Kerim'in bir çok yerinde tekrarlanır. Bismillahirrahmanirrahim." VEMA ZALEMUNÂ VE LÂKİN KÂNUU ENFUSEHUM YEZLİMUUN" "

O soydaşlarınız (işledikleri günahlarla) bize hiçbir zarar vermediler, fakat (sadece) kendilerine zulmettiler" Burada yukarıda bahsettiğim akipetin sonucunu millet olarak biz taktir etmişizdir, yani " siz nasılsanız öyle yönetilirsiniz" demek oluyor. Ettim buldum demektir diğer bir ifade ile...

Diğer bir Ayet-i Kerime 'de Cenab-ı Hak;

Şurası kesindir ki, Allah Teâlâ; insanlara zerre kadar zulmetmez. Ne var ki, insanlar kendi kendilerine zulmedip duruyorlar." Buyurmaktadır. (Yunus, 10/44)

Şu halde, zulmeden topluluklar sonuç itibarıyla bunun hesabını kat kat vereceklerdir."Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste" atasözünde belirtildiği gibi..

.Burada Ayet-i Kerime'den bir de insanoğlu kendi kendine de zulmetmiş olduğunu anlıyoruz. Bir insan kendisine indirilen din sayesinde önüne konulan " hidayet yolundan" sapması hem kendine hem de etraftakilere zulmetmesi anlamı meydana gelmektedir. Kişi yaratılışına uygun olmayan bir davranışı sergilemesi, örneğin: içki içmesi,haram lokma yemesi vücuduna zarar vermesi anlamına geliyor ki, buna "kendi kendine zulmetme" denmez mi? Allah Teâlâ zulmeden toplulukları ve kavimleri ennihayetinde helâk etmiştir. Nitekim Araf Suresi 4. Ayet-i Kerime'de Cenab-ı Hak; Biz nice şehirler helak etmişiz ki azabımız gelip çattığı zaman ya geceydi; halk, uykuya dalmıştı, yahut da gündüzdü, öğle uykusundaydı, dinlenmedeydi. Buyurmaktadır. Kavimlerin helakıne sebep olan hadiseler, günümüzde zulmedicilerin zulümlerine benzerdi. Başta Allah Teâlâ'ya şirk koşmak, peygamberlerin tebliğine inanmamak, peygamberlerin getirdiği vahyi eskilerin masalları demek, böbürlenmek, verdikleri sözleri tutmamak, ekinleri ve neslin yapısını ifsat etmek, peygamberleri ve onların yolundan gidenlere zulmetmek, ilâhlık taslamak, peygamberlerini öldürmek gibi...sebeplerden kaynaklanıyordu. Günümüzde de çok benzer durumlar yaşanmaktadır.

Bu geçici dünyada (emin olun) zulme uğrayanlar, sonuç itibarıyla zulmedenlerden daha kârlı çıkacaklardır. Bu gerçeği Mevlâna ne güzel ifade etmiş; "Mazlum ol zalim olma.

Üzülen ol,üzen olma.

Mahşerde hesap zordur.

Ezilen ol,ezen olma".

Değerli dostlar; Zalime destek de zulümdür. Milletin zararına olan bir yasayı mecliste çıkarmak için kalkan her el zulme kalkıyor demektir. Vaktiyle düşman askerlerine elbise dikerek geçindiğini söyleyen birisinin durumu; İmamı Şafiye, fetvası sorulur.Öyle bir zamanda değil elbise dikmek, böyle bir terziye iğne iplik taşıyan da zalimdir fetvasını vermiştir.

Bir an önce bütün hal ve hareketlerimizi hakiki slâm süzgecinden geçirmeliyiz. Silkelenmeliyiz. Rüzgarın esip ağaçlardaki sararan yaprakları, çürüyen meyveleri döküp ağaç ve ormanları temizlediği gibi, bizler de iyice silkelenip kendimizi bir an önce temize çıkarmalıyız. Ramazan'ın son üç günü tam da zamanıdır diyor, sevgi ve saygılarını okurlarıma sunuyorum.Selam ve Dua ile...

07.04.2024

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.