Serkan ŞİMŞEK
Rahmet İklimine Açılan Kapı- Mübarek Üç Aylar
Rahmet İklimine Açılan Kapı - Mübarek Üç Aylar
Zaman, insan için yalnızca akan bir nehir değil; bazen durup düşündüren, bazen de kalbi arındıran ilahî bir çağrıdır. İşte Recep, Şaban ve Ramazan aylarını içine alan mübarek üç aylar, bu çağrının en güçlü hissedildiği, rahmetin, mağfiretin ve bereketin yoğunlaştığı müstesna bir zaman dilimidir. Bu aylar, kulun Rabbine yönelişini derinleştirmesi, kendini gözden geçirmesi ve manevî dirilişe adım atması için eşsiz fırsatlar sunar.
Üç Ayların Fazileti
Recep ayı, Allah’a yönelişin başlangıcıdır. İslam geleneğinde Recep, “haram aylar”dan biri olarak kabul edilmiş; bu ayda işlenen iyiliklerin değerinin arttığı, kötülüklerden sakınmanın ise daha büyük önem taşıdığı ifade edilmiştir. Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) “Allah’ım! Recep ve Şaban’ı bize mübarek kıl, bizi Ramazan’a ulaştır” duası, bu ayların manevî hazırlık süreci olduğunu açıkça gösterir.
Şaban ayı, amellerin Allah’a arz edildiği ay olarak anılmış; Ramazan’ın gölgesinde kalmaması için Efendimiz tarafından özellikle ihya edilmiştir. Ramazan ise Kur’an ayıdır; oruç, sabır ve paylaşma ile kulun olgunlaştığı, kalplerin yumuşadığı ilahî bir mevsimdir. Kur’an-ı Kerim’de, “Ramazan ayı, insanlara yol gösterici olarak Kur’an’ın indirildiği aydır” (Bakara, 2/185) buyrularak bu ayın yüceliği vurgulanmıştır.
Kandil Geceleri
İlahi Hatırlatmalar
Üç aylar içerisinde yer alan Regaip, Miraç ve Berat kandilleri, Müslümanların manevî hafızasında derin izler bırakmış kutlu gecelerdir.
Regaip Kandili, Recep ayının ilk cuma gecesidir. “Regaip” kelimesi, bol ihsan ve lütuf anlamına gelir. Bu gece, Allah’ın rahmetine yönelme, dua ve niyazla kalbi arındırma gecesi olarak görülmüştür.
Miraç Kandili, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya, oradan da semaya yükseldiği mucizevi yolculuğun hatırasıdır. Kur’an’da bu olay, “Kulunu bir gece Mescid-i Haram’dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya götüren Allah, her türlü noksandan münezzehtir” (İsrâ, 17/1) ayetiyle anlatılır. Miraç, namazın farz kılındığı; kulun Rabbine en yakın olduğu anın sembolüdür.
Berat Kandili ise Şaban ayının on beşinci gecesidir. “Berat”, bağışlanma ve kurtuluş anlamına gelir. Bu gece, ilahî affın ve rahmetin tecelli ettiği, geçmişin muhasebesinin yapıldığı bir umut gecesi olarak kabul edilmiştir.
Bir Müslüman Üç Ayları Nasıl Değerlendirmeli?
Üç aylar, sadece takvimde işaretlenen günler değil; hayatın yönünü yeniden belirleme çağrısıdır. Bir Müslüman bu dönemi:
Namazlarını daha bilinçli kılarak,
Kur’an okumayı ve anlamayı artırarak,
Oruç, sadaka ve infakla nefsini terbiye ederek,
Tevbe ve istiğfarla kalbini arındırarak değerlendirmelidir.
Bu aylar, alışkanlıkları gözden geçirmek ve Ramazan’ı bir zirveye dönüştürmek için birer manevî basamaktır.
Kandil Gecelerinin Kıymetini Topluma Nasıl Anlatabiliriz?
Kandil gecelerinin ruhunu canlı tutmak, sadece bireysel ibadetlerle değil, toplumsal bilinçle mümkündür. Bu noktada yapılabilecek bazı etkinlikler şunlardır:
Gençlere yönelik sohbet ve atölyeler düzenleyerek kandillerin tarihî ve manevî anlamını anlatmak,
Camilerde ve kültür merkezlerinde Kur’an ve dua programları organize etmek,
İhtiyaç sahiplerine yönelik yardım kampanyaları ile kandil sevincini paylaşmaya dönüştürmek,
Aile içi kandil sohbetleri, mektuplar veya dijital içeriklerle çocuklara bu bilinci aktarmak,
Sosyal medyada ayet, hadis ve kısa tefekkür yazıları paylaşarak farkındalık oluşturmak.
Zamanın Ruhunu Yakalamak
Üç aylar ve kandil geceleri, insana kendini hatırlatan ilahî duraklardır. Bu mübarek zamanlar, gökyüzünden yere uzanan bir rahmet köprüsü gibidir. Önemli olan, bu köprüden geçerken kalbi boş bırakmamak; zamanın ruhunu yakalayarak Allah’a bir adım daha yaklaşabilmektir. Çünkü bu aylar, samimiyetle değerlendirildiğinde, yalnızca günleri değil, hayatı da bereketlendirir.