EVLİLİKTE ÜÇÜNCÜ KİŞİLER: AİLELER Mİ, ARKADAŞLAR MI, SOSYAL MEDYA MI? İKİ KİŞİLİK BİR YUVAYA BAŞKALARI NE ZAMAN MÜDAHALE ETMEYE BAŞLIYOR?
Evlilik yalnızca iki insanın arasında yaşanmıyor. Bazen ailelerin müdahaleleri, bazen arkadaş çevresinin yönlendirmeleri, bazen de sosyal medyanın oluşturduğu beklentiler iki insanın arasına mesafe koyabiliyor. Peki, iki kişilik bir yuvanın kararlarını neden başkaları vermeye başlıyor? Celil Kaplanoğlu, evliliklerin görünmeyen yüzünü sorguluyor.
Haberi hazırlayan
CELİL KAPLANOĞLU 🖋️
EVLİLİKTE ÜÇÜNCÜ KİŞİLER: AİLELER Mİ, ARKADAŞLAR MI, SOSYAL MEDYA MI? İKİ KİŞİLİK BİR YUVAYA BAŞKALARI NE ZAMAN MÜDAHALE ETMEYE BAŞLIYOR?
Celil Kaplanoğlu’nun Kaleminden
Evlilik iki insanın ortak bir hayat kurmasıdır. Ancak bazı evliliklerde zamanla bu iki kişinin arasına başka insanlar da girmeye başlar.
Bazen anne ve babalar, bazen arkadaşlar, bazen de sosyal medyada kurulan ilişkiler…
İki insanın kendi arasında çözmesi gereken meseleler, başkalarının yorumlarıyla büyür. Küçük anlaşmazlıklar büyük tartışmalara dönüşür. Bir süre sonra eşler birbirini dinlemek yerine çevresindeki insanların ne düşündüğüne önem vermeye başlar.
Peki, bir evliliğin içine üçüncü kişiler ne zaman girer? Ailelerin müdahalesi mi, arkadaşların etkisi mi, yoksa sosyal medyanın görünmeyen dünyası mı yuvaları zorluyor?
1. AİLELER: DESTEK Mİ, MÜDAHALE Mİ?
Evlilik sonrasında en hassas konulardan biri ailelerin ilişkiye yaklaşımıdır.
Elbette anne ve babanın çocuklarını düşünmesi, onlara destek olması değerlidir. Ancak destek olmakla iki insanın özel hayatına müdahale etmek arasında büyük bir fark vardır.
Bazı evliliklerde kayınvalide, kayınpeder veya diğer aile üyelerinin düşünceleri çiftlerin kararlarının önüne geçebiliyor.
Bir tartışmada taraf tutmak, eşlerden birini sürekli suçlamak veya çiftlerin özel meselelerini aile içinde konuşmak sorunları daha da büyütebiliyor.
Peki, evlenen iki insan kendi yuvasının kararlarını kendisi veremiyorsa o evlilikte bağımsızlıktan söz edilebilir mi?
2. ARKADAŞLAR: HER TAVSİYE DOĞRU MUDUR?
Bazen bir arkadaşın söylediği tek bir cümle, eşler arasındaki güveni sorgulatabilir.
"Ben olsam bunu kabul etmezdim."
"Sen neden bunlara katlanıyorsun?"
"Hayatını yaşa, kimseyi düşünme."
Bu tür sözler, iyi niyetle söylense bile her ilişkinin kendi şartları olduğu unutulduğunda yanlış yönlendirmelere dönüşebilir.
Bir insanın arkadaşının yaşadığı sorunla kendi evliliğinde yaşadığı sorun aynı değildir.
Evlilikle ilgili kararlar, başkalarının hayat hikâyelerine göre değil, eşlerin kendi gerçeklerine göre değerlendirilmelidir.
3. SOSYAL MEDYA: BAŞKALARININ HAYATI KENDİ EVLİLİĞİMİZİ ETKİLİYOR MU?
Günümüzde sosyal medya, evliliklerin de önemli gündemlerinden biri haline geldi.
Lüks tatiller, pahalı hediyeler, romantik sürprizler ve kusursuz görünen aile fotoğrafları…
İnsanlar bazen başkalarının gösterdiği hayatlarla kendi yaşamlarını karşılaştırmaya başlıyor.
"Bak, onun eşi neler yapıyor."
"Biz neden böyle yaşamıyoruz?"
"Başkalarının evliliği ne kadar güzel."
Ancak unutulan bir gerçek var: Sosyal medyada görünen birkaç fotoğraf, bir ailenin bütün hayatını anlatmaz.
Başkalarının mutluluk görüntülerini ölçü kabul etmek, insanın kendi ilişkisindeki güzellikleri görmesini zorlaştırabilir.
4. EŞLER ARASINDA GİZLİ YÖNLENDİRMELER VE GÜVEN SORUNU
Bir başka önemli mesele de eşlerin özel konularını sürekli üçüncü kişilerle paylaşmasıdır.
Her tartışmanın bir arkadaşına anlatılması, eşin özel hayatının başkalarıyla konuşulması veya ilişkiyle ilgili kararların başkalarının onayına bırakılması güveni zedeleyebilir.
Elbette insanlar zor zamanlarında güvendikleri kişilerden destek alabilir. Ancak destek aramakla eşini başkalarının önünde sürekli küçük düşürmek aynı şey değildir.
Bir evliliğin özel alanı ve karşılıklı saygısı korunmalıdır.
5. PEKİ, EVLİLİKTE SON SÖZ KİME AİT OLMALI?
Evlilikte önemli kararlar eşlerin ortak değerlendirmesiyle alınmalıdır.
Aileler fikir verebilir, arkadaşlar deneyimlerini paylaşabilir, sosyal medya farklı bakış açıları sunabilir.
Ancak hiçbir üçüncü kişi, iki insanın yerine onların hayatını yönetmemelidir.
Çünkü bir evliliğin sorumluluğunu dışarıdaki insanlar değil, o evliliği yaşayan iki kişi taşır.
Elbette şiddet, tehdit veya ciddi güvenlik sorunları söz konusu olduğunda dışarıdan destek almak önemlidir. Özel hayatın korunması, insanın yardım aramasına engel olmamalıdır.
SONUÇ: İKİ KİŞİLİK BİR YUVADA KAÇ KİŞİNİN SÖZÜ GEÇİYOR?
Belki de bugün bazı evliliklerin en büyük sorunlarından biri, eşlerin birbirini dinlemek yerine başkalarının düşüncelerine göre hareket etmesidir.
Bir yuva sevgiyle kurulur, güvenle ayakta kalır ve karşılıklı saygıyla büyür.
Aileler kıymetlidir, arkadaşlıklar değerlidir, sosyal medya hayatın bir parçasıdır. Ancak bunların hiçbiri eşler arasındaki iletişimin ve ortak karar alma sorumluluğunun yerini tutamaz.
Unutmayalım: Evlilik iki kişinin kurduğu bir hayattır. Başkalarının fikirleri bu hayata ışık tutabilir ama direksiyona geçmemelidir.
ŞİMDİ SÖZ OKUYUCULARIMIZDA!
- Evlilikte ailelerin müdahalesi hangi noktada sona ermeli?
- Bir eşin arkadaşlarının evlilik üzerindeki etkisi ne kadar olmalı?
- Sosyal medya çiftler arasında kıskançlık ve güvensizlik oluşturuyor mu?
- Sizce bir evliliği en çok yıpratan üçüncü kişi kim: Aileler, arkadaşlar, yoksa sosyal medya mı?
Celil Kaplanoğlu’nun Kaleminden…
Celil Kaplanoğlu’nun Kaleminden
Evlilik iki insanın ortak bir hayat kurmasıdır. Ancak bazı evliliklerde zamanla bu iki kişinin arasına başka insanlar da girmeye başlar.
Bazen anne ve babalar, bazen arkadaşlar, bazen de sosyal medyada kurulan ilişkiler…
İki insanın kendi arasında çözmesi gereken meseleler, başkalarının yorumlarıyla büyür. Küçük anlaşmazlıklar büyük tartışmalara dönüşür. Bir süre sonra eşler birbirini dinlemek yerine çevresindeki insanların ne düşündüğüne önem vermeye başlar.
Peki, bir evliliğin içine üçüncü kişiler ne zaman girer? Ailelerin müdahalesi mi, arkadaşların etkisi mi, yoksa sosyal medyanın görünmeyen dünyası mı yuvaları zorluyor?
1. AİLELER: DESTEK Mİ, MÜDAHALE Mİ?
Evlilik sonrasında en hassas konulardan biri ailelerin ilişkiye yaklaşımıdır.
Elbette anne ve babanın çocuklarını düşünmesi, onlara destek olması değerlidir. Ancak destek olmakla iki insanın özel hayatına müdahale etmek arasında büyük bir fark vardır.
Bazı evliliklerde kayınvalide, kayınpeder veya diğer aile üyelerinin düşünceleri çiftlerin kararlarının önüne geçebiliyor.
Bir tartışmada taraf tutmak, eşlerden birini sürekli suçlamak veya çiftlerin özel meselelerini aile içinde konuşmak sorunları daha da büyütebiliyor.
Peki, evlenen iki insan kendi yuvasının kararlarını kendisi veremiyorsa o evlilikte bağımsızlıktan söz edilebilir mi?
2. ARKADAŞLAR: HER TAVSİYE DOĞRU MUDUR?
Bazen bir arkadaşın söylediği tek bir cümle, eşler arasındaki güveni sorgulatabilir.
"Ben olsam bunu kabul etmezdim."
"Sen neden bunlara katlanıyorsun?"
"Hayatını yaşa, kimseyi düşünme."
Bu tür sözler, iyi niyetle söylense bile her ilişkinin kendi şartları olduğu unutulduğunda yanlış yönlendirmelere dönüşebilir.
Bir insanın arkadaşının yaşadığı sorunla kendi evliliğinde yaşadığı sorun aynı değildir.
Evlilikle ilgili kararlar, başkalarının hayat hikâyelerine göre değil, eşlerin kendi gerçeklerine göre değerlendirilmelidir.
3. SOSYAL MEDYA: BAŞKALARININ HAYATI KENDİ EVLİLİĞİMİZİ ETKİLİYOR MU?
Günümüzde sosyal medya, evliliklerin de önemli gündemlerinden biri haline geldi.
Lüks tatiller, pahalı hediyeler, romantik sürprizler ve kusursuz görünen aile fotoğrafları…
İnsanlar bazen başkalarının gösterdiği hayatlarla kendi yaşamlarını karşılaştırmaya başlıyor.
"Bak, onun eşi neler yapıyor."
"Biz neden böyle yaşamıyoruz?"
"Başkalarının evliliği ne kadar güzel."
Ancak unutulan bir gerçek var: Sosyal medyada görünen birkaç fotoğraf, bir ailenin bütün hayatını anlatmaz.
Başkalarının mutluluk görüntülerini ölçü kabul etmek, insanın kendi ilişkisindeki güzellikleri görmesini zorlaştırabilir.
4. EŞLER ARASINDA GİZLİ YÖNLENDİRMELER VE GÜVEN SORUNU
Bir başka önemli mesele de eşlerin özel konularını sürekli üçüncü kişilerle paylaşmasıdır.
Her tartışmanın bir arkadaşına anlatılması, eşin özel hayatının başkalarıyla konuşulması veya ilişkiyle ilgili kararların başkalarının onayına bırakılması güveni zedeleyebilir.
Elbette insanlar zor zamanlarında güvendikleri kişilerden destek alabilir. Ancak destek aramakla eşini başkalarının önünde sürekli küçük düşürmek aynı şey değildir.
Bir evliliğin özel alanı ve karşılıklı saygısı korunmalıdır.
5. PEKİ, EVLİLİKTE SON SÖZ KİME AİT OLMALI?
Evlilikte önemli kararlar eşlerin ortak değerlendirmesiyle alınmalıdır.
Aileler fikir verebilir, arkadaşlar deneyimlerini paylaşabilir, sosyal medya farklı bakış açıları sunabilir.
Ancak hiçbir üçüncü kişi, iki insanın yerine onların hayatını yönetmemelidir.
Çünkü bir evliliğin sorumluluğunu dışarıdaki insanlar değil, o evliliği yaşayan iki kişi taşır.
Elbette şiddet, tehdit veya ciddi güvenlik sorunları söz konusu olduğunda dışarıdan destek almak önemlidir. Özel hayatın korunması, insanın yardım aramasına engel olmamalıdır.
SONUÇ: İKİ KİŞİLİK BİR YUVADA KAÇ KİŞİNİN SÖZÜ GEÇİYOR?
Belki de bugün bazı evliliklerin en büyük sorunlarından biri, eşlerin birbirini dinlemek yerine başkalarının düşüncelerine göre hareket etmesidir.
Bir yuva sevgiyle kurulur, güvenle ayakta kalır ve karşılıklı saygıyla büyür.
Aileler kıymetlidir, arkadaşlıklar değerlidir, sosyal medya hayatın bir parçasıdır. Ancak bunların hiçbiri eşler arasındaki iletişimin ve ortak karar alma sorumluluğunun yerini tutamaz.
Unutmayalım: Evlilik iki kişinin kurduğu bir hayattır. Başkalarının fikirleri bu hayata ışık tutabilir ama direksiyona geçmemelidir.
ŞİMDİ SÖZ OKUYUCULARIMIZDA!
- Evlilikte ailelerin müdahalesi hangi noktada sona ermeli?
- Bir eşin arkadaşlarının evlilik üzerindeki etkisi ne kadar olmalı?
- Sosyal medya çiftler arasında kıskançlık ve güvensizlik oluşturuyor mu?
- Sizce bir evliliği en çok yıpratan üçüncü kişi kim: Aileler, arkadaşlar, yoksa sosyal medya mı?
Celil Kaplanoğlu’nun Kaleminden…
İlgili Haberler
Özel Haber
Özel Haber
Yorumlar (0)
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.