Bünyamin KURT
Sırtımızı Sıvazlayıp Elimizdekini, Cebimizdekini Alıyorlar: -Manşetlerin Ötesindeki Vehamet-
1. Yenilenebilir Elektrikte Lider Değiliz, 100. Sıraya Yakınız! (Bkz. İlgili Güvenilir Link Altta**)
2. Kıyaslamalı Analiz: Yenilenebilir Final Enerjide 140. Sıraya Küresel Gerileyiş*
3. İthalat Bağımlılığı ve Cari Açık Sarmalı
4. Avrupa Donmuyor: AB'de Enerji Enflasyonu %30 iken, Türkiye’de %300’lük ne demek?
5. Medyada Teknik Cehalet ve Bilinçli Algı Yönetimi
6. Kişi Başı Kapasite Gerçeği: Toplam Kurulu Güç Saptırması (Detaylar Yukarıda)
Elektrik Enerjisinde Bilgisizlikler ve Gerçekler!
Manşetlerde yer alan "Türkiye yenilenebilir enerjide zirveye oynuyor; enerji merkezi, üssü veya koridoru olduk, oluyoruz" ya da "Türkiye, Avrupa'da veya bölgede rekor kırdı, lider oldu" gibi ifadeler medyanın dilinde sakız gibi dolaşadursun; bilimsel veriler ve küresel karne bambaşka bir vahameti işaret ediyor.
Dış dünya ve içerideki bazı çevreler, devasa potansiyelimizi ve henüz icraata geçememiş kağıt üzerindeki projeleri övüp gerçekleri saptırarak "sırtımızı sıvazlarken", aslında biz çoğu enerji alanında gerekeni yapmıyor, rekabet gücümüzü ve zamanımızı kaybediyoruz. Lafa değil de icraata bakıldığında, tablonun gerçek renginin hiç de iç açıcı olmadığı görülüyor ve bu gerçekler her krizde net bir şekilde ortaya çıkıyor.
Kişi Başı Kıyaslama: Rakamların Arkasındaki Gerçek!
Medyada yer alan "Türkiye, güneş enerjisinde, depolamada vb.nde Avrupa’da zirveye oynuyor" şeklindeki yanıltıcı haberler ya da "yenilenebilir toplam kurulu güçte 5. sıradayız" gibi manşetler, en büyük saptırma araçlarıdır. Bir ülkenin enerji dönüşümündeki gerçek başarısı; toplam MW kapasitesiyle değil, kişi başına düşen temiz enerji üretim kapasitesi ya da toplam içindeki oranı ile ölçülür. Ember verileri ve karşılaştırmalı istatistikler, bu noktada acı gerçeği yüzümüze vuruyor:
Hollanda ve Almanya Uçurumu: Bu ülkelerin güneş potansiyeli bizdekinden çok daha az olmasına rağmen, kişi başına düşen güneş enerjisi kapasitesinde Türkiye’nin 5-6 kat önündedirler. Sanayisini bu enerjiyle besleyen Almanya da benzer şekilde bizi dörde, beşe katlamaktadır. (bkz. Yukarıdaki Grafikteki örnek ülkeler ve AB ortalaması)
AB Ortalamasının Çok Altındayız: Avrupa Birliği genel ortalaması, kişi başı kurulu güçte Türkiye'nin 3 katından fazladır. Biz toplam rakamlarla kendimizi avuturken; vatandaşımızın ve sanayicimizin kullanımına sunulan temiz enerji payında Avrupa’nın çok gerisindeyiz.
Elektrikte Küresel Karnede Geriliyoruz: Yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretim payı listesine baktığımızda, geçen yıl 80. sıraya yakındık; ancak bu yıl oranımızın %3 daha düşmesiyle yaklaşık 20 sıra daha geriledik. İzlanda, Norveç, hatta Uruguay (%97) ve komşu Gürcistan (%79) gibi ülkeler dahi zirvedeyken; biz dünya genelinde 100. sıraya yakın bir bantta, %40’lı seviyelerdeyiz.
Final Enerjide Daha Vahim Tablo: Dünya Bankası'nın son verilerine göre final enerjide 140. sıraya kadar gerilemiş durumdayız. Yenilenebilir enerjinin payı %24’lerden %12’lere kadar düşerken; bunun yerine kirli ve pahalı kaynakların (doğal gaz, petrol, kömür) payı oransal olarak artırıldı.
Enerdata verilerine göre, dünyada en çok enerji ithal eden 6. ülke konumundayız. Bizden fazla ithalat yapan Çin, Almanya, Japonya ve Güney Kore gibi ülkeler bu ithalatı genellikle cari fazlalarını artırmak için yaparken; biz çoğu zaman zaruri ihtiyaçlarımızı karşılamak adına ithalat yapıyor ve cari fazla yerine cari açığı artırıyoruz.
Enerji Enflasyonu: Türkiye Enflasyonla Yanıyor, Avrupa Direniyor!
Türkiye ile Avrupa arasındaki enerji maliyeti makası Türkiye aleyhine açılmaktadır. 2022 enerji krizinde AB’de enerji enflasyonu yaklaşık %30-40 seviyelerinde dengelenirken, Türkiye’de bu oran %300’leri bularak bütçe, dolaylı vergiler, hane halkı ve sanayi üzerinde ağır bir yük oluşturmuştur.
Avrupa, Rus gazına bağımlılığını 2022'de başlayan Rusya-Ukrayna savaşı öncesindeki %40-45 seviyelerinden %8-15 seviyelerine kadar düşürmüştür. Türkiye'de ise artan fiyatlar enerjiyi bir fırsat olmaktan çıkarıp kronik bir enflasyon unsuru haline getirmiştir. Benzer durum günümüzde de devam etmektedir.
Medyadaki Manşetler: Bilgisizlik mi, Bilinçli Saptırma mı?
Enerji ekonomisinin bu denli çarpıtılması iki ana sorunu doğuruyor:
Liyakatsiz Bilgisizlik: Kapasite faktörü, kişi başı üretim ve LCOE (Levelized Cost of Energy - Seviyelendirilmiş Enerji Maliyeti) gibi teknik kavramları bilmeyen medyanın, her bülteni "müjde" olarak sunması. Örneğin; TRT’nin bir haberinde yenilenebilir enerjide büyük bölgesel başarı varmış gibi müjdeler verilirken, alt metinde sadece GES ve RES’ten bahsedilmiştir. Yani HES, jeotermal ve biyokütle sanki yenilenebilir değilmiş gibi hesaplanarak manşet atılması, bu cehaletin veya saptırmanın en büyük örneğidir. Maalesef TRT ve Anadolu Ajansı gibi çok güvenilir olması gereken resmi kurumlar da bu duruma alet edilmektedir. Bunlar da hesaba katıldığında Yunanistan ve Gürcistan gibi pek çok ülke bizi geride bırakmaktadır.
Bilinçli Algı Yönetimi: Şebeke kısıtları, bürokratik engeller ve yanlış tarife politikaları gibi yapısal sorunların üzerini örtmek için toplam rakamlar üzerinden illüzyon yaratılması. Örneğin, sadece tek bir tesisten yola çıkarak genel tablonun çok iyi olduğu imajının çizilmesi, toplumu rehavete sokan tehlikeli bir algı yönetimidir.
Sonuç: Çok Hızlanmazsak Ne Olacak?
Sınırda Karbon Vergisi: Temiz enerji üretiminde geri kaldığımız her gün, ihracatçımızın önüne devasa bir maliyet duvarı olarak çıkacak.
Teknoloji Bağımlılığı: Kendi çatısını donatamayan, kendi bataryasını üretemeyen, rüzgarını ve sularını verimli kullanamayan bir yapı, küresel sistemin sadece ithalatçı ülkesi olarak kalacaktır.
Siyasetin ve medyanın pembe tabloları şebekeyi beslemiyor, maliyetleri düşürmüyor. Türkiye’nin acilen "toplam güç" illüzyonundan çıkıp; kişi başı kurulu gücü ve üretim payını Avrupa seviyesine çıkaracak radikal, bürokrasiden arınmış bir icraat dönemine girmesi şarttır.
Vakit daralıyor; lafa ve manşete değil, kişi başına düşen megavata bakılır!
*https://data.worldbank.org/indicator/EG.FEC.RNEW.ZS
**https://ourworldindata.org/grapher/share-electricity-renewables