8 Kasım 2026 KonyaParçalı Bulutlu 1°
Dolar50,1575+0,20%Euro55,9367-0,62%Gram Altın6.556,39-0,60%
Son Dakika

MASKELER DÜŞTÜĞÜNDE: KISKANÇLIK, KİBİR VE MENFAAT

Bazı gerçekleri zaman ortaya çıkarır. Kimi kıskançlığıyla, kimi kibriyle, kimi de menfaatçi yaklaşımıyla kendini belli eder. Hayat bize insanları sözleriyle değil, davranışlarıyla tanımayı öğretir. Çünkü maskeler düşer, gerçek karakter ortaya çıkar.

MASKELER DÜŞTÜĞÜNDE: KISKANÇLIK, KİBİR VE MENFAAT
MASKELER DÜŞTÜĞÜNDE: KISKANÇLIK, KİBİR VE MENFAAT
Celil Kaplanoğlu'nun Kaleminden

Hayat insana çok şey öğretiyor. Bazen bir dostun sessizliğiyle, bazen bir insanın beklenmedik davranışıyla, bazen de hiç ummadığınız birinden gördüğünüz bir tavırla…

İnsan büyüdükçe yalnızca yaş almaz, insanları tanımayı da öğrenir. Kimin gerçekten yanınızda olduğunu, kimin sadece işi düştüğünde sizi hatırladığını zamanla anlarsınız.

Bir düşünün…

Bir gün güzel bir haber alırsınız. Başardığınız bir iş, attığınız yeni bir adım veya hayatınızda gerçekleşen güzel bir gelişme… Sevinirsiniz, paylaşmak istersiniz. Ama bazen en yakınınızda gördüğünüz insanların bile bu sevince ortak olmadığını fark edersiniz.

İşte o zaman insanın aklına bir soru gelir: Başkasının mutluluğu neden bazı insanları rahatsız eder?

Kıskançlık: Herkes sizin başarınıza sevinmeyebilir

Hayatta herkes sizin iyi olmanızı ister gibi görünür. Ancak bazı insanlar sizin ilerlemenizi gördüğünde aynı mutluluğu hissedemeyebilir.

Kimi başarınızı küçümser, kimi yaptıklarınızı görmezden gelir, kimi de arkanızdan konuşmayı tercih eder.

Oysa bir insanın yükselmesi, başka bir insanın değerini düşürmez. Herkesin hayatı, mücadelesi ve zamanı farklıdır.

Bir başkasının mutluluğuna gölge düşürmek yerine onun sevincine ortak olabilmek de bir insanlık meselesidir.

Kibir: İnsan ne zaman kendisini kaybeder?

Bazen hayat insana imkânlar sunar. Para kazanır, bir makam sahibi olur, çevresi genişler. Ancak bütün bunlar insanın davranışlarını değiştirmeye başladığında işler farklılaşır.

Dün aynı sofrada oturduğu insanı bugün beğenmeyenler, dün kapısını çaldığı kişiye bugün kapısını açmayanlar vardır.

Oysa hayat kimseye sonsuza kadar aynı yerde kalacağını garanti etmez.

Bugün güçlü olan yarın desteğe ihtiyaç duyabilir. Bugün alkışlanan yarın anlaşılmayı bekleyebilir.

İnsanı değerli yapan, ne kadar yükseldiği değil, yükselirken kim olduğunu unutmamasıdır.

Menfaat: İyi gün dostu çok, zor gün dostu az

Bir de hayatın başka bir gerçeği var: Menfaat ilişkileri…

İşler yolundayken arayanlar, ihtiyaç duyduklarında kapınızı çalanlar, sizinle güzel sözler paylaşanlar olabilir.

Peki işler tersine döndüğünde ne olur?

Telefonlar daha az çalar. Sohbetler kısalır. Bir zamanlar yanınızda olduğunu söyleyen insanlar uzaklaşabilir.

İşte insan o zaman dostluğun sadece güzel günlerde hatırlanmak olmadığını anlar.

Gerçek dostluk, karşılık beklemeden yanında durabilmektir. Bazen bir telefon, bazen içten bir nasılsın, bazen de hiçbir şey söylemeden aynı yerde durabilmektir.

Peki insanlar gerçekten değişti mi?

Belki de bazı insanlar değişmedi. Biz onları tanıdığımızı sandık.

Zaman geçti, şartlar değişti, hayatımıza farklı insanlar girdi. Yaşadıklarımız bize bazı gerçekleri gösterdi.

Kimi insanın kıskançlığıyla, kiminin kibriyle, kiminin de çıkarcı yaklaşımıyla karşılaştık.

Ama bütün bunlara rağmen iyi insanlara olan inancımızı kaybetmemeliyiz. Çünkü hâlâ başkasının başarısına sevinen, zor günde el uzatan, verdiği sözü tutan ve insanlığını menfaatin önünde tutan insanlar var.

Biraz da kendimize bakalım…

Başkalarının davranışlarını sorgularken kendimize de birkaç soru sormalıyız.

Biz başkasının başarısına gerçekten sevinebiliyor muyuz?

Elimize imkân geçtiğinde insanlara aynı gözle bakabiliyor muyuz?

Birinden hiçbir çıkarımız kalmadığında ona verdiğimiz değeri koruyabiliyor muyuz?

Çünkü insanın kendisini sorgulaması da en az başkalarını tanıması kadar önemlidir.

Son söz:

Hayat uzun bir yolculuk. Bu yolculukta insanlar tanıyoruz, dostluklar kuruyoruz, hayal kırıklıkları yaşıyoruz, bazen yanılıyoruz, bazen yeniden başlıyoruz.

Kıskançlıkla değil takdirle, kibirle değil tevazuyla, menfaatle değil samimiyetle yaşamayı öğrenmeliyiz.

Çünkü günün sonunda geriye ne kadar insanı tanıdığımız değil, kaç insanın hayatına güzel bir iz bıraktığımız kalıyor.

Maskeler bir gün düşer. Önemli olan, o gün aynaya baktığımızda kendimizden utanmayacak bir hayat yaşamış olmaktır.

— Celil Kaplanoğlu

Bu haber kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

İlgili Haberler

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

Yorum Yazın

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.