Serkan ŞİMŞEK

Serkan ŞİMŞEK

Korunmuş Bir Kelâm Kur'an-ı Kerim

Kur'an-ı Kerim'in Tahrif Edildiği İddialarına İlmi ve Tarihî Bir Cevap

Tarih boyunca hiçbir metin Kur’an-ı Kerim kadar hem ezberlenmiş, hem yazıya geçirilmiş, hem de titizlikle muhafaza edilmemiştir. Buna rağmen zaman zaman, “Peygamber Efendimiz’den (s.a.v.) sonra Kur’an tahrif edildi”, “bazı ayetler çıkarıldı” ya da “mevcut mushaflar eksiktir” gibi iddialar ortaya atılmıştır. Bu iddialar ilk bakışta sarsıcı görünse de, tarihî gerçekler, ilmî veriler ve bizzat İslam’ın ilk nesillerinin uygulamaları karşısında tutunacak hiçbir zemine sahip değildir.

Bu makale, söz konusu iddiaları tarih, akıl ve delil ışığında ele alarak, Kur’an’ın nasıl tasnif edildiğini, nasıl çoğaltıldığını ve neden tahrif edilmesinin mümkün olmadığını ortaya koymayı amaçlamaktadır.

1. Kur’an Daha İnmeden Koruma Altındaydı
Kur’an’ın korunmuşluğu, insanî bir çabayla değil, ilahî bir vaadle başlamıştır:

“Şüphesiz o zikri (Kur’an’ı) biz indirdik ve onu mutlaka biz koruyacağız.”
(Hicr, 9)

Bu ayet, Kur’an’ın kaderinin Tevrat ve İncil gibi metinlerle aynı olmayacağını daha baştan ilan eder. Ancak bu ilahî koruma, tarihte somut mekanizmalarla tecelli etmiştir.

2. Peygamber Döneminde Kur’an: Ezber ve Yazı Birlikteliği
Kur’an, nazil olduğu anda yalnızca okunmadı; ezberlendi, yazıldı ve kontrol edildi.

a) Ezber Geleneği
Arap toplumunun güçlü hafızası, Kur’an’ın korunmasında benzersiz bir rol oynadı. Sahabelerin büyük bir kısmı Kur’an’ın tamamını veya önemli bölümlerini ezberlemişti. Bu hafızlara “hâfız” denilmesi, geleneğin ne kadar erken yerleştiğini gösterir.

Kur’an:

Namazda okunuyor,

Mescitte tekrar ediliyor,

Günlük hayata karışıyordu.

Yani Kur’an, bir raf kitabı değil; yaşanan bir metindi.

b) Vahiy Kâtipleri
Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) emriyle Kur’an ayetleri yazıya geçiriliyordu. Zeyd bin Sâbit, Ali bin Ebî Tâlib, Muaviye bin Ebî Süfyan gibi sahabeler vahiy kâtibi olarak görev yapmıştır.

Her ayet:

Nereye yazılacağı belirtilerek,

Peygamber’in bizzat kontrolüyle,

Önceki ayetlerle karşılaştırılarak kaydedilmiştir.

Bu durum, “ayetler sonradan yerleştirildi” iddiasını kökten geçersiz kılar.

3. Peygamber’in Vefatından Sonra: İlk Tasnif
Hz. Ebû Bekir Dönemi
Yemame Savaşı’nda çok sayıda hâfızın şehit düşmesi, Kur’an’ın tek bir mushaf hâlinde toplanmasını zorunlu kıldı. Bu karar, Hz. Ömer’in teklifiyle alındı ve görevlendirilen kişi Zeyd bin Sâbit oldu.

Burada uygulanan yöntem son derece kritiktir:

Bir ayet, iki yazılı belge ve iki hâfız şahit olmadan mushafa alınmadı.

Ezber ile yazı karşılaştırıldı.

Şüpheli hiçbir ifade kabul edilmedi.

Bu mushaf, Hz. Ebû Bekir’de, sonra Hz. Ömer’de, ardından Hz. Hafsa’da muhafaza edildi.

4. Hz. Osman Dönemi: Çoğaltma ve Birlik
İslam coğrafyası genişledikçe, lehçe farklılıkları telaffuz sorunlarına yol açmaya başladı. Bunun üzerine Hz. Osman, Hz. Hafsa’daki mushafı esas alarak standart mushaflar çoğalttı.

Önemli nokta şudur:

Yeni bir Kur’an yazılmadı.

Var olan mushaf çoğaltıldı.

Nüshalar Mekke, Medine, Kûfe, Basra, Şam gibi merkezlere gönderildi.

Bugün elimizde bulunan en eski mushaf nüshaları (Topkapı, Semerkant, Birmingham parçaları), mevcut Kur’an ile harf harfine aynıdır. Bu, iddiaların teorik değil, fiilen çürütülmüş olduğunu gösterir.

5. “Ayetler Çıkarıldı” İddiasının Mantıksal Çöküşü
Bu iddia şu sorulara cevap veremez:

Hangi ayet?

Kim çıkardı?

Kim sustu?

On binlerce hâfız neden itiraz etmedi?

Neden hiçbir sahabe “Kur’an eksik” demedi?

Kur’an, bir kişinin tekelinde olsaydı tahrif mümkün olabilirdi. Ancak Kur’an:

Binlerce insanın ezberindeydi,

Namazlarda okunuyordu,

Çocuklara öğretiliyordu,

Farklı coğrafyalarda aynıydı.

Bu şartlarda bir ayetin “sessizce çıkarılması” tarihsel olarak imkânsızdır.

Kur’an Neden Tahrif Edilemedi?
Çünkü Kur’an:

Aynı anda binlerce hafızın zihnindeydi,

Peygamber kontrolünde yazıya geçirilmişti,

Sahabe tarafından kolektif şekilde korunmuştu,

Siyasi değil, ümmet mutabakatıyla çoğaltılmıştı,

Bugün bile ilk nüshalarla birebir örtüşmektedir.

Kur’an, yalnızca okunan bir kitap değil; yaşanan, ezberlenen ve muhafaza edilen bir hakikattir.

Bu yüzden Kur’an, tarihin en sağlam metni olarak hâlâ aramızdadır. Ne bir harfi eksik, ne bir ayeti fazla. Zira onu koruyan yalnızca insanlar değil, bizzat Allah’tır.
????️ Serkan ŞİMŞEK ????️

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.