Prof. Dr. Bekir TAVAS

Prof. Dr. Bekir TAVAS

Emanet ve Adalet: İş Neden Ehline Verilmeli?

Bir toplumun, bir kurumun ya da koskoca bir devletin ayakta kalmasını sağlayan görünmez kolonlar vardır. Bu kolonların en güçlüsü, sarsılmaz olanı hiç şüphesiz liyakattir. Bugün geldiğimiz noktada liyakat, sadece akademik bir yönetim kavramı değil; adaletin, güvenin ve toplumsal huzurun ta kendisidir. En yalın tanımıyla liyakat; işin ehline verilmesidir.

Kurumsal Gücün Sırrı: Bilgi ve Tecrübe

Bir görevi, o işin gerektirdiği teknik bilgiye, yılların getirdiği tecrübeye ve en önemlisi sorumluluk bilincine sahip kişilere teslim etmek, aslında o kurumu sigortalamaktır. Emek veren, toz yutan ve o işin mutfağında yetişen insanlar doğru pozisyonlarda değerlendirildiğinde, sadece verimlilik artmaz; aynı zamanda toplumdaki "adalet duygusu" yeniden yeşerir.

Tarihin Bize Öğrettiği "Liyakat" Dersi

Tarih sahnesi, tesadüfen devleşmiş kurumlarla değil, arkasında ehliyetli kadrolar barındıran yapılarla doludur. Devlet geleneğimizde de köklü bir yer tutan bu anlayış, görevlerin kişisel yakınlıklara veya sadakat hesaplarına göre değil, ehliyet ve liyakat esasına göre dağıtılmasını emreder.

Ancak popülizm veya kısa vadeli siyasi hesaplar liyakatin önüne geçtiğinde, kurumların içi boşalmaya başlar. Tecrübenin yerini geçici tercihler aldığında ise sadece bireyler değil, koca bir sistemin itibarı zedelenir.

Bir Yönetim İlkesi Olarak Liyakat

Liyakat aynı zamanda bir vefa meselesidir. Zor zamanlarda elini taşın altına koyan, bedel ödeyen ve kurum hafızasını sırtlayan insanların görmezden gelinmesi, kurumsal bir intihardır. Nitekim Hz. Muhammed (sav) bu konuda sarsıcı bir uyarıda bulunur:

“İş ehil olmayana verildiği zaman kıyameti bekleyiniz.”

Bu söz sadece dini bir öğüt değil, evrensel bir yönetim manifestosudur. İşin ehline verilmediği yerde adalet sarsılır, adaletin olmadığı yerde ise güven biter. Güvenin bittiği yerde kıyamet, toplumsal çöküş demektir.

Sonuç: Emanete Sahip Çıkmak

Yapılması gereken net: Görevler kişilere göre değil, işin gerektirdiği ehliyete göre belirlenmelidir. Emek değer görmeli, tecrübe korunmalı ve kurumların hafızası yaşatılmalıdır.

Unutulmamalıdır ki; devlet de, kurumlar da birer emanettir. Ve emanet, ancak ehline verildiğinde değerini bulur, geleceğe taşınır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.