• BIST 97.149
  • Altın 282,758
  • Dolar 5,7454
  • Euro 6,3899
  • Bursa 22 °C
  • Ankara 20 °C
  • Bingöl 21 °C
  • İstanbul 25 °C
  • Van 24 °C
  • Kars 17 °C
  • Ağrı 21 °C
  • Muş 18 °C
  • Diyarbakır 29 °C
  • Bayburt 16 °C

FAŞİZM RUHU

Firuz TÜRKER

Faşizm yalnızca bir iktidar biçimi değil, aynı zamanda toplumsal bir ruhtur. Bu ruhu içine çekmiş olandan her şey beklenir. Çünkü onun için artık her şey mubahtır. Kendi zihninde ötekileştirdikleri her türlü kötü muameleye layıktır artık. Onlar çöken madenin altında kalmış olsalar da, ülkelerindeki kendi suçları olmayan savaştan, açlık ve yoksulluktan ölümü bile göze alarak kaçmaya çalışıp daha emin yerlere sığınmaya çalışsalar da, cinsel tacize uğramış bir minik kız çocuğu olsalar da, bir uçuşun gecikmesini belirten sıradan bir yer görevlisi olsalar da, görevini yaparken uçuruma yuvarlanan bir foto muhabiri olsalar da, hatta hatta elindeki delillere göre vicdani bir karar veren bir yüksek heyet yargıcı olsalar da fark etmez. Ellerine geçtikleri zebanilerce kaynar kazanlara, harlı ateşlere atılmaya layıktırlar faşist ruhun gözünde.

Faşizm, esas olarak ikinci dünya savaşı öncesinde bir iktidar biçimi olarak ortaya çıkmış ve dünyayı büyük bir savaş felaketine sürüklemiştir. Faşizm, bir açık diktatörlüktür; o kadar ki, dini inancından dolayı Yahudilere, elbiselerine görünür biçimde Davut Yıldızı işleme zorunluluğu getirebilir. Hukuk kanun tanımaz. Zaten yoktur bu kavramlar. Kanaatler önemlidir. Bizdeki İstiklal Mahkemeleri gibi. Klasik faşizm örnekleri Nazizm, İtalyan faşizmi, İspanya falanjizmi, ve Portekiz'deki Salazar rejimidir. Bunlar yıkılıp gitmiştir. Fakat faşizm ruhu ölmemiştir.

Günümüz faşizmi neo faşizmdir. Askeri darbeler eliyle gelir. Arkalarındaki güç emperyalizmdir. Çok küçük bir kesimin açık, zorba diktatörlüğüdür. Bu kesim emperyalizmle işbirliği içindeki tekelci burjuvazinin en gerici, emperyalizme en bağımlı, en kıyıcı, en insafsız kesimidir. Bunlar darbe yoluyla iktidarı ele alırlar ve ülkenin tüm kaynaklarını emperyalizm ve kendi çıkarları için kullanırlar. Kendileri dışındaki bütün halkı, açlık, yoksulluk ve köleliğe mahkum ederler.

Böylesi bir iktidarın ayakta kalabilmesi için üç şart vardır. Birincisi emperyalist dış destek; ikincisi, genellikle militarist, zorba bir siyasi iktidar; üçüncüsü, faşizm ruhu enjekte edilmiş bir iktidar tabanı. Bu taban her kesimden olabildiği gibi genellikle seçkinci ve üstenci bir zihniyete yatkın kesimlerden oluşur. Ötekileştirilenlere karşı her türlü zulmü yapabilecek bir kişiliğe dönüştürülmüşlerdir. Alman SS leri buna en iyi örnektir. Benzer yaklaşım İsrail ordusuna da işlenmiştir. Öyle ki bir Filistinliyi vuran İsrail askeri sevinçle 'vurdum' diye zıplayabilmektedir.

Neo faşizme örnekler Şili'de Pinochet, Türkiye'de 12 eylülcü Kenan Evren rejimleridir. 12 Eylül döneminde sırf idam edebilmek için bir gencin yaşı mahkeme kararı ile yükseltilmiştir. Her ne kadar darbelerle gelse de neo faşizmi sadece bununla sınırlamak doğru değildir. Günümüz neo faşizmi Almanya'da Pegida, Yunanistan'da Altın Şafak, Fransa'da FN-Ulusal Cephe, Belçika’da Vlaams Blang, Hollanda’ da PrV-Özgürlük Partisi gibi neo faşist hareketler parlamentarizmi de kullanmaktadırlar. Ayrıca Almanya'da olduğu gibi devletin içine de sızmışlardır.

Faşizm savaşçıdır. Kendi ülkesinde iktidarı ele geçirdikten sonra doymaz. Başka ülkelerin kaynaklarına da göz diker. Bu nedenle önce bölgesel, giderek de genel bir savaşı tetikler. Bu yüzden savaşa ve uluslararası gerginliklere karşı duruş faşizme karşı duruştur.

Faşizm bir gecede gelmez. Bunun için faşizm ruhunun toplum içinde hatırı sayılır bir kitlede yayılması, onların vicdanlarının nasırlaştırılması, makuliyetlerinin törpülenmesi gerekir. Böyle bir formasyon, her siyaset içinden derlenebilirse de genellikle 'demokrasi' lafzını ağzından düşürmez. Faşist propaganda yalana ve aldatmaya dayalı bir propagandadır. Bu yolla toplumsal yaşam terörize edilir. Korku ve çekingenlik yayılmaya çalışılır. Sokak en önemli hedefidir. Göbels demiştir ki; “Sokağı fetheden, devleti de fetheder.”

Faşizm tehlikesi kaynakların kıtlaşması özellikle de kapitalizmin kriz dönemlerinde ortaya çıkar. Öteki 'düşmanlar' (Yahudiler, Müslümanlar, sığınmacılar) yaratır. Bunlar üzerinden ırkçılığı körükler ve toplumsal taban kazanmaya çalışır. Faşizm tehdidinin ortaya çıkması, savaş tehlikesinin de ortaya çıktığı anlamına gelir. Günümüz faşizminin ana kaynağı Amerikan emperyalizmidir.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
BUNLARA BAKTINIZ MI?
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Serhad Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 05434080000 Faks : haber@acarhaber.com