• BIST 97.454
  • Altın 223,201
  • Dolar 5,6250
  • Euro 6,4525
  • Bursa 18 °C
  • Ankara 18 °C
  • Bingöl 17 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Van 9 °C
  • Kars 6 °C
  • Ağrı 7 °C
  • Muş 9 °C
  • Diyarbakır 19 °C
  • Bayburt 11 °C

Medeniyyet Perspektif i-3-

Doc.Dr. Kamil GÜNGÖR

Günümüzde (laisizmle birlikte) oluşturulan algının tersine din (en azından islam) sadece vicdani ve bireysel sorumlulukla ilgili değil, toplumsal ve siyasi otorite bağlamında da hükümleri vardır. İslam’ın üç temel ayağından birisi olan muamelat (diğer ikisi itikat ve ibadettir) toplumsal sorumluluk ahlakına sahip olmayı ve (mesela zekatın toplanıp dağıtılması ve bir takım cezai müeyyidelerin uygulanması bakımından) siyasi otoriteyi de bağlayan hükümler içerir. Birkaç yüzyıl önce batıda alan hakimiyeti kazanan seküler ve kapitalist düşünce toplumsal değer oluşturan bu kurumları kitlelerin gözünde itibarsızlaştırmıştır. Oysa Peygamberler geldikleri toplumlarda sadece bireysel değil, sosyo-ekonomik ve siyasi reform hatta devrim yapmışlardır. Efendimiz zamanında bunun ekonomik ayağı, o günlerde yaygınlıkla uygulanan faizin kesin bir şekilde devlet gücü de kullanılarak kaldırılması ve yine devlet gücü de kullanılarak zekât müessesesinin yerleştirilmesidir. İkili ticarette (ihtikar-karaborsa yasağı ya da narh-fiyat düzenlemeleri ya da maslahat-kamu yararı gibi) getirdiği esaslar da vardır. Bu uygulamalar siyasi otorite vasıtasıyla ve gerektiğinde kamusal güç (kolluk güçleri, askeri güç) kullanılarak işlevselleştirilmiştir.

Bugünkü çağdaş devlet, vergiyi toplum adına devletin hakkı olduğu kabulünden hareketle, kapitalist sistemde aslında fevkalade önemsenen bireysel özgürlükleri gözardı ederek mal varlıklarının bir kısmına, onların isteği dışında ve zorla el koymaktadır. Kamu yararı olduğunda bireysel mülkiyete dokunulması ya da olağanüstü zamanlarda kişisel özgürlüklerin yine toplum lehine ve geçici olarak askıya alınması da böyledir. Buna elbette bir tür bedeni vergi olan zorunlu askerliği de ekleyebiliriz. İslam hukuku ya da ekonomisinde zekat da öyle değil midir... Zira zekât kişinin kendi emek ve sermayesiyle kazandığı mal varlığı ya da kazanç üzerinden (ilgili ayet gereği) fakirlerin, miskinlerin… hakkı kabul edilir ve devlet gücü kullanılmak suretiyle toplanır. Bu da göstermektedir ki; bugün verilen imajın tersine; müslümanların islami değerleri sadece bireysel olarak yaşamak değil; aynı zamanda bu değerleri yayma ve toplum refahına sunma görevi vardır.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
BUNLARA BAKTINIZ MI?
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Serhad Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 05434080000 Faks : haber@acarhaber.com