CHP’li Olmanın Dayanılmaz Ağırlığı: Hata Nerede?

Siyasetin bitmek bilmeyen döngüsünde, bir tarafta "Cumhuriyeti biz kurduk" diyerek tarihsel mirasıyla övünen bir yapı, diğer tarafta ise bu iddiayı sandıkta bir türlü karşılığa dönüştüremeyen bir gerçeklik var. "Atatürk’ün partisiyiz" cümlesinin arkasına sığınmak, ne yazık ki halkın gönül kapısını açmaya yetmiyor. Peki, bu kronikleşmiş başarısızlığın faturası kime kesilmeli?

Asıl büyük yara tam da burada kanıyor: Kendini halka kabul ettirememek. Bir düşünün; temelleri bu kadar sağlam bir ideolojinin, aradan geçen onca yıla rağmen geniş kitlelerle neden bir türlü doku uyumu sağlayamadığını merak etmemek mümkün mü? Hata nerede? Kurucu değerlerde mi, yoksa o değerleri günümüze taşıyan ellerde mi? Yoksa mesele, bu toplumun kutsallarıyla, inançlarıyla ve yaşam tarzıyla girilen o bitmek bilmeyen "aydınlanma" kavgası mı?

"Halk Yanlış, Biz Doğruyuz" Yanılgısı

CHP koridorlarında ve tabanında sıklıkla rastlanan o meşhur savunma mekanizması yine devrede: "Bizde hata yok, halk bidon kafalı!" Klasik müzikten anlamayan, sekülerleşememiş, köylü yaşam tarzından sıyrılamayan bir toplumun, kendilerini anlamasını bekliyorlar. "Köylü milletin efendisidir" sözünü sadece duvarlara asılacak bir tabela olarak gören bu zihniyet, halkın sofrasına oturduğunda bile o "seçkinci" bakış açısını gizleyemiyor. Sonra da büyük bir şaşkınlıkla soruyorlar: "Niye bizi seçmiyorsunuz?"

Aslında cevap çok basit: Anadolu insanı, kendi değerlerini küçümseyeni değil, cebinden ziyade gönlüne hitap edeni sever. Rezilliği, kepazeliği ve en önemlisi, dış kapılarda medet umup el açan siyasetçiyi asla bağrına basmaz. Kendini güvende hissetmediği hiçbir limana gemisini yanaştırmaz.

Uyanıkların Kıskacında Bir Siyaset

Halkın nabzını tutamayan CHP’li, bu stratejik körlüğü nedeniyle kendi içindeki tuzaklara da kolayca düşüyor. İktidar hasretiyle yanıp tutuşan tabanın bu zaafını bilen "uyanıklar", partiyi adeta bir kale gibi ele geçiriyor. "Bu sefer tamam, kesin geliyoruz" ninnileriyle uyutulan kitleler, bir de bakıyorlar ki birileri kendi dünyalıklarını büyütürken, onlara sadece alkışlamak düşmüş.

Daha da vahimi, devletin yargısı bu "uyanıkların" yakasına yapıştığında, samimi CHP’li ne yapacağını şaşırıyor. Suçluya kalkan olmak, yapılan yanlışları sineye çekmek ve her defasında aynı yenilgiye kılıf uydurmak zorunda kalıyor.

Sonuç: İlk Düğme Yanlış İliklenince...

Günün sonunda fatura yine değişmiyor: Suçlu halk! Onlar seçmeyi bilmiyor, onlar yanlış tarafta duruyor (!) Bu öfke, sadece rakip siyasi partiye değil, bu milletin kazandığı her başarıya, yapılan her büyük işe karşı bir kine dönüşüyor.

Unutulan bir gerçek var ki; ilk düğme baştan yanlış iliklendiğinde, sonrakilerin doğru gitme ihtimali yoktur. Halkı değiştirmeye çalışmak yerine, halka bakış açısını değiştirmeyen bir anlayışın iktidar yolu, her zaman hayallerle sınırlı kalacaktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.