Cem MURAT
Yıllardır Değişmeyen İllüzyon: Fail mi Kahraman Mı İkilemi.
"Burada Davos’ta toplanmış bir grup elit, herkesin dünyasını şekillendirmeye çalışıyor. Ama esas darbeyi yiyecek olan halkın bu masada sandalyesi bile yok.
Sistemin tamamen çökmemesi için tek bir yol var: Halkı büyümenin kurbanı veya sadece izleyicisi olmaktan çıkarıp, bu yeni zenginliğin ortağı haline getirmek zorundayız. Aksi halde, adaletsizliğin yarattığı öfke tüm dünyayı saracak."
Black Rock Ceo'su Larry Fink’in yukarıdaki Davos çıkışı, aslında bir "günah çıkarma" değil, bir "ön alma" stratejisidir. Hesaplar tutmayınca, faturayı halkın öfkesine kesip kendilerini "hakem" gibi konumlandırmaya çalışıyorlar.
Bu tezatlığı birkaç başlıkta açalım;
1. "Yangını Çıkaranın İtfaiyeci Rolü Oynaması"
BlackRock, yaklaşık 10 trilyon doları yöneten, dünyadaki hemen hemen her dev şirkette (silah sanayisinden gıdaya kadar) payı olan bir dev. Gelir adaletsizliğini yaratan vahşi kapitalist sistemin ana motoru kendileriyken, Davos gibi elitlerin buluştuğu bir kürsüden "halklar öfkelenmekte haklı" demek, aslında bir "Rüzgar Gülü" siyasetidir.
Gerçek: Halkın öfkesinin kendi kapılarına dayanacağını gördükleri için, suçu "siyasetçilere" veya "hantal sisteme" atarak aradan sıyrılmaya çalışıyorlar.
2. İnsani Yardım Maskesi ve F*listin Sessizliği
Eşi Lori Fink'in UNICEF ve benzeri yardım kuruluşlarındaki etkinliği ile F*listin’deki soykırıma karşı takınılan o derin sessizlik arasındaki uçurum, tezatlığın en acı kısmıdır.
Tezatlık Şurada: Bir yanda "çocukların geleceği" ve "insani değerler" için fon yönettiğini iddia edeceksin, diğer yanda BlackRock portföyündeki silah şirketlerinin o çocukların üzerine bomba yağdırmasından kâr elde edeceksin.
Bu, tam bir "Kurumsal İkiyüzlülük" örneğidir. "Hakkaniyet" ve "adalet" kavramlarını sadece kâr marjlarını korumak için birer pazarlama enstrümanı olarak kullanıyorlar.
3. "Halkın Öfkesini Yönetmek"
Fink’in "Halklar hesap sormalı" demesi, aslında bir manipülasyondur. Öfkeyi sokağa davet ederken, o öfkenin kendi trilyon dolarlık fonlarına değil, hükümetlere yönelmesini istiyorlar. Böylece devletler zayıflayacak, BlackRock gibi yapılar "kurtarıcı" olarak daha fazla alan kazanacaktır.
Zaten yıllardır dinsiz, aidiyetsiz, mülksüz, devletsiz, cinsiyetsiz, ailesiz bir TEK DEVLET modeli yükleme peşindeler. Sınırsızlık ve kuralsızlıklar ile insanları kendilerine çekiyorlar. Başta din olmak üzere, gelenek ve görenekler, ailenin kutsallığı, vatan sevgisi önlerindeki en büyük engel.
Büyük Reset dedikleri "altı sıfır" (dinsiz, aidiyetsiz, mülksüz, devletsiz, cinsiyetsiz, ailesiz) stratejisi, aslında insanı tüm savunma kalkanlarından arındırıp onu küresel sermayenin karşısında tamamen korumasız, atomize birer "tüketici" haline getirme projesidir.
Bu sebeple Trump sonrası için küresel ittifaklar tazeleniyor. AB-Hindistan ve İngiltere-Çin oyunun kahramanları, oyunu yazanlar ise Black Rock ve türevleridir.