Son günlerde uluslararası kulislerde fısıldanan iddialar, sadece bölgeyi değil, tüm dünyayı ayağa kaldıracak cinsten. ABD ve İsrail eksenli olduğu öne sürülen korkunç bir planın ayak sesleri duyuluyor: Mescid-i Aksa’ya yönelik bir saldırı hazırlığı. Üstelik bu alçak planın en kirli tarafı, saldırının faturasının İran’a kesilerek bölgenin geri dönülemez bir kaosa sürüklenmek istenmesi.
İlk Kıblemiz Ateş Hattında
İslam dünyasının ilk kıblesi ve kalbi olan Mescid-i Aksa, tarih boyunca birçok kez saldırıların hedefi oldu. Ancak bugün konuşulan senaryo, alışılmışın dışında bir "sahte bayrak" (false flag) operasyonuna işaret ediyor. Küresel güçlerin geçmişte defalarca başvurduğu bu yöntem; önce saldırıyı gerçekleştirip, ardından suçu bir başkasının üzerine yıkarak büyük savaşlara meşruiyet zemini hazırlamaktır.
Eğer bu provokasyon hayata geçirilirse, hedef sadece Mescid-i Aksa değil, tüm İslam dünyasının sabır sınırları olacaktır.
İslam Dünyası Tek Ses, Tek Yürek Olmalı
Böylesi bir arsızlığın ve ahmaklığın gerçekleşmesi durumunda, Müslümanlar için artık sözün bittiği yere gelinecektir. Mescid-i Aksa’ya uzanan eller, sadece bir mekana değil, milyarlarca insanın inancına saldırmış sayılır. Bu noktada tüm İslam ülkelerine düşen görev nettir: Amasız, fakatsız tek çatı altında toplanmak.
"Eğer bu mukaddes mekana bir saldırı düzenlenirse; dünya genelinde Müslümanların bu zulme karşı en sert tepkiyi vermesi, gerekirse ABD ve İsrail’in bölgedeki varlığını tamamen bitirecek stratejik bir birlikteliği başlatması artık bir tercih değil, zorunluluktur."
Dünya Kamuoyu Bu Ateşi Durdurmalı
Ortadoğu’yu topyekûn bir savaşa sürükleyecek bu kirli plan, sadece bölgeyi değil, küresel ölçekte bir infiali tetikleyecektir. Tarih, provokasyonlarla çıkarılan savaşların ne büyük felaketlere yol açtığının sessiz şahididir. Bugün insanlığın ihtiyacı olan şey; yeni kan gölleri değil, adalet ve sağduyudur.
Dünya kamuoyunun bu tehlikeli ihtimali ciddiye alması şart. Çünkü kutsal mekanları hedef alan bir ateş yakıldığında, o yangını söndürmeye kimsenin gücü yetmeyebilir. Bizden uyarması; Mescid-i Aksa kırmızı çizgidir ve bu çizginin aşılması, haritaların yeniden çizileceği bir dönemin başlangıcı olur.