Hayatta kelebekler gibi olmalısın zarif ve latif…
Dünya hayatının kısacık olduğunu bilerek yaşamalı ve kanatlarınla/amellerinle çevreye huzur, sükun ve sürur yaymalısın…
Öyle olmalısın ki kimse senden kaçmamalı, gören bir daha bakmalı, yanında olan kendini güvende hissetmeli, duruşun rahatsızlık vermemeli, yokluğun fark edilmeli, çaban görülmeli, varlığın bir anlam ifade etmeli…
Lakin gölgen yırtıcı kuşlar gibi ciddi ve haşin olmalı…
Mazluma umut, zalime korku vermeli…
Duruşun dosta rahmet, düşmana zahmet yağdırmalı…
Kelebekler gibi yaşamayı, yırtıcı kuşlar gibi savaşmayı öğrendiğinde hayatta nerede ve nasıl durman gerektiğini, nerede ve nasıl olman gerektiğini öğrenmiş olacaksın…
“Muhammed Allah’ın elçisidir. Ona iman eden ve onunla hareket eden mü’minler de düşmanlara karşı oldukça sert ve haşin, birbirlerine karşı da oldukça alçakgönüllü ve merhametlidirler…” (Fetih, 29) ayeti bu gerçeği anlatmıyor mu?