Davos’ta Maskeli Balo: Larry Fink’in Timsah Gözyaşları ve Trump’ın Konut Hamlesi

Dünya ekonomisinin kalbi Davos’ta atarken, karşımıza çıkan manzara trajikomik bir tiyatrodan farksızdı. Bir yanda 11 trilyon dolarlık devasa bir sermayeyi yöneten BlackRock’ın CEO’su Larry Fink, diğer yanda kurumsal yatırımcıların konut piyasasına girmesini yasaklayan Donald Trump. Bu iki zıt kutbun söylemleri, aslında dünyanın nasıl bir yol ayrımına geldiğinin en net özeti.

Larry Fink: Hem Müsebbibi Hem Şikayetçisi

Larry Fink, yaptığı konuşmada Berlin Duvarı’nın yıkılışından bu yana yaratılan devasa zenginliğin sadece küçük bir azınlığın cebine girdiğini ve sistemin "çatırdamak üzere" olduğunu savundu. Fink’e göre; dünyadaki 3.000 kişi, toplam varlığın %90’ına sahip.

Ancak burada sormamız gereken soru şu: Bu adaletsizliğin başrol oyuncusu kim? Yönettiği fonlarla ülkelerin ekonomilerinden daha büyük bir gücü kontrol eden Fink, bugün halkı "hakkınızı arayın" diyerek kışkırtırken aslında bir günah çıkarma töreni mi düzenliyor, yoksa yaklaşan toplumsal öfkeyi yönetmek için "kontrollü bir kaos" mu kurguluyor? Kendi gelirini halkla paylaşmayan bir devin, adaletsizlikten dem vurması samimiyet testinden geçemez.

Trump’ın Hamlesi: Amerika "Kiracılar Ülkesi" Olmayacak

Trump ise Davos’ta tam olarak Fink’in temsil ettiği "kurumsal mülkiyet" anlayışına savaş açtı. Faizlerin yüksekliği nedeniyle insanların ev alamamasını ve mevcut konutların BlackRock gibi dev şirketler tarafından stoklanmasını eleştiren Trump, radikal bir adım attı: Büyük kurumsal yatırımcıların konut satın almasını yasaklayan başkanlık kararnamesi.

Trump’ın bu hamlesi, konut piyasasını bir yatırım aracı olmaktan çıkarıp, yeniden bir "yuva" haline getirme çabası olarak okunabilir. Şirketler için değil, insanlar için inşa edilen bir gelecek vizyonu, küresel sermayenin "her şeye sahip ol, hiçbir şeyin mülkiyetini alma" (Great Reset) mottosuna indirilmiş bir darbedir.

"Big Reset" ve Toplumsal Kargaşa Riski

Davos, uzun süredir küreselci elitlerin dünyayı yeniden dizayn etme merkezi olarak görülüyor. Pandemi ile hız kazanan "Big Reset" süreci, şimdi de gelir adaletsizliği üzerinden bir toplumsal öfkeyi tetiklemeye çalışıyor olabilir.

Kendi sebep oldukları fakirlik üzerinden halkı galeyana getirmek, hedef şaşırtmanın en eski yoludur. Dünya bir makas ayrımına doğru ilerlerken; mülkiyetsizleştirilmiş bir toplum mu olacağız, yoksa sistemin gerçek sahipleri olan halk masaya kendi sandalyesini mi çekecek?

Larry Fink’in "şirin" gözükme çabası, Trump’ın kurumsal barikatı... Bakalım bu güç savaşında kazanan kim olacak?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.