Ağız Kokusundan Dolayı Gülmekten çekinmeyin

Ağız Kokusundan Dolayı Gülmekten çekinmeyin

Op. Dr. Naci Çelik Çoğu insan gülmekten çekiniyor bunların başta sebeblerinden bazıları ağız kokusu diş çürüklüğü diş hastalıkları olanlar gülümseyemez.

Pek çok kişinin dişlerdeki çarpıklıklar nedeniyle gülmekten çekindiklerini ifade eden Çelik, “Renk değişiklikleri, diş kayıpları, diş eti hastalıkları gibi nedenlerle hem fonksiyonel bozukluktan muzdariptir (örneğin çiğneme güçlükleri, hazımsızlık, kötü ağız kokusu, çene ağrısı) hem de ağız dolusu gülümseyemezler. Diş hekimleri veya ordodontistler dişlere ait problemlerin çoğunu kombine yöntemler ile tedavi edebilmektedir ve günümüzde bu tür tedavilerde herhangi bir yaş sınırı yoktur. Yani dişlerinizdeki çarpıklıkları, diş rengi bozukluklarını ve diğer tedavileri dilediğiniz yaşta yaptırabilirsiniz. Güzel ve düzgün sıralı dişler iyi bir gülümsemenin temelini oluştururlar ancak gülümseme sadece dişlerle yapılan bir hareket değildir.” dedi.

Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Naci Çelik, gülümseme üzerine etkili olan diğer faktörlerin dudaklar, kalınlıkları, birbirlerine göre pozisyonu, üst dudak vermillion hattı, gülümseme esnasındaki hareketi, yanaklar, nazo-labial sulkuslar : Yanak-burun-dudak arasındaki sınır, yanak dolgunluğu, burun, gülümseme esnasında burun ucu hareketi, burun-üst dudak mesafesi olduğunu söyleyerek şöyle konuştu:

“Diğer faktörler. Hoş bir gülümseyişte en az dişler kadar önemli olan diğer faktör dudaklardır. Estetik olarak güzel olarak kabul edilecek bir dudakta; alt dudak hafifçe üst dudaktan daha kalın olmalı ancak profilden üst dudak alt dudağa göre 1-2 mm kadar önde olmalıdır. Öncelikle bu oranın yakalanması gerekmektedir ve bu sıklıkla dolgu maddeleri veya hastanın kendi yağının enjeksiyonu ile yapılır. Uzman olmadan bu işlemleri yapanların sık yaptığı yanlışlardan bir tanesi sıklıkla sadece üst dudağa dolgu maddesi verilmesidir. Bunun sonucunda üst dudak haddinden fazla öne doğru çıkar. Bir diğer yanlışta üst dudak vermillion mesafesini arttıracak şekilde bir işlem yapılmayıp daha cok sadece mukokutanöz hatta dolgu maddesi verilmesidir ki bu da gülüşün donuklaşmasına neden olur.

Ayrıca yine dolgu esnasında alt ve üst dudak median bölümüne gerekirse daha az dolgu maddesi verilerek gülüş esnasında üst dişlerin hafifçe görülmesi sağlanmalıdır. Ayrıca gülümserken oluşacak doğal dudak incelmesinin de kaybedilmemesi gerekir. Aşırı dolgu maddesi verilmesi sonucu ortaya çıkan bu durumda hastanın dudakları gülümserken ve sabitken kalınlık değiştirmez ve bu da gülümseme esnasında dişlerin görünmesini önler. Dişlerin görünmemesi de gülümsemenin doğallığını bozar. Gülümseme esnasında bazı kişilerde üst çene diş etleri görünür. Bu duruma “gummy smile” adı verilir ve estetik gülüşü bozar. Bu durum botox enjeksiyonu ile düzeltilebilir. Yine uzman olmayanların sık yaptığı yanlışlardan biri ağız çevresine dikkatsizce botox yapmaktır ki bu gülmeyi tamamen dondurmaktan, çarpık gülümsemeye kadar pek çok sorunu birlikte getirebilir. Gummy smile’ı önlemek için yapılacak botox enjeksiyonu dikkatlice ve bir uzman tarafından yapılmalıdır. Nazo-labial sulkus dediğimiz alan özellikle yaşlandıkça daha belirgin hale gelen dudak, burun, ve yanak arasındaki hattır. Burada statik durumdayken herhangi bir çizgi olmayabilir ancak gülümseme esnasında (dinamik durum) bu hattın ortaya çıkması ve dudaklar ile yanakların birbirinden ayrılması gerekir. Özellikle bu sulkusların dolgu maddeleriyle doldurulması esnasında bu ayrıma dikkat edilmesi gerekir. Eger dolgu aşırı yapılırsa kişi gülümsediği esnada buraya verilen fazla dolgu maddesi bir çukurluk yapacağı yere tersine bir dolgunluk yapar ve dudakların yanağa doğru serbestçe hareketini önler. Ancak nazolabial sulkusların gerektiği miktarda doldurulması gülüşü pozitif yönde etkiler.

Yanak dolgunluğu da gülümsemeyi etkiler. Hoş bir gülümseme için yanağın en belirgin yerinin elmacık kemikler olması gerekmektedir. Eğer elmacık kemiklerinin altındaki alan daha belirginse ağız içinden bu bölgedeki yağ fazlalığını oluşturan yağ pad’i alınabilir veya tersine elmacık kemikleri daha belirgin hale getirilebilir. Çeneye sıkılmış görünümü veren masseter kası hipertrofisi de cerrahi yöntemle kalıcı olarak veya botox enjeksiyonu ile geçici olarak düzeltilebilir. Mentum hipoplazisi (çene ucu küçüklüğü) gülümseme esnasında çenenin gülümseme üzerindeki olumlu etkisinin azalmasına neden olacağı için düzeltilmelidir. Mentum hipoplazisi dolgu maddeleri, kişinin kendi yağı veya silikon veya medpor protezler ile düzeltilebilir. Bunlar arasında en doğal görünümü veren ve riski en az olan yöntem yağ enjeksiyonudur. Pek çok defa akla gelmese de hoş bir gülüş için güzel bir burun şart değildir ancak güzel bir burun gülümsemenin hoşluğunu daha fazla ortaya çıkartır. Bizim ırkımızda sık görülen kolumella kısalığı hem burun ucunun ağıza giriyormuş gibi durmasına neden olur hem de bu durum gülümseme esnasına yanakların gerilmesiyle birlikte burun kanatlarının da gerilmesine ve buna bağlı olarak burun ucunun daha da fazla aşağı dönmesine neden olur. Plastik cerrahlara burun ameliyatı olan hastaların pek çoğu ameliyat sonrası dönemde gülüşlerinde olumlu değişiklikler olduğunu fark ederler. Bunun nedenleri arasında ameliyat sonrası burun ucunun yukarı döndürülerek dudakların daha belirgin hale getirilmesi ve burun ucunun ameliyat sonrasında gülümseme ve konuşma ile hareket etmemesidir. Plastik cerrahlar tarafından yapılmayan burun ameliyatlarında en sık gördüğümüz yanlış operasyonda burun ucunun döndürülmesinden ziyade burnun kısaltılması ve buna bağlı olarak burun deliklerinin karşıdan görünür hale getirilmesidir.

Güzel bir gülüşte etkili bir diğer faktörde gülme esnasında gözlerin de gülüşe eşlik etmesidir. Aşırı sarkık göz kapakları, torbalaşmış göz altları ve göz kenarlarındaki derin çizgiler gülüşü olumsuz etkiler. Diğer yandan göz kenarlarının yanlış uygulama ile aşırı botox verilerek dondurulması da gülüşü bozar. Yukarıda bahsettigimiz dolgu malzemeleri iki türlüdür. Dışarıdan verilen dolgu malzemeleri birinci grubu oluşturur ve bunlar 3-6 ay ile 2-3 yıl arasında etki gösterirler. Dışarıdan verilen dolgu malzemelerinde daha uzun etki süreli olanların kullanılmasını önermiyoruz çünkü bunlar ileride çeşitli reaksiyonlara neden olabilir. Kısa etki süreli olan dolgularda ters reaksiyonlar görülmesi çok nadirdir. İkinci grup dolgu ise hastanın kendi yağları veya dermisinden hazırlanan doku kokteylidir. Bunların kalıcılığı daha fazla olmakla birlikte hem ameliyathanede yapılan bir işlem olduğu için hem de geri dönüşü olmadığı için ilk planda dışarıdan verilen dolgu maddelerini tavsiye etmekteyiz.

Kişinin kendi dokuları vücudunda herhangi bir reaksiyon oluşturmaz. Yine yukarıda sık bahsedilen bir yöntem olan Botox artık iyi bilinen bir estetik yöntemi olup başlıca kullanım alanı kaç çatığı, alın kırışıklıkları ve göz kenarı kırışıklıklarının giderilmesidir. Daha az olarak üst dudak kırışıklarında, yukarıda bahsedildiği gibi Gummy Smile’nin düzeltilmesinde boyun kırışıklıklarında da kullanılabilir. Tedavi amaçlı olarak ise koltuk altı terlemeleri ve avuç içi terlemelerinde botox enjeksiyonu yapılır. Botox enjeksiyonunun tek dezavantajı etki süresinin sınırlı olması (3-6) ay ve devamlı tekrar etmeye gerek duyulmasıdır. Gülüşünüzü düzeltmek sizin elinizde. Çekici bir gülüş sosyal ilişkilerde çok önemli bir iletişim aracıdır. İyi bir gülümseyiş hem insanların size güvenini artırır hem de sizin kendinize güveninizi artırır. Diş hekiminizin yaptığı işlemden sonra muhakkak olumlu yönde değişim göreceksiniz. Bununla yetinmeyin ve bir plastik cerraha başvurarak gülüşünüzün daha ne kadar güzel olabileceğini görün.”

HABERE YORUM KAT
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.