Ahmet Şükrü KILIÇ
Oval Ofis’te Teopolitik Bir Kare: Evanjeliklerin 'Kutsal' Kuşatması
Bazen tek bir fotoğraf karesi, binlerce sayfalık siyasi analizin anlatamadığı gerçeği bir çırpıda gözler önüne serer. Donald Trump’ın etrafında kenetlenmiş, ellerini başkanın omuzlarına koymuş, gözleri kapalı dua eden papazlar korosu... Bu görüntü, sadece dini bir ritüel değil; modern siyasetin, teoloji ve jeopolitikle nasıl iç içe geçtiğinin en somut belgesidir.
Kadim Bir Geleneğin Modern Siyasetteki Yankısı
Beyaz Saray’ın kalbinde, Oval Ofis’te sergilenen bu "el koyma" ritüeli, aslında kökleri Tevrat’a kadar uzanan bir gelenek. Hz. Musa’nın Yeşu’yu görevlendirmesinden, Peygamber Samuel’in Kral Davud’u meshetmesine kadar uzanan bu sembolizm, bugün Amerikan sağ siyasetinin ana yakıtı haline gelmiş durumda. Evanjelik dünyasında bu hareket, Tanrı’nın o kişiye özel bir "yönetim yetkisi" verdiğinin ilanı olarak kabul ediliyor.
Evanjelizm: "İyi Haber"den Küresel Güce
Yunanca "Euangelion" (İyi Haber) kelimesinden türeyen Evanjelizm, bugün sadece bir inanç biçimi değil, 600 milyonluk devasa bir küresel ağ. ABD nüfusunun yaklaşık dörtte birini oluşturan bu kitle, Cumhuriyetçi Parti’nin ve özellikle Trump’ın en sadık seçmen tabanını oluşturuyor.
Paula White-Cain’den Robert Jeffress’e kadar bu dua halkasında yer alan isimler, sadece vaiz değil; aynı zamanda milyonlarca doları yöneten, medya imparatorlukları kuran ve Beyaz Saray’daki "İnanç Ofisi" (Faith Office) üzerinden devlet politikalarına yön veren aktörler.

Hristiyan Siyonizmi ve Ortadoğu Denklemi
Evanjelik teolojinin en kritik noktası, İsrail’e verilen sarsılmaz destektir. Onlara göre Yahudilerin "Kutsal Topraklar"da toplanması, ilahi planın bir gereğidir. Bu bakış açısı; Kudüs’ün başkent ilan edilmesi, İran’a yönelik sert yaptırımlar ve Gazze’de yaşanan insani trajedilere karşı takınılan tavrın da temelini oluşturuyor.
Tuhaf bir çelişki burada baş gösteriyor: Bir yandan barış için dua edilirken, diğer yandan savaşın ve yıkımın siyasi mimarisine "kutsallık" atfediliyor. Amerika ve İsrail’in stratejik çıkarları, din savaşı şemsiyesi altında meşrulaştırılıyor.
Türkiye’deki Evanjelik Ağlar
Bu hareketin kolları sadece Amerika ile sınırlı değil. Türkiye’de de Protestan Kiliseleri Birliği çatısı altında veya bağımsız ağlar üzerinden bir varlık söz konusu. Ancak asıl etki, küçük yerel kiliselerden ziyade; akademik burslar, uluslararası yardım kuruluşları, düşünce kuruluşları ve dijital medya platformları üzerinden kurulan soft-power (yumuşak güç) ağlarında gizli. Özellikle kriz ve göç dönemlerinde insani yardım maskesiyle yürütülen faaliyetler, küresel misyonerlik stratejisinin bir parçası olarak dikkat çekiyor.
Sonuç: Fotoğrafın Ötesindeki Gerçek
Oval Ofis’teki o meşhur kareye baktığımızda; iki bin yıllık dini sembollerin, modern dünyanın güç dengeleriyle nasıl çarpıştığını görüyoruz. Kelimelerin sustuğu yerde, kapalı gözler ve omuzlara dokunan eller konuşuyor. Bu fotoğraf bize şunu söylüyor: Siyaset bazen sadece sandıkta değil, kutsal metinlerin gölgesinde ve stratejik dua halkalarında şekilleniyor.