Avrupa’da İndirim, Bizde Zam: Ticari Ahlakın İki Farklı Yüzü

Uzun yıllarımı Almanya’da geçirmek, orada çalışmak ve yaşamak zorunda kaldım. Alman disiplinini fabrikalarında gördüm, AVM’lerinden alışveriş yaptım, otellerinde çalıştım ve toplu taşımalarını kullandım. Yani o kültürü, turist gibi değil, bizzat içeriden biri olarak soludum.

Bize göre onlar "gavur", yani gayrimüslim. Onları inanç sistemleri üzerinden övmek bize yakışmaz elbet. Ancak yiğidi öldürüp hakkını yememek gereken bir konu var: Batı dünyasının iş ve sosyal ahlakı.

İnanç Farklı, Peki ya Vicdan?

Batı dünyası, kendi değer yargılarına göre vicdanlı bireyler yetiştirmeyi başarıyor. Elbette bizim İslam ahlakımıza ve aile yapımıza ters düşen pek çok yanları var. Nikahsız birlikteliklerin teşviki, boşanma zorlukları gibi konular bize göre büyük bir ahlaki çöküntü. Bizim penceremizden bakıldığında aile kavramları zayıf görünebilir.

Ancak madalyonun diğer yüzünde; devletin, milletin menfaatinin ve toplumsal düzenin bizden çok daha iyi korunduğu gerçeği yatıyor.

"Müslüman" Etiketinin Ötesindeki Ahlak

Almanya’da parklar toplumun ortak malıdır; bu yüzden bir köpek sahibi, köpeğinin pisliğini toplamak zorundadır ve toplar da. Üstelik bunun için ciddi bir vergi öderler. Kilise vergisi, televizyon vergisi derken vatandaşlık görevlerini aksatmazlar.

Devlet ile vatandaş arasındaki güven ilişkisi muazzamdır. Devlet, vatandaşa olan borcunu anında öder, kendi alacağını da tahsil eder. Caddelerde "bir dakikalığına durdum" diyerek trafiği felç eden yanlış parkları göremezsiniz. Kaldırım işgali yoktur.

İş hayatındaki dakiklikleri ise dillere destandır. Mesai saatinde kaytarma olmaz, işçinin hakkı teri kurumadan verilir, fazla mesai asla gasp edilmez. Ticari ahlak, toplumun çimentosudur.

Noel'de İndirim, Ramazan'da "Fırsatçılık"

Gelelim canımızı en çok acıtan noktaya: Fiyatlar ve Bayramlar.

Hıristiyan dünyası, kendi kutsal günleri olan Noel ve Paskalya bayramlarında ne yapıyor biliyor musunuz? Fahiş fiyat artışı yapmak bir yana, insanlar bayramı rahat geçirsin diye indirim yapıyorlar. Zincir marketlerden küçük esnafa kadar herkes bu dönemde halkın alım gücünü destekliyor.

Peki, nüfusunun %99’u Müslüman denilen güzel ülkemizde durum ne?

İslam ahlakının yaşandığı iddia edilen topraklarımızda, Ramazan ayı yaklaşınca veya bayramlar gelince esnafın ve market zincirlerinin ilk işi etiketleri değiştirmek oluyor. Emekliye veya asgari ücretliye yapılan zammı duyar duymaz, daha o para vatandaşın cebine girmeden raflardaki fiyatları astronomik şekilde artırıyorlar.

Akif’in Dediği Gibi...

Bayramları, manevi iklimi bir "fırsat" olarak görüp vatandaşı sömürmek, nasırlı ellerin emeğini çalmak hangi ahlaka sığar? Vicdanın rafa kalktığı, açgözlülüğün zirve yaptığı, insani değerlerin sıfırlandığı bir ticari ortamdayız.

Bu manzarayı görünce, Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un o meşhur tespiti geliyor aklıma ve her şeyi özetliyor:

"Dinleri var işlerimiz gibi, işleri var dinimiz gibi."

Avrupa’nın inancını değil ama iş ahlakını, disiplinini ve insana verdiği ticari değeri örnek almadığımız sürece, sadece tabelada "Müslüman" kalmaya devam edeceğiz gibi görünüyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.