Mesut ŞİMŞEK

Mesut ŞİMŞEK

GÜLENGÜBİN (GÜL BALI): KADİM TIPTAN GÜNÜMÜZE UZANAN ŞİFA MİRASI

KIYMETLİ DOSTLARIM;

Doğa, insan sağlığı için sayısız mucizeyi bünyesinde barındırır. Bunlardan biri de yüzyıllardır Osmanlı hekimleri ve İbn-i Sina gibi büyük tıp âlimleri tarafından tavsiye edilen Gülengübin, yani halk arasında bilinen adıyla Gül Balıdır.

Bugün sizlerle yalnızca bir tarif değil, doğru hazırlandığında adeta doğanın sunduğu değerli bir destekleyici besini paylaşmak istiyorum.

Ancak burada en önemli konu; doğru gülü seçmek, doğru balı kullanmak ve doğru şekilde hazırlamaktır.

inshot-20260629-153508487.jpg

Gülengübin; hiçbir katkı maddesi kullanılmadan, doğal kokulu ve ilaçsız yetişmiş gül yapraklarının ham bal içerisinde belirli bir süre bekletilmesiyle elde edilen geleneksel bir fitoterapi preparatıdır.

Bu süreçte bal, gülün içerdiği değerli fitokimyasalları yavaş yavaş bünyesine geçirir.

Ortaya sadece güzel kokulu bir bal değil, aynı zamanda zengin antioksidan içeriğe sahip doğal bir destek ürünü çıkar.

GÜLÜN İÇERDİĞİ DEĞERLİ BİLEŞENLER

Özellikle Isparta gülü (Rosa damascena) oldukça zengin bir bitkidir.

İçeriğinde;

• Flavonoidler

• Polifenoller

• Antosiyaninler

• Geraniol

• Sitronellol

• Nerol

• Kuersetin

• Doğal aromatik uçucu yağlar

bulunur.

Bu doğal bileşenler güçlü antioksidan özellikleriyle hücreleri oksidatif stresten korumaya katkı sağlayabilir.

HAM BAL NEDEN ÖNEMLİDİR?

Kullanılacak bal mutlaka;

✔ Isıl işlem görmemiş

✔ Gerçek ham bal

✔ Katkısız

✔ Filtre edilmemiş olmalıdır.

Çünkü ham balın içerisinde;

• Diastaz enzimi

• İnvertaz enzimi

• Glukoz oksidaz enzimi

• Doğal prebiyotikler

• Organik asitler

• Mineraller

• Vitaminler

bulunmaktadır.

Yüksek sıcaklık bu değerli enzimlerin önemli bir kısmını azaltabilir.

☀ GÜNEŞTE BEKLETME KONUSUNDA EN ÇOK YAPILAN HATA

Birçok tarifte "40 gün güneşte bekletin" ifadesi yer alır.

Ben bunu doğru bulmuyorum.

Çünkü uzun süre doğrudan güneş ışığı;

• balın enzimlerini azaltabilir,

• uçucu yağları kaybettirebilir,

• bal içerisinde HMF oluşumunu artırabilir.

Bu nedenle benim önerim;

Kavanozu koyu renk bezle sarıp,

ışık almayan,

ılık,

serin,

kuru bir ortamda yaklaşık 40 gün bekletmektir.

Bu süreçte bal, gülün faydalı bileşenlerini doğal şekilde bünyesine çeker.

GÜLENGÜBİN NASIL YAPILIR?

Malzemeler:

• 250 gram gerçek ham bal

• Bir avuç ilaçsız kokulu gül yaprağı

• Cam kavanoz

Hazırlanışı:

Cam kavanoz tamamen kuru olmalıdır.

Gül yaprakları yıkanacaksa tamamen kurutulmalıdır.

Yapraklar kavanoza yerleştirilir.

Üzerine ham bal ilave edilir.

Tahta veya cam kaşık yardımıyla hafifçe karıştırılır.

Kavanozun kapağı sıkıca kapatılır.

Yaklaşık 40 gün boyunca uygun ortamda bekletilir.

Ara sıra kavanoz hafifçe çevrilerek homojen hale gelmesi sağlanabilir.

GÜLENGÜBİNİN FAYDALARI

Doğru hazırlanmış Gülengübin;

Sindirim sistemini desteklemeye yardımcı olabilir.

Mideyi rahatlatabilir.

Hazımsızlık hissini azaltmaya katkı sağlayabilir.

Bağırsak mikrobiyotasını destekleyebilir.

Ham balın prebiyotik etkisi sayesinde yararlı bakterilerin gelişimine katkıda bulunabilir.

Antioksidan kapasitesiyle hücrelerin serbest radikallere karşı korunmasına destek olabilir.

Yoğun stres dönemlerinde rahatlatıcı etki sağlayabilir.

Boğaz tahrişinde ve ağız içi hassasiyetlerinde destekleyici olarak kullanılabilir.

Bağışıklık sistemini destekleyen doğal besinlerden biridir.

Cilt sağlığını destekleyebilir.

Mevsim geçişlerinde enerji düşüklüğünün azaltılmasına katkıda bulunabilir.

KALP VE RUH TONİĞİ

Osmanlı hekimleri Gülengübin'i yalnızca mide ilacı olarak değil;

kalbi ferahlatan,

ruhu dinlendiren,

insanı sakinleştiren

özel bir şifa olarak değerlendirmişlerdir.

Gülün kendine özgü aromatik yapısı sinir sistemi üzerinde rahatlatıcı etki oluşturabilir.

BAĞIRSAKLAR İÇİN DEĞERLİ BİR DESTEK

Modern bilim artık biliyor ki;

Bağırsaklarımız ikinci beynimizdir.

Ham balın doğal prebiyotikleri bağırsaktaki yararlı bakterilerin gelişimini destekleyebilir.

Sağlıklı bağırsak florası;

• bağışıklık,

• serotonin üretimi,

• enerji metabolizması

üzerinde önemli rol oynar.

???? NASIL KULLANILIR?

Sabah aç karna

1 tatlı kaşığı

yavaş yavaş ağızda eriterek tüketilebilir.

Ilık su içerisine eklenerek doğal gül şerbeti hazırlanabilir.

Ancak su kesinlikle kaynar olmamalıdır.

35-40°C civarında olması yeterlidir.

AĞIZ İÇİ YARALARINDA

Ağız içerisinde oluşan hassasiyetlerde;

1 çay kaşığı Gülengübin ağız içerisinde birkaç dakika bekletilebilir.

Ardından yavaşça yutulabilir.

UYKU ÖNCESİ

Akşam saatlerinde;

ılık papatya,

melisa,

ıhlamur gibi bitki çaylarının yanında

1 tatlı kaşığı tüketmek gevşemeye katkı sağlayabilir.

NASIL SAKLANMALIDIR?

✔ Cam kavanoz kullanılmalıdır.

✔ Direkt güneş görmemelidir.

✔ Nem almamalıdır.

✔ Serin ve kuru yerde muhafaza edilmelidir.

✔ Metal yerine tahta veya cam kaşık tercih edilmesi uygun olabilir.

✔ Buzdolabına koymaya gerek yoktur.

KİMLER DİKKATLİ KULLANMALIDIR?

• 1 yaş altındaki bebeklere kesinlikle bal verilmez.

• Diyabet hastaları tüketmeden önce hekimlerine danışmalıdır.

• Bala veya polene alerjisi olan kişiler dikkatli olmalıdır.

• Hamilelik ve emzirme döneminde düzenli kullanım için sağlık profesyoneline danışılması önerilir.

SON SÖZ

Ben fitoterapist olarak her zaman şuna inanıyorum:

Doğa bize sayısız nimet sunmuştur.

Ancak hiçbir doğal ürün tek başına mucize değildir.

Gerçek sağlık;

doğru beslenme,

yeterli uyku,

hareketli yaşam,

stres yönetimi,

ve bilinçli fitoterapinin birlikte uygulanmasıyla mümkündür.

Gülengübin de doğru hazırlandığında ve bilinçli kullanıldığında bu bütüncül yaşam anlayışının değerli bir parçası olabilir.

Doğanın bize sunduğu her nimeti bilgiyle, bilinçle ve ölçülü şekilde değerlendirelim.

Sağlıklı ve huzurlu bir ömür dileğiyle...

Mesut Şimşek

Fitoterapist | Refleksoloji Uzmanı

Wecomm Medikal Wellness Uşak Temsilcisi

Gazeteci & Köşe Yazarı

YÜSİAD Y.K. Üyesi

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.